Pınar Kür, Türk edebiyatında kendine özgü bir yere sahip, roman ve öykü türlerinde başarılı eserler veren bir yazar. 1978’de yayımladığı Küçük Oyuncu ile başlayan yazarlık serüveni, 1979’da tartışmalara yol açan Asılacak Kadın adlı romanla devam etti. Bu ilk dönem eserlerinin ardından öyküye yöneldi ve Bir Deli Ağaç ile Akışı Olmayan Sular gibi seçkilerle okurların karşısına çıktı. 1980’lerin ikinci yarısında tekrar romana döndü ve Bitmeyen Aşk adlı kitabını yayımladı.
Yazarlığının ilk on yılında çeşitli zorluklarla karşılaştı. Yarın Yarın adlı kitabı nedeniyle komünizm propagandası iddiasıyla, Asılacak Kadın ve Bitmeyen Aşk romanları nedeniyle müstehcenlik suçlamalarıyla yargılandı ancak tüm davalardan aklandı. Bu süreç, dönemin edebiyat ve ifade özgürlüğü tartışmalarında önemli bir yer tuttu.
Polisiye türüne özel bir ilgi duyan Kür, 1990’da Bir Cinayet Romanı ile bu alandaki ilk adımını attı. Daha sonra yazdığı Sonuncu Sonbahar ve Cinayet Fakültesi romanlarında matematik profesörü Emin Köklü’yü dedektif olarak öne çıkardı ve böylece Türk edebiyatına özgün bir polisiye karakter kazandırdı.
Üçüncü öykü kitabı Hayalet Hikâyeleri 2004’te, son romanı Sadık Bey ise 2016’da okuyucuyla buluştu. Ayrıca çevirmenlik de yapan Pınar Kür, 2009 yılında NTV’de yayınlanan Haydi Gel Bizimle Ol adlı programda Müjde Ar, Çiğdem Anad ve Aysun Kayacı ile birlikte yer aldı.
Bursa’da doğan Kür, çocukluğunu Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde geçirdi. Annesi İsmet Kür’ün diplomatik görevleri nedeniyle Londra ve ABD’de yaşadı, orta öğrenimini New York’ta tamamladı. İstanbul’da Robert Kolej Yüksek Okulu’nu bitirdikten sonra beş yıl Paris’te kaldı ve Sorbonne Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat alanında doktora yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Devlet Tiyatroları’nda çalıştı ve çeşitli gazete ile dergilerde tiyatro eleştirileri yazdı. 1984’te yayımladığı Akışı Olmayan Sular öykü kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı aldı. Sonrasında İstanbul Bilgi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı.