Evren Kutlay: Osmanlı konusunda büyük bir cahillik var
Reklam

Doç. Dr. Evren Kutlay: Osmanlı konusunda büyük bir cahillik var

Mürekkep Söyleşiler'de bu hafta Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Müzik Bilimcisi Doç.Dr. Evren Kutlay ile yeni kitabı “100 Soruda Osmanlı Müziği” üzerine konuştuk.

09 Ocak 2018 - 15:07 - Güncelleme: 09 Ocak 2018 - 15:24

Söyleşi: Murat Erdin

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Müzik Bilimcisi Doç.Dr. Evren Kutlay ile yeni kitabı “100 Soruda Osmanlı Müziği” üzerine konuştuk. Kutlay, Osmanlı müziğinin tüm dünya müziklerini ve dünya tarihini içine alan emperyal bir özellik taşıdığını söyledi. Tüm Osmanlı Padişahlarının müzikle ilgilendiğini ve besteler yaptıklarını anlatan Kutlay ile Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki tanıtım konseri öncesinde konuştuk: 

Bu sizin ikinci kitabınız. Okuyan herkes Osmanlı müziğinin ne olduğunu öğrenebiliyor. Akla gelen ilk soru şu; Osmanlı müziği ile Türk müziği arasında fark var mı ?

Bildiğiniz gibi Türklerin tarihi Osmanlı tarihinden daha eskiye gider. Hunlar var, Göktürkler var, Selçuklular var. Biz bu kitapta tüm Türk müzik tarihini değil Osmanlı müziğini ele aldık. Umarım başarmışızdır.  

Neden 100 Soruda?

Çünkü yayınevi bu formatta kitaplar çıkarıyordu ve benden de böyle yazmamı istedi. Aslında bunu yapmak zor çünkü tüm bir Osmanlı müzik tarihini 100 soruya indirgemek zorunda kalıyorsunuz.

Genelde öyle sanılır ama Osmanlı Müziği saray müziğinden ibaret değil sanırım.

Farklı türleri var Osmanlı müziğinin. Bu türleri kitapta şöyle sınıflandırdım: Osmanlı Klasik Müziği, Osmanlı Halk Müziği, Osmanlı Dini Müziği, Osmanlı Askeri Müziği ve son yüzyılda bunlara eklenen Osmanlı Batı Müziği.

‘Alaturka Müzik’ Osmanlı müziği midir ?

Alaturka kelime anlamı olarak ‘Türk usulü’ demektir. Avrupalıların mehterden veya başka Türk eserlerinden etkilenerek yaptıkları müziktir. Osmanlı müziğinden etkilenerek bestelenmiş Batı müziğidir. Zamanla bu türe  alaturka denilmiş.

Kendine ait enstrümanları var mı Osmanlı müziğinin ?

Osmanlı müziğindeki her branşın ayrı çalgıları olduğu gibi ortak enstrümanları da var. Osmanlı klasik müziğinin çalgıları Osmanlı Batı müziğine eklemlenmesiyle birlikte çalınan ortak çalgıları olmuştur. Askeri müzikte büyük kösler ve davullar kullanılır örneğin. Dini müzikte ise daha farklı olanlar vardır. Çok zengin bir çalgı ve müzik formu geçmişi var. Tüm dünyayı içinde barındıran bir geçmiş bu. Osmanlı müziği başka ülkeleri de içine alır. İmparatorluk müziğidir.

Besteci Padişahlar var. Üçüncü Selim ilk akla geleni. Başkaları da var mı ?

Osmanlı Sultanları çok iyi yetiştiriliyorlar. Hepsinin bir uğraşısı var. Çoğu sanatla ilgileniyor. Osmanlı Batı Müziği formunda çok eser bestelemiş bir Sultan sorarsanız size 5. Murad diyebilirim. Müthiş bir besteci. Bin 134 sayfalık eserleri var. Ciltlerde toplanmıştır. Çocukları ve torunlarına ait eserler de var. Yani ailece müzikle uğraşmışlar. Padişah Vahdettin’in ve Abdülaziz’in de eserleri var. Padişahların müziğe ilgisi Fatih’e kadar dayanır. Enderun mektebine yabancı müzisyenler getirilir. Bu müzik, Osmanlı’nın kendini tanımladığı hususlardan birisidir. Osmanlı tarihinin tüm yansımalarını Osmanlı müziğinde bulabilirsiniz; ikisi birbirini doğrular.

Bunlar Türkiye’de neden bilinmiyor, neden anlatılmıyor ?

Müzikolojinin ülkemizdeki geçmişi çok yeni. Üniversitelerde yeteri kadar müzik tarihçisi yetişmiyor. Son yıllarda bir takım bilimsel tezlere rastlıyorum ama hala yeterli değil. Benim bir doktora öğrencim var örneğin. Geçmişte çok bakir bir alandı bu ama son yıllarda çeşitli kaynakların çoğalmasıyla ilgi artıyor müzik tarihine. Arşivlere girebilecek ciddi tarihçilere ihtiyacımız var. Osmanlı konusunda büyük bir cahillik var. Tarihi tüm yönleriyle ele almazsak çok eksik kalırız. Tarih sadece savaşlardan ve fetihlerden ibaret değil. Uzun yıllar sözlü geleneğe bağlı kaldığımız için midir bilmiyorum, kulaktan kulağa bilgilerle yetiniyoruz. Bu cahillik maalesef medyaya da yansıyor. Okumak lazım, başka türlü öğrenemezsiniz.   

Padişah eşlerinin ve kızlarının da besteleri var değil mi ?

Evet. Başlangıçtan beri var. Evlerde müzik eğitimi verilmesi hususunu da anlatıyorum kitapta. Sadece Harem’de ya da Enderun’da değil. Hanımlar da erkeklerden geri kalmamıştır.

Osmanlı müziğinde yabancıların da etkisi var sanırım.

Osmanlı’da bir döneme kadar meşk geleneğinde müzik öğretiliyor. Sonra Batı etkisiyle sarayda müzik dersleri veriliyor ve müziğe daha bilimsel usulle yaklaşılıyor. Ermeni ve Rum hocalarımız var ve hepsi çok iyi. İtalyan hocalar Donizetti Paşa’nın, Guatelli Paşa’nın çok büyük katkıları var. Bu iki isim Mızıka-i Hümayun’un başına getiriliyor. Uzun yıllar İtalyan etkisi hüküm sürmüştür Osmanlı müziğinde. Padişahlar Batılı eserler bestelemiştir. Şu sıralar adından çokça söz edilen Sultan İkinci Abdülhamid bir klasik Batı müziği hayranıdır.  Dolmabahçe Sarayı’na ve Yıldız Sarayı’na tiyatro ve opera binası yapılması ve temsiller verilmesi çok önemlidir. Osmanlı bir emperyal devlettir ve müziği de Batılı emperyal bir müziktir. Başka türlü olması düşünülemez zaten.

Başka konserler de olacak mı ?

Daha yeni Polonya’dan döndük. Daha önce de CKM ve Zorlu PSM’de konserler vermiştik. Daha çok fırsat olursa başka şehirlerimizde de bu bilgileri ve eserleri paylaşmayı çok isterim.

 

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Damdaki Kemancı orijinal çevirisiyle sahnelenecek
Damdaki Kemancı orijinal çevirisiyle sahnelenecek
Abdülmecid Efendi Köşkü “İçimdeki Çocuk” ile kapılarını açıyor
Abdülmecid Efendi Köşkü “İçimdeki Çocuk” ile kapılarını...