Tuğçe Altuğ: Kelebekler’in başarısı birçok insana umut oldu
Reklam

Tuğçe Altuğ: Kelebekler'in başarısı birçok insana umut oldu

Mürekkep Söyleşiler´de bu hafta Tuğçe Altuğ ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

28 Mayıs 2018 - 19:35 - Güncelleme: 28 Mayıs 2018 - 21:12

Yusuf Çifci

Kabileler, Punk Rock gibi tiyatro oyunlarından tanıdığımız oyuncu Tuğçe Altuğ, bu kez bir sinema filmi olan Kelebekler ile yeniden karşımızda. Filmde, birbirinden ayrı düşmüş üç kardeşten birini canlandıran Altuğ, oyunculuğu ile göz dolduruyor. Kabileler oyunuyla Afife Jale ve Sadri Alışık Ödülleri’nde ‘Yılın En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncusu’ seçilen Tuğçe Altuğ, ayrıca 29. Ankara Film Festivali’nde Kelebekler filmiyle de “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı.

Mürekkep Söyleşiler´de bu hafta Tuğçe Altuğ ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kelebekler filmiyle son dönemde epey konuşulan bir isimsiniz. Nasıl işledi süreç? Senaryoyu ilk okuduğunuzda ne hissettiniz?

Tolga Karaçelik beni o dönem oynadığım Kabileler adlı oyunda izliyor ve beğeniyor. Suzan için beni düşünmeye başlıyor. Daha sonra Cemal ve Kenan rolleri için düşündüğü kastla beni değerlendirip karar veriyor. Senaryoyu ilk okuduğumda çok beğendim, çok güldüm. Kalın katmanlı bir film olacağını hissettim. İlk okuduğum andan beri farklı ve özel bir film olduğunu düŞündüm. İçinde yer almaktan dolayı gurur duyduğum bir film.

Sizi daha önce tiyatro sahnesinde izlemiştik ama Kelebekler rol aldığınız ilk uzun metrajlı film. Nasıl bir deneyim oldu sizin için?

Çok heyecanlı ve keyifli bir süreçti.  Fazla bir deneyimim olmasa da iyi işleyen profesyonel, mutlu ve huzurlu bir setti diyebilirim rahatlıkla. Türkiye’nin en güzel yerlerinde çekim yaptık. Kamp gibiydi… 18 gün boyunca başka bir şehirdeydik. Tamamen filme konsantreydik. Ben ilk gün çok heyecanlıydım; sonrasında alıştım ve o kadar sevdim ki filmin çekimleri bittiğinde çok yorulmuş olmama rağmen üzüldüm. Benim için çok öğreticiydi. Tolga Karaçelik’in oyuncu yönetimi çok güçlü; performans almayı seven  oyuncuya nasıl yaklaşması  gerektiğini bilen bir yönetmen. Bu, bir oyuncu için avantajlı bir durum. Kelebekler filmi bana bütünlük duygusunu çok yaşattı. Mesela duygusal bir sahne çekiyoruz, bütün ekip o anı yaşadı. Herkes mutluydu, işimizi severek yaptık. Bu da filme yansıdı. 

Bartu Küçükçağlayan bir röportajında: “Tuğçe ilk filminin heyecanı içinde olduğu için, “nasıl olacak” soru işaretinin tatlılığıyla çalışıyordu hep. O da onu bir küçük kardeş yaptı benim için.” diyor sizin için. Ne dersiniz bu konuda?

Doğru, evet. O da güzel bir kardeş desteği yaptı bana sağ olsun. İyi ki de birlikte çalışmışız. Tolga ile de öyle. İkisiyle de çok rahat ve zevkle çalıştım.

Kelebekler’de Tolga Tekin, Bartu Küçükçağlayan ve siz birbirinden ayrı düşmüş üç kardeşi canlandırıyorsunuz. Her üçünüz de bu “kardeşlik” konusunda o kadar başarılısınız ki seyircide gerçekten kardeşmişsiniz hissi uyandırıyor. Eminim ki birçok kişi bu üç kardeşi izlerken kendi kardeşleri aklına gelmiştir. Zor olmadı mı bu bağı kurmak?

Evet, gerçekten kardeş gibi olduk. Çekimlerden önce yönetmen ve üç kardeş prova süreci geçirdik. Bu provaların kardeş olmamız, kardeşlerle aile olmamızda çok faydası oldu. Bir de İstanbul’dan Çanakkale’ye sete gitme yolculuğumuz vardı, gereğinden uzun sürmüştü ve bu sebeple de efsane oldu diyebilirim. O yolculukta da epey vakit geçirmiş olduk. Bağ kurmak pek zor olmadı. Ben hala kardeşlerim gibi hissediyorum Bartu ve Tolga’yı. (Gülüyor.)

Benim için Kelebekler filminin en dikkat çekici sahnelerinden biri meyhanedeki bol küfürlü sahne. Nasıl bir oyunculuktur, nasıl özgün küfürlerdir öyle... Bu sahnede olduğu gibi metne bağlı kaldınız mı yoksa kendinizden bir şeyler kattınız mı?

Metne bağlı kaldık. Zaten Tolga da  genel olarak metni değiştirmemizi istemedi. Repliklerin karakterin ritmini belirlediğini söyledi. O sahnede de replikler aynen yazıldığı gibi oynandı. Küfür seçimine özen gösterdik. Suzan’ın edeceği küfürler bu şekilde olmalıydı. Çekimlerde ve öncesinde sahneyi konuşurken üzerine çalıştık. Tolga çok güzel yönlendirdi, ben de kafamda bir şeyler oluşturdum. Her şey akış içinde, kendi doğalında gelişti. Atmosfer ve mekanın gerçekliği de bana yardımcı oldu.

Kelebekler filmi bağımsız filmlerin ‘kalesi’ Sundance Film Festivali'nde 123 uzun metrajlı film arasında ‘En İyi Film’ ödülünü aldı. Bu çok büyük bir başarı. Bunun yanında Kültür Bakanlığı tarafından desteklenmeye de “layık” görülmedi. Hatta filmin tamamlanabilmesi için Indiegogo’da kampanya başlatıldı. Filmin yönetmeni Tolga Karaçelik bu kampanya için Twitter hesabından şöyle bir çağrıda bulunmuştu:  “Filmi borç harç bitirdik, hala post sürecindeyiz. Destek, parçası olmak isterseniz bizim için anlamı büyük olur.”  Bütün bunları da düşündüğümüzde Kelebekler’in Sundance’te ödül alması size ne hissettirdi?

Sundance Film Festivali içerik ve duruş olarak tam anlamıyla bağımsız bir festival. Kelebekler’in de bu festivalin ruhuna çok yakıştığını düşünüyorum. Ayrıca böylesine önemli bir festivalde filmin büyük ödülü alması gurur verici. Çok mutluyum. İnsanların filmi sahiplenmesi, desteği bizi çok mutlu etti, umut verdi. Filmin başarısı birçok insana güzel bir nefes oldu. Kelebekler filmi “Eğer gerçekten bir derdin varsa hikayeni anlatmak istiyorsan bir şekilde onu anlatmanın bir yolunu bulursun.” düşüncesinin, çabasının ve birlikteliğinin güzel bir örneği biraz da.

Hep Kelebekler’i konuştuk ama “Berlin Zamanı” isimli tiyatro oyununuz da sahnelenmeye devam ediyor. Berlin Zamanı nasıl gidiyor?

Berlin Zamanı, Platform Tiyatro’nun Mark Levitas’la birlikte kurucularından biri olan  Ceren Ercan‘ın yazdığı üçlemenin ikincisi. Berlin'deki göçe odaklanan oyun, seyirciyle sürekli iletişim halinde olduğumuz monologlardan oluşan bir anlatı metni. İlk defa anlatı üzerine bir metin oynuyorum, hep istediğim bir şeydi. Oyun keyifli gidiyor. Özellikle yeni jenerasyon tarafından çok seviliyor. 

Tiyatro, sinema derken bir de Dip dizisinin kadrosuna dâhil oldunuz. Daha çok tiyatro ile ön plana çıkmış biri olarak nasıl bakıyorsunuz televizyona?

Tiyatro ve sinema benim için; içinde olmaktan çok ayrı bir haz duyduğum, her zaman da yapmak istediğim, üretmek istediğim alanlar. Televizyon daha farklı dinamikleri olan bir yer. Dip internet dizisiydi, hem süre açısından daha kısaydı hem de sezon bölüm sayısı daha azdı.

Afife Jale ve Sadri Alışık Ödülleri’nde ‘Yılın En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncusu’ seçildiniz. 29. Ankara Film Festivali’nde Kelebekler filmiyle de en iyi kadın oyuncu ödülünü aldınız. Sinema ve tiyatro ödülleri genellikle tartışma konusudur. Kimileri  bu ödüllerin objektif olarak dağıtılamayacağını düşünürken kimileri de sanatçıların gelişim ve tanınırlığının artması konusunda yararlı olduğunu düşünüyor. Sinema ve tiyatro ödülleri hakkında ne düşünüyorsunuz

Ödüller özellikle çok tanınmayan bir oyuncuysanız isminizi insanların duyması bakımından önemli.  Ayrıca yaptığın şeyin beğenilmesi, takdir edilmesi de güzel bir şey.

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Rock Off, bir yıllık aranın ardından geri dönüyor
Rock Off, bir yıllık aranın ardından geri dönüyor
Dark'ın üçüncü sezon çekimlerine başlandı
Dark'ın üçüncü sezon çekimlerine başlandı