İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, tiyatro, sinema ve müzik alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Ayla Algan’ı, vefatının ikinci yılında Aşiyan Mezarlığı’nda düzenlenen bir törenle andı. 4 Ocak 2026 Pazar günü gerçekleştirilen törene, sanatçının kızı Sevi Algan, Erol Babaoğlu, sanatçılar Uğurtan Atakan ve Betül Kızılok Bavli ile Algan’ın dostları, öğrencileri ve sevenleri katıldı.
Anma töreninde, Ayla Algan’ın sanat yaşamı kadar gündelik hayatındaki paylaşımları ve insan ilişkileri de anılar eşliğinde dile getirildi. Kabri başında toplanan aile bireyleri, sanatçı arkadaşları ve öğrencileri, onunla yaşadıkları deneyimleri paylaştı.
“Çorbasını içmeyen yoktur”
Sanatçının kızı Sevi Algan, annesi ayla algan ile babası Beklan Algan’ın yaşamlarının merkezinde sanat ve tiyatronun yer aldığını ifade etti. Evlerinde büyük bir masa etrafında sanat konuşulmadan yemek yenmediğini aktaran Sevi Algan, Muhsin Ertuğrul’dan kalan bir sininin ev yaşamlarında özel bir yeri olduğunu belirtti. Eve gelen konukların bu sininin etrafında toplandığını söyleyen Algan, sanat sohbetlerinin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.
“İnsan sarrafıydı”
Törende konuşan Uğurtan Atakan, Ayla Algan’ı “insan sarrafı” olarak tanımladı. Algan’ın yaş farkı gözetmeden insanlarla bağ kurduğunu, ilgi alanlarını bildiğini ve çevresindekileri yüreklendiren bir iletişim dili benimsediğini ifade etti. Katılımcılar, Ayla Algan’ın hayatlarına farklı şekillerde dokunduğunu ve destekleyici yönünü anılarla aktardı.
“Yeni öğrendiğini hemen hayata geçirirdi”
Erol Babaoğlu ise Ayla Algan’ın öğrenmeye açık ve meraklı kişiliğine dikkat çekti. Bir seminer sırasında edindiği bilgiyi sahnedeki rolüne doğaçlama biçimde dahil edişini örnek gösteren Babaoğlu, Algan’ın öğrendiklerini sanatsal üretime hızla dönüştürebilen bir yaklaşımı olduğunu aktardı.
Yakınlık ve dayanışma
Törende, pandemi döneminde rehberindeki kişileri tek tek arayarak ihtiyaçlarını soran Ayla Algan’ın, hayatı boyunca insanlarla hiyerarşik olmayan, eşitlikçi ilişkiler kurduğu da vurgulandı. Sevenleri, onun sohbetlerinde samimi, meraklı ve şefkatli bir dilin hâkim olduğunu ifade etti.
Anma programı, mezara bırakılan çiçeklerin ardından sona erdi.




















