Merve Balcıoğlu yazdıEkim ayı bereketi ile geldi. Sanat etkinlikleri, film festivalleri ve sergi açılışları tüm şehirlerde açılış yapmaya başladı. İptal edilen sanat etkinlikleri ve sansüre uğrayan birçok sanat faaliyeti de oldu tabii. Sanatın zorluklar arasında direnmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Etkinliklere katılan gizemli insanların sergi açılışlarına baskın yapması, sanat seviciler ve sanatçılar üzerinde tehlikeli, dahası tedirgin edici bir etki yaratıyor. Her alanda yapılan müdahalelerin yanında bir de şiddet ve nefret isteğini artıran bir kitlenin kendini göstermesi aldıkları bir cesaretin sonucu olabilir. Yapılan saldırıda polis olay yerine gelmiyorsa mağdurlar tam olarak sağlıklı düşünememeye başlayabilir.Tophane’deki Tomtom Mahallesi Çukurbostan Sokak No: 10’da ‘Kuytu’ isimli serginin 30 Eylül akşamı gerçekleştirilen açılışında mahalle sakinlerinden olduğu ileri sürülen üç kişi, sergi açılışındaki insanlara saldırdı. Bunun üzerine kokteyle son verildi. Tophane semtinde 21 kadın sanatçının çalışmalarından oluşan bir serginin açılışına gelenlere içki içtikleri gerekçesiyle saldırıldığı öne sürüldü.
Kadın sanatçıların oluşturduğu bir sergi mi rahatsız eden, yoksa o kadınların ve yanlarında bulunan adamların yaşam tarzları mı?Kişilerin güvenliklerinin tehdit altında olmaya başladığı bir yerde sağlıklı bir sanat ortamı nasıl tartışılabilir? Sanatçı ya da sanatsever, kendini geri çekmek zorunda hissedebilir; bu, tüm şiddet yaptırımlarından daha da tehlikelidir. Kadınlar, kendilerini ifadece edecekleri alanlardan silinmeye zorlanıyor. Birey olarak, kadın olarak ve sanat icra eden kadın olarak direnmeye devam edeceğiz. Şiddet ve korku yaratarak bastırmaya çalışmak, kabul edilebilir bir yaklaşım olamaz. Üstelik sergi açılışında bir savaş politikası uygular gibi sanatseverlerin içerisine sızarak, insanları tedirgin etmek psikolojik baskıdır. Tüm sanat dünyasına bir kez daha bir arada olmaları ve önce kendilerini sonra da etrafında yaşama mücadelesi veren kişileri korumaya davet ediyorum. Korku ve baskının sizi evin odalarına hapsetmeyeceğini kanıtlayın. Birlikte daha güçlüyüz.
Kadın sanatçıların oluşturduğu bir sergi mi rahatsız eden, yoksa o kadınların ve yanlarında bulunan adamların yaşam tarzları mı?Kişilerin güvenliklerinin tehdit altında olmaya başladığı bir yerde sağlıklı bir sanat ortamı nasıl tartışılabilir? Sanatçı ya da sanatsever, kendini geri çekmek zorunda hissedebilir; bu, tüm şiddet yaptırımlarından daha da tehlikelidir. Kadınlar, kendilerini ifadece edecekleri alanlardan silinmeye zorlanıyor. Birey olarak, kadın olarak ve sanat icra eden kadın olarak direnmeye devam edeceğiz. Şiddet ve korku yaratarak bastırmaya çalışmak, kabul edilebilir bir yaklaşım olamaz. Üstelik sergi açılışında bir savaş politikası uygular gibi sanatseverlerin içerisine sızarak, insanları tedirgin etmek psikolojik baskıdır. Tüm sanat dünyasına bir kez daha bir arada olmaları ve önce kendilerini sonra da etrafında yaşama mücadelesi veren kişileri korumaya davet ediyorum. Korku ve baskının sizi evin odalarına hapsetmeyeceğini kanıtlayın. Birlikte daha güçlüyüz. 
















