Truva'nın düşmesinin ardından Yunan komutanları gemilerine binerek ülkelerine dönmeye başladı. Ancak İthaka Kralı Odysseus için yolculuk beklediği gibi ilerlemedi. Tanrıların müdahaleleri, denizde yaşanan felaketler, karşılaştığı mitolojik varlıklar ve verdiği kararlar nedeniyle eve dönüşü tam 10 yıl sürdü.
Odysseia boyunca anlatılan olaylar, yalnızca bir deniz yolculuğunu değil, bir liderin fiziksel ve zihinsel sınavını da ortaya koyuyor.
İlk durak: Kikones ülkesi
Truva'dan ayrılan Odysseus ve adamları ilk olarak Kikones halkının yaşadığı İsmaros kentine ulaştı.
Savaşın hemen ardından gelen bu durakta askerler kenti yağmaladı. Elde edilen ganimetlere rağmen Odysseus, adamlarına vakit kaybetmeden ayrılmaları gerektiğini söyledi.
Ancak askerler onu dinlemedi.
Kutlamalar başladı.
Şaraplar içildi.
Ganimet paylaşıldı.
Bu gecikme Kikones halkına çevredeki müttefiklerinden yardım isteme fırsatı verdi.
Ertesi gün düzenlenen saldırıda Odysseus'un birçok askeri öldürüldü.
İlk ders
Homeros burada önemli bir mesaj verir:
Zafer sarhoşluğu, felaketin başlangıcı olabilir.
Lotus Yiyenler: Hafızayı silen ada
Fırtınalar nedeniyle rota değişince gemiler Lotus Yiyenler olarak bilinen halkın yaşadığı adaya sürüklendi.
Burada yaşayan insanlar savaşmıyordu.
Misafirlerini dostça karşılıyorlardı.
Ancak sundukları lotus meyvesi büyük bir tehlike taşıyordu.
Bu meyveyi yiyen kişi;
- geçmişini unutuyor,
- ailesini hatırlamıyor,
- ülkesine dönmek istemiyordu.
Odysseus'un bazı adamları meyveyi yiyince eve dönme arzularını tamamen kaybetti.
Odysseus onları zorla gemilere bindirdi.
Sembolü ne?
Lotus, yalnızca bir meyve değildir.
Mitoloji araştırmacılarına göre;
unutmayı, bağımlılığı ve insanın hedefinden vazgeçmesini simgeler.
Tepegöz Polyphemos ile karşılaşma
Destanın en ünlü bölümü burasıdır.
Odysseus ve adamları yiyecek ararken dev bir mağaraya girer.
Mağaranın sahibi tek gözlü dev Polyphemos'tur.
Polyphemos sıradan bir yaratık değildir.
O, deniz tanrısı Poseidon'un oğludur.
Dev mağaraya döndüğünde büyük kayayı girişe kapatır.
Ardından Odysseus'un adamlarını tek tek yiyerek öldürmeye başlar.
Odysseus'un zekâsı devreye giriyor
Odysseus doğrudan saldırırsa mağaradan çıkamayacağını biliyordu.
Bu nedenle farklı bir plan yaptı.
Önce devi güçlü şarapla sarhoş etti.
Polyphemos ona adını sordu.
Odysseus ise şöyle cevap verdi:
"Benim adım Hiç Kimse."
Dev uyuyunca sivriltilmiş büyük bir kazığı ateşte kızdırarak tek gözünü kör ettiler.
"Hiç Kimse bana saldırıyor!"
Polyphemos acıyla bağırınca diğer devler mağaranın önüne geldi.
"Olan ne?" diye sordular.
Dev ise:
"Hiç Kimse bana saldırıyor."
cevabını verdi.
Diğer Kikloplar gerçekten kimsenin saldırmadığını düşünerek ayrıldı.
Mitolojinin en ünlü kelime oyunlarından biri budur.
Odysseus'un en büyük hatası
Kaçmayı başardıktan sonra Odysseus gururuna yenildi.
Gemiden bağırarak gerçek adını söyledi.
Polyphemos böylece saldırganın kim olduğunu öğrendi.
Ardından babası Poseidon'a dua etti.
İşte Odysseus'un bütün yolculuğunu değiştiren lanet burada başladı.
Poseidon şöyle dedi:
"Eve dönecekse bile geç dönsün. Yanındaki herkes ölsün."
Bundan sonraki bütün felaketlerin nedeni bu beddua oldu.
Rüzgârların efendisi Aiolos
Odysseus daha sonra rüzgâr tanrısı Aiolos'un adasına ulaştı.
Aiolos ona büyük bir yardım yaptı.
Bütün tehlikeli rüzgârları deri bir torbanın içine kapattı.
Sadece İthaka'ya götürecek rüzgârı serbest bıraktı.
Dokuz gün boyunca yolculuk sorunsuz geçti.
İthaka kıyıları görünmeye başlamıştı.
Merak felakete dönüştü
Odysseus yorgunluktan uyudu.
Adamları ise torbanın içinde altın olduğunu düşündü.
Torbayı açtılar.
Bir anda bütün rüzgârlar serbest kaldı.
Gemiler tekrar açık denize savruldu.
Odysseus ikinci kez neredeyse evine ulaşmışken yeniden başlangıç noktasına döndü.
Buradaki tema
Homeros burada açgözlülüğün sonuçlarını anlatır.
Laistrygonlar: Dev yamyamların saldırısı
Sonraki durak Laistrygonlar oldu.
Burası dev insanların yaşadığı bir limandı.
İlk bakışta güvenli görünüyordu.
Ancak limana giren gemiler büyük kayalıkların arasında sıkıştı.
Devler tepelerden dev kayalar fırlatmaya başladı.
Ardından gemilerdeki denizcileri yakalayıp yemeye başladılar.
Filonun büyük kısmı yok oldu
Odysseus gemisini limanın dışında tuttuğu için kurtuldu.
Diğer bütün gemiler battı.
Bu olaydan sonra onlarca gemiden geriye yalnızca Odysseus'un tek gemisi kaldı.
Büyücü Kirke'nin adası
Odysseus'un sonraki durağı büyücü Kirke'nin adasıydı.
Adamlarının bir bölümü adayı keşfetmeye çıktı.
Kirke onları sarayına davet etti.
İçecekler ikram etti.
Sonra asasını kaldırdı.
Bir anda bütün askerler domuza dönüştü.
Hermes devreye giriyor
Tanrı Hermes, Odysseus'a yardım etti.
Ona moly adlı büyülü otu verdi.
Bu bitki sayesinde Kirke'nin büyüsü işe yaramadı.
Odysseus kılıcını çekerek Kirke'yi adamlarını eski hâline döndürmeye zorladı.
Kirke bunu kabul etti.
Bir yıl boyunca adada kaldılar
Kirke artık düşman değildi.
Odysseus ve adamları adada yaklaşık bir yıl yaşadı.
Bu süre boyunca dinlendiler.
Ancak eve dönüş yine gecikmişti.
Yeraltı Dünyası'na yolculuk
Kirke, Odysseus'a çok önemli bir bilgi verdi.
Eve dönebilmesi için önce ölüler diyarına gitmesi gerekiyordu.
Burada ünlü kahin Tiresias ile konuşacaktı.
Tiresias'ın kehaneti
Yeraltında Tiresias ona şunları söyledi:
- Poseidon hâlâ öfkeli.
- Helios'un kutsal sığırlarına dokunmayın.
- Aksi hâlde bütün adamlarını kaybedeceksin.
- Eve yalnız döneceksin.
- Döndüğünde evinde seni bekleyen büyük bir mücadele olacak.
Bu kehanet destanın geri kalanını belirler.
Odysseus annesiyle karşılaşıyor
Yeraltında yalnızca kahin yoktur.
Odysseus burada annesi Antikleia ile de karşılaşır.
Annesi oğlunun yokluğuna dayanamayarak öldüğünü söyler.
Bu sahne destanın en duygusal bölümlerinden biri kabul edilir.
Odysseus annesine sarılmak ister.
Fakat ölülerin ruhuna dokunamaz.
Eski kahramanlarla buluşma
Yeraltında ayrıca;
- Akhilleus
- Ajax
- Agamemnon
gibi Truva Savaşı'nın önemli isimleriyle konuşur.
Burada Homeros, savaşın kazananı olmadığını vurgular.
Ölen kahramanların çoğu pişmandır.
Yolculuk daha yeni başlıyor
Yeraltından ayrılan Odysseus artık gelecekte yaşayacağı bütün tehlikeleri biliyordur.
Ancak bilmek, onları engellemeye yetmeyecektir.
Önünde hâlâ;
- Sirenler
- Skylla
- Kharybdis
- Helios'un kutsal sığırları
- Kalypso
- Phaiaklar
ve İthaka'da onu bekleyen kanlı hesaplaşma vardır.



















