Muriel Barbéry ile edebiyat buluşması
Reklam

Muriel Barbéry ile edebiyat buluşması

Yiğit Bener’in sunumuyla gerçekleşecek olan Edebiyat Salonu’nda Muriel Barbéry’ye, 2021 yılında Kırmızı Kedi yayınlarından çıkacak olan son romanının çevirisini yapan Ekin Özlü Akseki de eşlik edecek.

22 Şubat 2021 - 15:18

Institut français Türkiye’nin düzenlediği Edebiyat Salonu çevrim içi etkinliğine bu ay Kirpinin Zarafeti adlı romanıyla tüm dünyada yankı uyandıran Fransız yazar Muriel Barbéry katılıyor. Etkinlik 24 Şubat tarihinde saat 19.00’da Zoom platformunda gerçekleşecek.

Yiğit Bener’in sunumuyla gerçekleşecek olan Edebiyat Salonu’nda Muriel Barbéry’ye, 2021 yılında Kırmızı Kedi yayınlarından çıkacak olan son romanının çevirisini yapan Ekin Özlü Akseki de eşlik edecek.

Barbéry 1969’da “tesadüfen” Fas’ta doğdu, ailesinin edebiyat öğretmenleri olduğu Touraine’de büyüdü, Normal Sup’ta okuduktan sonra Normandiya’da felsefe öğretti. İlk romanı Gurmenin Son Yemeği‘ni 2000 yılında yazdı. İkinci romanı Kirpinin Zarafeti’nin dünya çapındaki başarısının ardından (Türkçe dahil 30’dan fazla dile çevrildi, dünya çapında 6 milyon kopya satıldı, birçok edebiyat ödülü kazandı, sinemaya uyarlandı) 2006’da hayalini gerçekleştirmeyi göze alabilirdi: seyahat etmek ve her şeyden önce Japonya’ya gitmek ve birkaç kez bahsettiği Yükselen Güneş ülkesinde, Kyoto’da yaşamak. Ancak yazar, Japon kültüründe hiçbir uzmanlığı olmadığını belirtiyor: “Bu ülkeyi keşfeden gerçekten bir Batılıdır, dili konuşmuyorum, sadece etkiye tanıklık etmek istedim, bu kökten farklı kültürle yüzleşmek benim için gerçek bir şok oldu”.

Dokuz yıllık sağduyu ve sıkı çalışmanın ardından, 2015’te Elflerin Yaşamı ile geri döndü, bu elfler masallardakilere pek benzemiyordu. Bu roman ayrıca 2019’da, Petrus karakteriyle çay (Japonya) ve şarap (Fransa) olmak üzere iki karşıt dünyayı içeren bir roman olan Un Etrange pays ile devam edecekti.

Henüz altı ay önce basılan son romanı Une Rose Seule, jeo-botanikçi Rose’un hiç tanımadığı babasının öldüğünü ve kendisine bir mektup bıraktığını bildiren bir noterin çağrısıyla geldiği Kyoto’da geçiyor. Kökenlerinin manzarasının kalbine yerleştirilen bir kadının, hiç tanımadığı şehri adımlarken yaşadığı küçük öykülerle başkalaşımını anlatıyor.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Refik Anadol: Hatıralarımıza ve rüyalarımıza odaklanmaya çalışıyorum
Refik Anadol: Hatıralarımıza ve rüyalarımıza odaklanmaya...
Rahmi M. Koç Müzesi yeniden açıldı
Rahmi M. Koç Müzesi yeniden açıldı