İstanbul
Modern Sinema, Türkiye’nin güncel sinema
kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin
konuk olduğu, Reha Erdem ile
başlayan buluşma dizisi Yönetmenlerle
Buluşma’yı sürdürüyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edildiği
program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine
odaklanıyor.
Sinema Sponsoru D-Smart’ın katkılarıyla 15-22
Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek “Yönetmenlerle
Buluşma”dizisinin ikinci konuğu, yakın dönem Türkiye sinemasına getirdiği yeni
bakış açısı ve kazandırdığı anlamlarla kendine özgü bir yere sahip yönetmen Derviş Zaim.
Buluşmada, 1996’da yaptığı ilk filmi Tabutta Rövaşata ile ülke sinemasında bir kırılma noktası yaratan yönetmenin
marjinal karakterleri, geleneksel el sanatlarına olan merakı ve tarihin
dehlizlerinde dolaşmaktan çekinmeyen, yer yer sembolik ama her daim politik
sineması anılıyor.
Programda Derviş Zaim’in Tabutta
Rövaşata (1996), Filler ve Çimen(2000), Çamur (2002), Cenneti Beklerken (2005), Nokta (2008), Gölgeler ve Suretler (2010) ve Devir(2012) filmlerinin yanı sıra daha önce vizyona girmemiş belgeseli Paralel Yolculuklar (2002) sunulacak.
Film
gösterimlerinden önce SİYAD üyelerinden Olkan
Özyurt, Sevin Okyay, Janet Barış, Burçin Yalçın ve Elif Tunca özel
sunumlar yapacak. Programa Derviş Zaim’in filmlerinde rol alan oyunculardan Mehmet Ali Nuroğlu, Mustafa Uğurlu ve Hazar Ergüçlü gibi isimler katılacak.
Derviş Zaim, 15 Mayıs
Perşembe günü saat 19.00’da müzenin üst katında düzenlenecek
söyleşide, Olkan Özyurt ve Müge Turan ile birlikte sinemasının
üzerine konuşacak.
Derviş Zaim’in 1996’da 33. Antalya
Film Şenliği’nde En İyi Senaryo ödülünü kazanan ilk
uzun metrajlı filmi Tabutta Rövaşata araba sevdalısı bir otomobil
hırsızının hüzünlü öyküsü. 23. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’nde En
İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo, 12. Orhan Arıburnu Ödülleri’nde En İyi Film ve
En İyi Yönetmen, 37. Antalya Film
Şenliği’nde ise En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Filler
ve Çimen ise
“politik sinema türünün ustalık gösterilerinden biri”. Dünya prömiyerini 60.Venedik Film Festivali’nde yapan Çamur, gizemli bir hastalığa yakalanan
Ali’nin şifalı çamura olan tutkusunu aktarıyor. Cenneti Beklerken,
17.yüzyılda İstanbul’da yaşayan minyatür ustası Eflâtun’un Anadolu`daki zorlu yolculuğunu anlatıyor. 27. Uluslararası
İstanbul Film Festivali’nde En İyi
Yönetmen; 45. Antalya
Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve Dr. Avni Tolunay Jüri Özel
Ödülü; 4.
Uluslararası Avrasya Film Festivali’nde Eleştirmenler Ödülü ile değerlendirilen Nokta’da Derviş Zaim, bir zamanlar işlediği bir suç yüzünden
çektiği azaptan kurtulmaya çalışan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Geleneksel
minyatür sanatını içeren Cenneti
Beklerken’den sonra çektiği filmde Zaim, hat sanatına odaklanıyor.
47. Uluslararası Antalya Altın
Portakal Film Festivali’den En İyi Kurgu ve SİYAD, 27.Ankara Uluslararası Film
Festivali’nden En İyi Film, En İyi Yönetmen ödülü ile dönen Gölgeler ve Suretler, Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken ve Nokta ile başladığı “geleneksel Türk
sanatları üçlemesinin son halkası. Gölgeler ve Suretler, 1963`te
Kıbrıs`ta Türklerle Rumlar arasında başlayan olaylar sırasında bir Karagöz
kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç bir kızın geçirdiği olgunlaşma
sürecini aktarıyor. 32. İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma Jüri
Özel Ödülü’ne layık görülen Devir ise
Burdur’un Hasanpaşa köyünde yüzyıllardır süren ve
kitaplara geçen bir çoban yarışması üzerinden doğa-insan ilişkisine
odaklanıyor.
Derviş Zaim’in Panicos Chrysanthou ile birlikte gerçekleştirdiği Paralel
Yolculuklar belgeseli, Doğu Akdeniz`de yaklaşık yarım
yüzyıldır Türkler ve Yunanlar arasında sorun teşkil eden Kıbrıs adasının
insanlık dramına, Türk ve Rum yönetmenlerin perspektifinden mercek tutuyor.
TABUTTA RÖVAŞATA,
1996
Türkiye | 35mm, Renkli, 76’ | Türkçe
Oyuncular: Ahmet
Uğurlu, Tuncel Kurtiz, Ayşen Aydemir
Araba sevdalısı bir otomobil hırsızının hüzünlü öyküsü. Rumelihisarı’nı mesken
tutan Mahsun, evsiz-barksız işsiz ve kimsesi olmayan bir garibandır. Tüm dostları
balıkçılardır. Sabahçı kahvesindeki çay borçlarına kadar herşeyine balıkçı
dostlarından Reis’in sahiplendiği Mahsun, otomobil çalarak yaşamını sürdürür.
Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır. Geceleri çaldığı arabaları sabaha dek
gezdikten sonra yerlerine bırakır. Çoğu zaman da onları garip bir coşkuyla,
okşarcasına yıkayıp temizleyerek... Uyuşturucu bağımlısı bir kıza aşık olunca
dünyası değişen Mahsun’un saf dünyası, bu yeni tutku yüzünden sarsılacaktır.
“90’lı yıllarda
içinde debelendiğimiz bu kaotik alemin son çivisi de gevşemiş
gibiydi....Tabutta Rövaşata, bu iki arada bir derede kalmışlığı, hiçbir yere
ait olamama halini tespit edişiyle de sinemamızda bir kırılma noktası. Derviş
Zaim hem ‘arkadaşlar arasında’ gerilla usulü de film yapılabileceğine öncü
olmuş hem de ‘mahallenin garibanı’ karakterini sinemamızın ‘en marjinal’ esas
adamı olarak baş tacı etmişti.” -Esin
Küçüktepepınar
FİLLER VE ÇİMEN,
2000
Türkiye | 35mm, Renkli, 115’ | Türkçe
Oyuncular: Ali Sürmeli, Sanem Çelik, Bülent Kayabaş, Haluk
Bilginer, Uğur Polat
İstihbarat Servisine karşı kendisini bir çete yardımıyla
koruyan Bakan`a ödenen periyodik rüşvetin akışı aksar.Söz konusu para Bakan`ın
eline geçmeden Kolombiya`dan kokain satın alınmaktadır. Para karşılığında bir
kumarhaneyi himaye eden Bakan bu durumun çözülmesi için derhal harekete geçer.
Aynı zamanda yasadışı bir örgütten de korunma konusunda yardım alan kumarhane
yetkilileri Havva adında, Avrasya Maratonu`nda şampiyon olma hayalleri kuran
bir kıza da sponsor olmuşlardır. Olaylar şiddet ve çıkara dayanan bir
atmosferde gitgide daha da karışacaktır.
“Bakanından mafya
liderine, tetikçisinden kuryesine, polis şefinden devlet memuruna kadar
Türkiye’nin ayağını kaydırma çabası içindeki her kişi ve kuruluşu gözümüzün
içine sokarcasına filmine yediren Zaim, Filler ve Çimen ile politik sinema
türünün ustalık gösterilerinden birini kazandırıyor sinemamıza.” - Murat Özer
ÇAMUR,
2002
Türkiye | 35mm, Renkli, 97’ | Türkçe
Oyuncular:Taner Birsel, Yelda
Reynaud, Bülent Emin Yarar, Mustafa Uğurlu, Arslan Kaçar
Dünya prömiyerini 60. Venedik Film Festivali’nde yapan
Çamur’da Ali, Kıbrıs’taki askerliğinin son haftalarında gizemli bir hastalığa
yakalandığı için konuşamamaktadır. Hastalığına iyi gelir düşüncesi ile şifalı
bir çamur birikintisinden medet ummaya başlar. Çamur gerçekten de Ali’nin hastalığı
üzerinde olumlu etkide bulunur. Ali zamanla çamura karşı bir tutku geliştirir.
Sonunda çamura gizlenmiş eski çağlardan kalma bir bereket tanrıçası figürü
bulur. Ama Ali’nin bu keşfi hem kendi hem de yakınları için felaketler
getirecektir. Filmin müziği ise Wong Kar Wai`nin Aşk Zamanı filminin müziğine
de imza atan Michael Galasso’ya ait.
“Filmin merak
uyandıran, dengeli bir tarzı var. Hemen hep kısa ve öz çekilmiş sahnelerin yanı
sıra çitlerin, çöllerin ve ufkun hakim olduğu mekan görüntüleri harika.” – Time Out dergisi
CENNETİ BEKLERKEN,
2005
Türkiye-Macaristan
| 35mm, Renkli, 107’| Türkçe
Oyuncular: Serhat
Tutumluer, Melisa Sözen, Mesut Akusta, Nihat İleri
Eflâtun,
İstanbul`da 17. yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasıdır. Bir Osmanlı veziri, Anadolu`da
devlete karşı ayaklanan Danyal adlı şehzadenin yakalandığını ve idam
edileceğini söyler. İsyancı şehzadenin batılı tarzda bir portresini yapması
istenen Eflâtun, seçilmiş bir grup kişiyle başkentten Anadolu`ya doğru zorlu
bir yolculuğa çıkar. Yolda karşılaşıp yanlarına aldıkları Leyla ile birlikte
kendilerini duygu dolu büyük bir maceranın içinde bulurlar.
NOKTA, 2008
Türkiye
| 35mm, Renkli, 85’ | Türkçe
Oyuncular: Mehmet
Ali Nuroğlu, Serhat Kılıç, Settar Tanrıöğen
Derviş
Zaim’in geleneksel minyatür sanatını içeren Cenneti Beklerken’den sonra çektiği
hat sanatına odaklı filminde, bir zamanlar işlediği bir suç yüzünden çektiği
azaptan kurtulmaya çalışan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Ahmet yakın bir
arkadaşının önayak olmasıyla tarihi değeri yüksek bir Kuran hırsızlığına
bulaşır. Ancak kalkıştığı iş onu hiç istemediği bir noktaya sürükler.
Nokta, “toprağın üzerinde vicdan azabıyla kefaret
ödeyen biri olarak, Allah yolunda kesintisiz yazılan bir güzel hat’tın noktası
olmak” fikri çerçevesinde, düz, beyaz, çok büyük bir alanda (bembeyaz bir kâğıt
gibi) kesintisizce (dairesel) aktarılan öyküsü, sinemamızın gördüğü en ciddi
yönetmenlik çalışmalarından birini içeriyor.” -Ali
Ulvi Uyanık
GÖLGELER VE SURETLER, 2010
Türkiye
| 35mm, Renkli, 116’ | Türkçe
Oyuncular: Buğra Gülsoy,
Settar Tanrıöğen, Cihan Tarıman, Osman Alkaş
47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’den
Ulusal Uzun Metraj Yarışma kategorisinden En İyi Kurgu ve Siyad Ödülü ile dönen
Gölgeler ve Suretler, Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken ve Nokta ile başladığı
“geleneksel Türk sanatları üçlemesinin son halkası. Gerçek olaylardan esinlenen
film 1963`te Kıbrıs`ta Türklerle Rumlar arasında başlayan olaylar sırasında bir
Karagöz kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç bir kızın geçirdiği
olgunlaşma sürecini anlatıyor. Yıkılıp yanan köylerden daha güvenli olan şehre
kaçış macerası sırasında yaşananlar Kıbrıs`ın hikayesine ışık tutuyor.
“Gölgeler
ve Suretler sadece 1963 yılında Kıbrıs’ta Rum ve Türk toplumlarını bölünmeye
götüren şiddet eylemlerini anlatan bir film değil, elbette. Aynı gökyüzü
altında birbirine düşman olanların, geçmiş acılarına şifa bulamayıp onları
sürekli bugüne taşıyanların, hakikati bütün parlaklığıyla göremeyenlerin
evrensel öyküsünü anlatıyor.” - Alin
Taşçıyan
DEVİR, 2012
Türkiye | 35mm, Renkli, 75’ | Türkçe
Oyuncular: Ramazan Bayar, Ali Özel, Mustafa Çelikli, Nadi
Güler, Çala Köseoğullar
Burdur’a bağlı Hasanpaşa köyünde her yıl düzenlenen çoban
yarışmasında geleneğe göre çobanlar sürüleriyle beraber teker teker küçük bir
su birikintisine girmekte ve suyu peşlerindeki koyunlarıyla birlikte kesintisiz
ve hızlı biçimde geçmektedir.Bu arada koyunların postunu boyamak için kırmızı
renkli bir kayadan aldıkları parçaları eleyerek elde ettikleri toz boyayı
kullanmaktadırlar.Ancak köyün etrafında açılan mermer ocağı kırmızı renkli kaya
bulmayı zorlaştırır.
“Derviş Zaim, Batı`nın
bulduğu ve zamanla evrensel hale gelen sinemaya, bu coğrafyadan bir katkı
sunmanın peşinde kaç zamandır. Bu katkı için de `gelenek`le bağ
kuruyor....Devir`de yüzyıllardır süren ve kitaplara geçen bir çoban yarışması
üzerinden doğa insan ilişkisine odaklanıyor. Öte yandan film insanın doğaya
hükmetme hırsının, sermayenin `doğayı` para olarak görmesinin sonuçlarını da
gösteriyor. Bakir toprağı parçalayan kepçeler, zevkine öldürülen geyikler,
gereksiz başarı hırsı...” - Olkan Özyurt
PARALEL
YOLCULUKLAR, 2002
KKTC, Türkiye | DVD| Renkli, 115’| Türkçe, Rumca
Yönetmenler: Derviş Zaim, Panicos Chrysanthou
Paralel
Yolculuklar, Doğu Akdeniz`de yaklaşık yarım
yüzyıldır Türkler ve Yunanlılar arasında sorun teşkil eden Kıbrıs adasının
insan dramına, Türk ve Rum yönetmenlerin perspektifinden mercek tutuyor. Rum yönetmen
Panicos Chrysanthou, Kıbrıslı Rumların 1974 yılındaki sıcak savaş esnasında
yaşadığı deneyimlere kamerasını yöneltirken, Derviş Zaim de Türklerin benzer
deneyimlerini açığa çıkarmaya çalışıyor. Kıbrıs sorununun çözümlenmesine
yönelik çabaların doruğa ulaştığı bir dönemde, konuyla ilgili ortak bir
perspektifle kotarılmış çok ender yapımlardan biri. İlk özel gösteriminde Türk
ve Rum çoğu izleyicileri gözyaşlarına sürüklemeyi başaran belgesel, sıradan
insanların yalın ve iç titretici öyküleriyle akıllarda yer edeceğe benziyor.


















