Cezayirli folk ikonu Souad Massi İstanbullu hayranlarıyla...
Reklam

Cezayirli folk ikonu Souad Massi İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor

Avrupa’nın yanı sıra Avustralya ve Yeni Zelanda’da da konserler veren sanatçı, yepyeni şarkılarını Türkiye’de ilk kez Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda söyleyecek.

17 Şubat 2020 - 20:28

Magreb’in Tracy Chapman’ı olarak anılan ve Cezayir’den uluslararası arenaya çıkan müziklerin Raï ile sınırlı olmadığını ispatlayarak, folk müzikten aldığı ilhamla ve gitarıyla çağdaş dünya müziğinde bir yıldız gibi yükselen Souad Massi, CRR sahnesinde İstanbullu hayranlarıyla buluşacak. 10 Mart’ta gerçekleşecek konserde Massi, yeni albümü Oumniya’dan (My Wish) şarkılar seslendirecek

Folk ve pop melodileri harmanladığı 6. albümü Oumniya’da köklerinden ve Cezayir’in geleneksel müziği châabi tınılarından uzaklaşmayan Massi, ülkesinin içinden geçtiği süreçten, politik meselelerden, sevgiden, özgürlükten beslenerek şarkılarını hazırladı. Çoğu Arapça olan ve Massi tarafından yazılan 13 şarkıdan oluşan albümünde Fransızca iki şarkı da seslendiren Massi, akustik gitar, keman, darbuka gibi enstrümanların yanı sıra Cezayir’in geleneksel Kabyle ve châabi müziği çalgısı mandole’u da kullandı.

Olympia’ dan Casino de Paris’e kadar en prestijli sahnelerde konserler veren Massi, 2006 yılında daha önce de aday gösterildiği Victoire de la Musique Ödülünü kazandı.

Avrupa’nın yanı sıra Avustralya ve Yeni Zelanda’da da konserler veren sanatçı, yepyeni şarkılarını Türkiye’de ilk kez Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda söyleyecek.

10 MART 2020 - 20.00, CRR

SOUAD MASSI Hakkında

Magreb’in Tracy Chapman’ı olarak anılan ve Cezayir’den uluslararası arenaya çıkan müziklerin Raï ile sınırlı olmadığını ispatlayarak, folk müzikten aldığı ilhamla ve gitarıyla çağdaş dünya müziğinde bir yıldız gibi yükselen Souad Massi, şarkı yazarı ve şarkıcı kimliğiyle kendine has bir tarz yaratmayı başarıyor.

23 Ağustos 1972’de Cezayir’in kuzeyinde yer alan Bab el-Oued’da dünyaya gelen ve işçi sınıfı bir ailedeki 7 çocuktan biri olarak büyüyen Souad Massi’nin, müzik yeteneklerinin bir kısmı da aileden geliyor. Babası evde geleneksel müzikler dinlerken, annesi de Jacques Brel ve James Brown dinlermiş.

Ağabeyi ve kardeşi de müzisyen olan Massi’nin amcaları da caz müzisyeni. Massi, müzisyen bir çevrede büyürken, çocukken en çok châabi tarzının ustası El Hachemi Guerouabi’nin şarkılarını dinlermiş, çok geçmeden kuzenlerinden rock şarkılarını da keşfeden Massi, bir yandan da radyolardan Amerikan pop ve R&B şarkılarını takip ediyormuş. İnatçı ve asil bir genç kız olarak büyüyen Massi, akranları ev işlerine yardım ederken sokakta futbol oynarmış.

Souad Massi’nin besteci olan büyük ağabeyi kız kardeşinin müziğe olan ilgisini desteklemiş ve Massi üç yıl gitar dersleri almış. Ayrıca klasik müzik eğitiminin yanında Arap/ Endülüs müziklerinin de eğitimini görmüş. Bir yandan yakın arkadaşlarından birinin 40’lardan kalan country albümlerini de dinleyen Massi, sonrasında 80’lerin ‘country kraliçesi’ Emmylou Harris’den de etkilendiğini söylüyor.

Triana d'Alger

1989 yılına kadar gitarla yaptığı canlı performanslarla küçük kulüplerde sahneye çıkmaya başlayan Souad, Flamenko grubu Triana d'Alger ile çalması için teklif almış. Massi grupla uzun bir süre sahnelere ve TV şovlarına da katılmış. 1994-1996 yılları Cezayir’de sıkıntılı günler yaşanırken, bir takım kısıtlamalardan dolayı sahneye çıkamayan Massi, o dönemlerde müzik kariyerini bırakmayı bile düşündüğünü söylüyor.

Atakor

En çok hayran olduğu isimlerin Kenny Rogers ve Stevie Wonder olmasına rağmen, üstüne özellikle folk ve country şarkılarından hoşlanan biri için ironik sayılabilecek şekilde, Cezayir’in en ünlü rock gruplarından biri olan Atakor’dan teklif alan Massi, kendini bir rock grubunda gitar çalarken bulmuş.

Souad'ın Atakor’la olan dönemi, sanatçıyı AC/DC ve Metallica, gibi efsanevi rock gruplarının müzikleriyle de yakınlaştırmış. Birçok festivalde birlikte çaldığı Atakor’un ilk albümü 1997 yılında yayınlanmış.

Sanatçı satış rekorları kıran albümlerinin ve Atakor’la yaptıkları müziklerin kendisi için bir tür terapi olduğunu ve küçük yaşlarda sevdiği müziklere geri döndüğünü söylüyor.

Cezayir’den "Crocodile Rock"

1998 yılında Souad Massi’nin ilk albümü "Souad" yayınlandı. 6 şarkılık kaset- albüm sadece Cezayir marketi için hazırlanmıştı. Sahnelerden sonra country ve folk köklerine döndüğü ilk albümüyle, Massi aynı zamanda son derece kişisel bir albüm yayınladı. "Bye Bye My Love" adlı İngilizce ve Arapça bir country- ballad içeren albümle Massi farklı bir tarz yakalamış oldu.

Jeel adı verilen Arap pop müziğinin en popüler olduğu dönemde Elton John’un meşhur "Crocodile Rock” şarkısına yepyeni bir yorum getiren ve Flamenko dokunuşları eklediği calypso/salsa parçası "Te quiero” ile büyük ilgi gören Massi’yi, eleştirmenler 70’lerde Cezayir’i de ziyaret eden sosyalist protest şarkıcı Joan Baez ile karşılaştırmaya başladı.

1999 Ocak döneminde Souad, Paris’e davet edilerek Les Femmes d'Algér (Cezayir Kadınları) festivalinde sahne aldığında şöhret basamaklarını tırmanmaya başladı. Müslümanların kutsal ayı Ramazan’da organize edilen festival Massi’nin büyük çıkışı oldu.

İlgi gören performansını Universal Music (Island-Mercury) plak şirketinin anlaşma teklifi takip etti ve ilk büyük albüm anlaşmasını imzalamış oldu.

Souad, The Storyteller Albümü

Souad üzerinde 2 yıl çalıştığı ilk albümünü 2001 Mart ayında "Raoui" (The Storyteller) adıyla yayınladı. Daha önce Ben Harper gibi isimlerle çalışan ünlü prodüktör Bob Coke ile canlı kayıtlar gerçekleştirdikleri albümüyle Massi, rock müzik ve geleneksel müziği birleştirdi. Hatta chaâbi’den Amerikan folk rock tarzlarına kadar geniş bir füzyon sundu.

Tunuslu müzisyen arkadaşı Amina’nın tarif ettiği gibi Souad, oryantalizmin yönünü şaşırtan sürprizlerle doluydu. "Khsara Aalik" şarkısında reggae, "Hayatişarkısında Yeşil Burun ritimleri, "J'ai pas le temps" şarkısında da bir şanson havası vardı.

Albüm satışlarıyla da dikkat çeken Souad kısa süre içinde Fransa’da bol bol ödüller de kucakladı. 2001 yılında Marc Lavoine ile Paris’te kayıtlara giren Massi, Bernard Lavilliers klasiği "Noir et Blanc" şarkısını Afrikalı yıldız İsmael Lo ile yeniden kaydetti.

2003: "Deb"

Souad'ın ikinci stüdyo albümü "Deb", 2003 yılında piyasaya çıktı. Uluslararası arenada çok iyi eleştiriler alan albümün hemen ardından Souad büyük bir Fransa turnesine çıktı. Macaristan’dan, İspanya’ya, Kanada’dan, Amerika’ya kadar konserler vermeye başlayan Massi, bir dünya müziği yıldızına dönüştü.

"Deb" 2003 yılında dünya müziği kategorisinde Fransa’da en çok satan albüm oldu. Massi, 2004 yılında "Victoires de la Musique" Ödülleri adaylarından da biri olan albümle Fransa’da yükselişini sürdürdü. Avrupa turnesine çıkan sanatçı İtalya, Almanya, Belçika, İspanya dışında ayrıca Avustralya ve Yeni Zelanda’da konserler verdi.

Nostalji’nin tatlı kokusu

Souad’ın üçüncü stüdyo albümünün tüm ilhamı, Tunus’ta verdiği bir konserle ortaya çıkmış. Hanımeli çiçeklerinin kokusundan etkilenen Souad çocukluğundan ve Cezayir’den bu güzel çiçeğin kokusunu hatırlamış. "Mesk Elil" (Arapça - hanımeli) adını verdiği albümünü nostalji duygusu üzerine kuran sanatçı, "Dar dgedi" şarkısı ile dedesinin evini tarif ederken, "Ilham" şarkısıyla ağabeyini anlattı. İki aşığın tekrar buluşmasını anlatan "Denya Wezmen" ve sürgün çilesini anlatan "Khalouni" gibi şarkılarla albüm yine büyük ilgi gördü.

'Chaâbi' tarzıyla Yeşil Burun’un morna tarzlarını da buluşturan Massi, Daby Touré, Manu Katché ve Pascal Danae gibi misafir vokallerle albümü zenginleştirdi. Albümde efsanevi Salif Keita’nın gitaristi de yer aldı.

Olympia’ dan Casino de Paris’e kadar en prestijli sahnelerde konser veren Massi, 2006 yılında daha önce de aday gösterildiği Victoire de la Musique Ödülünü kazandı. Sonraki sene akustik performanslara çıkan Massi, canlı kayıtlardan oluşan "Acoustic: The Best of Souad Massi" albümünü yayınladı.

2010: "Ô Houria"

Souad Massi’nin dördüncü stüdyo albümü 2010’da Francis Cabrel’in süpervizörlüğünde hazırlanan, gitarist ve prodüktör Michel Françoise’nın imzasını taşıyan "Ô Houria" oldu. Çoğu şarkının Fransızca olduğu albümde, Arapça ve Fransızca düetler de yer alıyor. Cabrel ile birlikte söylediği “Tout reste à faire”, iki sanatçının arkadaşlıklarına armağan ettikleri bir şarkı. İspanyol gitarist Eric Fernandez'le birlikte Les Coeurs de Cordoue adlı bir grup oluşturan Massi Arap felsefesine de ilgi duyuyor.

2015: " El-Mutakallimûn"

2015 yılında El-Mutakallimûn (Masters of the Word) albümünü yayınlayan sanatçı Fado tarzı ve Afrika soul müziğini birleştirirken Arapça şarkı söyleyerek bunu nasıl yapabileceğini gösteriyor. "El Mutakallimûn" da, Souad Massi Arap şiirine eğildi ve milenyumun en önemli şiirlerinden bazılarını koleksiyonunun en güzel sözleri olarak kullandı.

Souad Massi son olarak 2019 yılında Oumniya albümünü müzikseverlerle buluşturdu.

Albümleri

♫ Raoui (2001)

♫ Deb (2003)

♫ Mesk Elil (2005)

♫ Live Acoustique (2007)

♫ Ô Houria (2010)

♫ El Mutakallimûn (2015)

♫ Oumniya (2019)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ressam Sacha Jafri rekora koşuyor
Ressam Sacha Jafri rekora koşuyor
Zülfü Livaneli'den gençlere okuma önerileri
Zülfü Livaneli'den gençlere okuma önerileri