Dünyaca tanınan sirk topluluğu Cirque du Soleil, sahnelediği yapımlar arasında özel bir yere sahip olan OVO ile 10 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Gösteri, 21–24 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ülker Arena’da toplam 8 temsil ile sahnelenecek.
Doğanın görünmeyen dünyasını merkezine alan OVO, izleyicileri böceklerin renkli ve hareketli ekosistemine davet eden anlatımıyla dikkat çekiyor. Sahne tasarımı, akrobatik performanslar ve müzik eşliğinde ilerleyen yapım, küçük canlıların yaşamına farklı bir bakış sunuyor.
Doğanın Ritmi Sahneye Taşınıyor
Portekizcede “yumurta” anlamına gelen OVO, doğanın döngüsünü ve enerjisini hareket, renk ve ritim üzerinden anlatıyor. Gösteri boyunca böceklerin dünyası, Cirque du Soleil’in kendine özgü sahne diliyle bütüncül bir evrene dönüşüyor. Akrobatik geçişler ve yüksek tempolu koreografiler, bu evrenin dinamizmini sahneye taşıyor.
Kostüm, Müzik ve Sahne Tasarımı
Gösterinin kostümleri, tasarımcı Liz Vandal tarafından hazırlandı. Kostümlerde böceklerin form ve dokularından ilham alınırken, grafik çizgiler ve geometrik detaylar ön plana çıkıyor. Lycra kumaşlar ve plise teknikleri, hareket özgürlüğü sağlarken görsel etkiyi güçlendiriyor.
OVO’nun müzikleri Berna Ceppas imzası taşıyor. Bestelerde bossa nova, samba, funk ve elektronik öğeler bir araya gelirken, ritmik yapı gösterinin temposunu belirliyor. Ceppas, müziklerde böcek seslerinden esinlenen detaylara yer veriyor.
Sahne tasarımı ise Gringo Cardia tarafından, böceklerin doğal yaşam alanları göz önünde bulundurularak hazırlandı. Gösteri alanı kimi zaman dev bir ormana, kimi zaman gizemli bir mağaraya dönüşürken, sahnenin merkezinde yer alan 8,5 metrelik dev yumurta, anlatının temel simgesi olarak öne çıkıyor.





















