Pink Martini, 22 Temmuz Çarşamba akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda İstanbul'a yine unutulmaz bir gece yaşattı.
"Yine" diyorum çünkü Pink Martini, İstanbul'un asla ayrılmaması gereken bir parçası olmuş durumda artık.
Biraz araştırınca fark ettim ki 22 Temmuz 2026 konseri, grubun İstanbul'da verdiği 20. konser olmuş.
Her şey, 25 Mart 2005'te Levent İş Sanat Sahnesi'nde verilen ilk konserle başlamış. O akşam salonda bulunan şanslı seyirciler, yıllar sürecek bir etkileşimin ilk ayağını oluşturduklarının farkında mıydılar acaba? Ya da grup üyeleri, her Avrupa turnesinde İstanbul'a uğrayacaklarını, İstanbul'da böylesine yoğun bir ilgi ve sevgiyle karşılanacaklarını, özlemle bekleneceklerini öngörebilmişler miydi dersiniz?
Bilinmez!

İkinci konser, 28 Temmuz 2005'te Kuruçeşme Arena'nın açılış konseri olarak gerçekleşmiş. Boğaz'ın maviden laciverte dönen renginde İstanbul için ilk açık hava konserini veren grup, 29 Temmuz Bodrum konseri için şehrimizden ayrılmış.
Üçüncü konser, 17 Mart 2007 tarihinde Maslak TIM Show Center'da yapılmış. Grup bu konsere İzmir turnesinden gelmiş, konser sonrasında da Ankara turnesi için yola çıkmış. İzmir, İstanbul, Ankara… Ne şanslı şehirler!
2007 yılı, İstanbul için adeta Pink Martini yılı olmuş gibi. Çünkü dördüncü ve beşinci konserler de aynı yıl içinde, 30 ve 31 Ekim tarihlerinde yine Maslak TIM Show Center'da arka arkaya verilmiş. Bir yıl içinde üç ayrı Pink Martini konserine gidebilmek, İstanbul seyircisi için son derece keyif verici olmuştur herhâlde.

Altıncı konser, 6 Temmuz 2008 tarihinde, İstanbul Caz Festivali kapsamında Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenmiş. Bu, aynı zamanda grubun Harbiye'de verdiği ilk konser olmuş.
Yedinci konser, 24 Kasım 2009 tarihinde İş Sanat Sahnesi'nde, grubun İstanbul'da ilk sahne aldığı mekânda yapılmış.
Sekizinci konser, 6 Temmuz Ankara ODTÜ konserinden bir gün önce, 5 Temmuz 2010'da Kuruçeşme Arena'da yapılmış. Herhâlde o gün İstanbul seyircisi, Ankara'nın en çok İstanbul'dan Pink Martini'yi alışını sevmemiştir.
Dokuzuncu konser, 8 Temmuz İzmir, 9 Temmuz Ankara konserlerinden sonra 17 Temmuz 2012'de Kuruçeşme Arena'da yapılmış. Herhâlde o gün İstanbul seyircisi, Ankara'nın en çok Pink Martini'yi uğurlayışını sevmiştir.

Onuncu konser, yine 26 Eylül Ankara konserinden bir gün sonra, 27 Eylül 2013'te İstanbul Kongre Merkezi'nde yapılmış. Pink Martini'yi İstanbul'a uğurlarken, çok seviliyorsun Ankara!
On birinci konser ise, bir gün önceki Ankara konseri ve iki gün sonraki İzmir konseri arasında, 23 Mayıs 2014'te İş Sanat Sahnesi'nde sezonun kapanış konseri olarak yapılmış. Bu sefer de bir İzmirli için İstanbul'un en sevilecek şeyi, İstanbul'un Pink Martini'yi İzmir'e uğurlaması oldu herhâlde.
On ikinci konser, 14 Temmuz 2014'te Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapılmış. Bu konserde, değerli Türk müziği yorumcusu Belkıs Özener de sahne almış. Belkıs Özener ve Pink Martini orkestrası, "Aşkın Bahardı" adlı şarkıyı birlikte yorumlamışlar. Grup bu şarkıyı hâlâ çalıp söylüyor ama ben bu ilk icrayı görmeyi çok isterdim. Belkıs Özener ve Pink Martini'yi sahnede bir araya getirmek kimin fikriydi bilmiyorum ama fikrin sahibini hayranlıkla alkışlıyorum.

On üçüncü konser ise aslında on ikinci konser olacakmış ama olmamış. Plan şuymuş... Pink Martini ve Buika, 15 Temmuz 2014'te birlikte konser verecekmiş ama İstanbul seyircisi bu plana itiraz etmiş. Pink Martini'nin kendi başına konser vermesi yönünde yoğun bir talep oluşmuş ve organizasyonu gerçekleştiren Pasion Turca ekibi, bir gün önceye, yani 13 Temmuz 2014'e bir Pink Martini konseri daha organize etmiş. Bu durumda on ikinci olacak konser, on üçüncü konser olmuş. Güzel olmuş.
On dördüncü konser, 18 Ekim 2015'te Volkswagen Arena'da yapılmış. 2015 Türkiye'sinde yaşanan gelişmeleri düşününce, bu konsere katılan insanların nasıl bir ferahlama, nasıl bir mutluluk yaşadığını düşünebiliyorum.
On beşinci konser, 17 Temmuz 2016 tarihi için planlanmış ama grup üyelerinin sağlık sorunları ya da Türkiye'deki darbe girişimi ortamından dolayı iptal edilmiş. 9 ay sonra, 15 Nisan 2017 tarihinde yapılmış.

On altıncı konser ise 16 Mayıs 2019'da Volkswagen Arena'da yapılmış ve bu konser, o sene Pink Martini'nin Türkiye genelinde verdiği altı ayrı konserden biriymiş. Grup, 14 Mayıs'ta Bursa'da, 16 Mayıs'ta İstanbul'da, 17 Mayıs'ta İzmir'de, 18 Mayıs'ta Adana'da, 20 Mayıs'ta Ankara'da, 21 Mayıs'ta ise Konya'da çalmış. "Şen" olmuş tüm şehirler.
On yedinci konser, 3 yıllık pandemi aralığından sonra 26 Temmuz 2022'de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapılmış.
On sekizinci konser, 30 Haziran 2023'te Turkcell Vadi İstanbul'da yapılmış. Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılına yakışır bir etkinlik olmuş.
On dokuzuncu konser, 21 Temmuz 2024'te Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda olmuş. Galiba İstanbul'daki Pink Martini konserlerinin en güzel anları bu sahnede yaşandı. Grup en çok da bu sahnede seyirciyle buluştu.
Yirminci İstanbul konseri ise geçtiğimiz akşam, 22 Temmuz 2026 Çarşamba akşamı, artık evi gibi olan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapıldı ve yine büyülü anlar yaşandı.
Peki nedir Pink Martini'de bizi büyüleyen, hayranlığımızı kazanan, bizi kendisine bağlayan şey?
Bir müzik grubundan öncelikli olarak iyi müzik yapması beklenir herhâlde… İyi şarkılar seçmesi, grup üyelerinin kendi alanlarında yetkin olması, şarkıyı oluşturan her notaya itinayla basılması, solistlerin ve vokalistlerin hatasız söylemesi, grubun yıllar içinde birbirini hisseden bir bütün hâline gelmiş olması...
Bir müzik grubu bu gereklilikleri yerine getirdiğinde ayakta alkışlanır ama eğer söz konusu müzik grubu yukarıda bahsettiğim seviyenin de üzerinde bir iş yapıyorsa ayakta alkışlanmakla kalmaz, vazgeçilmez olur.
22 Temmuz Pink Martini konseri sırasında benim gözlemlediğim şey bu oldu. Galiba artık Pink Martini grubu bizim vazgeçilmezimizdir.
Pink Martini orkestrasında bizi etkileyen şeyin ne olduğunu biraz düşününce, ortaya orkestranın, uygarlık tarihimizin merkez üssü olan Akdeniz kültürünü kendi duende'si hâline getirdiğini fark etmek mümkün.
Çalınan şarkıları dinlerken Troya Savaşı'ndan beri ağlayan kadınların seslerini duyar gibi oluyorsunuz. Mısır'da, Kartaca'da, Fenike'de, Milet'te, Venedik'te, Marakeş'te esaret yaşamış insanların hikâyelerini dinliyorsunuz. Granada'da kurşuna dizilen Federico García Lorca'nın şiirini işitiyorsunuz. Meksika'nın, Bolivya'nın, Venezuela'nın, Şili'nin Bolivarcı isyancılarını… Çukurova'nın pamuk işçilerini… Frida Kahlo'nun çizgilerini getiriyorsunuz gözünüzün önüne.
Bütün bu geniş kültürel miras, sahnede Rio Karnavalı'nın coşkusuyla, neşesiyle sunuluyor bize.
Bana kalırsa, İstanbul'un her semtinden dinleyiciler Pink Martini orkestrasını dinlerken kendi hüzün ve neşe arkeolojisini yaşıyor ve galiba bu orkestra en çok İstanbul'a yakışıyor.
İşte bu farkındalıkla, 22 Temmuz Çarşamba akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda Pink Martini Orkestrası'nı dinlerken, Doğu Akdeniz'in en dip limanından Latin Amerika'nın en uç köşesine kadar uzanan, üzerinde hüzün ve neşe işlemeleri bulunan görünmez bir uçan halıyla seyahat ettim.
Pink Martini Orkestrası'nı 1994 yılında kuran, bugüne kadar taşıyıcılığını üstlenen Thomas M. Lauderdale'e tüm Akdeniz kültür havzası adına teşekkür etmek isterim.
32 yıl boyunca orkestrada müzik yapan, ayrılan ve devam eden tüm değerli müzisyenlerin emeğine şapka çıkarırım.
Dionizyak vokalliği ile grubun en çarpıcı unsuru olmayı başaran, bizi us dışı bir alana maharetle taşıyan China Forbes'e hayranlığımı özel olarak ifade etmeliyim ama galiba büyük teşekkürü hak eden bir büyük ekip var.
Bu değerli orkestrayı 21 yıldır İstanbul halkıyla buluşturan, bize unutulmaz anlar yaşatan, Pink Martini dışında daha pek çok grubu, yerli ve yabancı müzisyeni bize ulaştıran Pasion Turca organizasyon ekibi, çok değerlisiniz.
Her organizasyonun maddi, manevi ve hukuki anlamda sayısız güçlükle hayata geçirildiği bugünlerde, böylesine nitelikli konserlere imza atmaya devam ettiğiniz için sizi yürekten alkışlıyorum.
İyi ki varsınız.
Ez cümle…
22 Temmuz Çarşamba akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda Pink Martini tınıları ile çıktığım bu uçan halı yolculuğu bana inanılmaz bir huzur verdi.
Bu güzel geceye emeği geçen herkese teşekkür ederim.










