Serinin yeni kitabı “Ateş” Mardin’de geçecek

Serinin yeni kitabı “Ateş” Mardin’de geçecek

Yekta Kopan, Su, Toprak ve Uzun Beyaz Bulut Gelibolu romanlarıyla tanınan Türk edebiyatının önemli isimlerinden Buket Uzuner’i Tabiat dörtlemesinin üçüncü kitabı “Hava” hakkında konuşmak üzere ağırladı.

22 Ekim 2018 - 16:09

Hepsiburada’nın Youtube Kanalı Hepsitv üzerinden yayınlanan “Yekta Kopan’la Yazar Söyleşileri” programının ikinci konuğu Buket Uzuner oldu. Yazarın Tabiat dörtlemesinin üçüncü kitabı “Hava” üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirildi. Bir roman serisi yazmaya karar vermesinin nasıl bir sonuç doğurduğu sorulduğunda; bu kararı almanın oldukça zor olduğunu belirten Uzuner, serideki tüm romanların birbiriyle bağlantılı olması gerekliliğinin zaman zaman zorlayıcı olduğunu söyledi. Yazar bunun yanında romanları yazmasının 2 ila 5 yıl sürdüğünü ve tüm seriyi bitirmesinin en az 10 yılını alacağını belirtti.

Serinin yeni kitabı “Ateş” Mardin’de geçecek!

Buket Uzuner kitap serisinin İstanbul’da Su ile başladığını, Çorum’da Toprak ile devam ettiğini ve yeni çıkan Hava’nın ise Kayseri ve Kapadokya’da geçtiğini vurguluyor. Serinin henüz yolda olan dördüncü kitabı Ateş’in Mardin’de geçeceğini müjdeliyor. Bu özellikleriyle serinin bir Anadolu Dörtlemesi olduğunun altını çizen yazar, üçüncü kitap Hava’nın neden Kayseri’de geçtiğini de açıklıyor. Üç sene önce araştırma için Kayseri’ye gitmeye başladığını belirten Uzuner, Kayseri’ye 13. yüzyılda hastaları müzikle tedavi eden bir şifahane ve dünyanın ilk tıp okullarından birini yaptırtan Selçuklu kadın sultanı Gevher Nesibe Sultan’ın yeterince bilinmediğini görüyor. O an kitabını Kayseri’de geçirmeye karar veriyor ve Selçuklu dönemi üzerinde de çalışıp bu romanı yazmaya karar veriyor. Uzuner’in basılan kitap kapağının sol üst köşesinde de Gevher’in bir büstü bulunuyor.

“İnsan kendini tabiatın efendisi zannediyor.”

Uzuner, yapılan sohbette mistik bir yanı olmadığını, bilimden yana bir insan olduğunu belirtmekle beraber, şamanların tabiatla olan ilişkisiyle ilgilendiğini anlatıyor. “Biz Tabiatın bir parçasıyız, bunu hatırlamamız gerekiyor.” diye ekliyor. Şaman kelimesinin Hintçe olduğunu ve onların kendilerine asla şaman demediklerini, bunun yerine “kam, kaman” kelimelerini tercih ettiklerini belirtiyor. Yazara göre kamanlık tabiatın bir parçasısın, efendisi değilsin demek ve yazar da bu felsefeyi sevdiğini belirtiyor. Yekta Kopan’ın “Bizim doğayla ilişkimiz ve bunun getireceği sonuç hakkında umut var mı?” sorusuna Uzuner, “Umutlu değilim, çünkü insan kendini tabiatın efendisi zannediyor.” cevabını vererek cümlesine kitabına atıfta bulunarak “Fakat Defne Kaman umutlu; çünkü onun bilge bir ninesi var.” diye devam ediyor.

Genç yazarlara öneriler

Yazar, bir romanı yazarken öncelikle karakterler üzerine çalıştığını, konunun daha sonra geldiğini belirtiyor. Buket Uzuner, genç yazarlara öncelikle karakterleri canlı tutmayı, soy ağacı çıkarmayı öneriyor. Karakterleri böyle yaşatmanın yolu ne diye sorulduğunda ise yazar, “Bunu yaşatmanın bir formülü yok, hikaye anlatıcı olarak doğarsınız, şair olmak gibi.” cevabını veriyor. Devamında “Öyle doğduysanız da hikayeler akıyor ve karakterleriniz yaşıyorsa siz onları oturup seyrediyorsunuz.” diyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Elçin Poyrazlar: Polisiyenin geleceği parlak!
Elçin Poyrazlar: Polisiyenin geleceği parlak!
Ahmet Güneştekin'in yeni sergisi Macaristan'da
Ahmet Güneştekin'in yeni sergisi Macaristan'da