Mürekkep Haber yazarlarından Ali İzzet Keçeci, 2013 yılı Ağustos ayında “Bir Azizin Sessiz Feryadı: Hagios Aberkios” başlığı ile sitemizde bir makale yayınlamıştı. Keçeci, yayınladığı makalede kaybolmaya yüz tutmuş Hagios Aberkios Manastırı'nın içler acısı halini gözler önüne sermiş ve bu makale büyük bir yankı uyandırmıştı."Bir Azizin Sessiz Feryadı: Hagios Aberkios” başlıklı makaleye erişmek için tıklayınız
Ali İzzet Keçeci izlenimlerini şu şekilde aktardı: “İki yıl önceye göre değişen hiçbir şey yok! Yine duvarlar yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya, yine yersiz yurtsuz kişilerin gece konaklama mekanı ve yine yol kenarında olmasına rağmen kimsenin dikkatini çekmeden, görülmeden gidilen bir yer. Değişen bir şey yok evet, ne restorasyon adına bir tabela var, ne de bu konuda malzeme yığınağı. Çevresinde daha önceden yapılan ve üzerindeki toprak birikintisini kaldıran ön çalışmalar da yapılmamış olsa bugünleri hiç göremeyecekti “Sessiz Aziz, Hagios Aberkios.”Yine de yetkililerin hakkını yemeyelim, manastır kalıntısının hemen önünde bulunan ve açık alanda kendi halinde büyüyen otlar kepçe yardımıyla temizlenmiş ve yürümeyi kolaylaştıran bir alan açılmış, ancak otların sadece açık alandan değil, Manastırın duvarlarının üzerinden de temizlenmesi gerekmekte ve bir an önce bu eserin tarihe mal olmadan(!) topluma ve insanlara kazandırılması gerekmektedir.”Mürekkep Haber olarak, Aziz Hagios Aberkios’un sessiz feryadını her iki yılda bir düzenli olarak keşif çalışması ile sizlere aktaracağız. Umalım ki iki yıl sonra gittiğimizde restorasyona değil başlamak, bitmeye yakın olsun. En azından biz umut edelim ve ilgili yerlere bunu iletelim.
Hagios Aberkios Manastırı HakkındaGemlik'e bağlı Kurşunlu beldesi şuurları içinde eski manastır kilisesi öreni. Manastır, Bizans kaynaklarında ilk kez IX ve X. yüzyıllarda geçmektedir. XII. yüzyılda 1162 tarihli bir vakfiyeden, kilisenin Manuel I Komnenos döneminde yenilendiği ve "Güneşin Altarı" (sunak) adıyla Theotokos'a ithaf edildiği anlaşılmaktadır. Vakfiye, Nikeplıoros Mystikos tarafından düzenlenmiştir. Ancak XIX. yüzyılda "Hagios Aberkios" adıyla anılan manastırın, geçmişte başka bir bağlantısı olduğu ve zaman içinde bunun değiştiği görüşü genel kabul görmektedir. M. Kaleonymas ve Chr. Papadopoulas adlı gezginler, gerek manastır ve gerekse kilisesinin Ortaçağ'dan kalmış olabileceğini, Osmanlı yönetiminde önemini yitirdiğini ve sonra bu yeni adla tanınmaya başladığını belirtmişlerdir.
Manastırdan günümüze bir iz kalmamıştır. Kiborion planlı kilisenin kare biçimli bir naosu ile doğuya doğaı kademeli olarak uzanan beması ve apsisi vardır. Beş cepheli olan apsis yıkılmıştır. Pantantiflerle geçilen kubbe, kasnagıyla birlikte çökmuştur. Postophorion hücreleri dilimli kubbelerle örtülü olup narteks aynı duvar işçiliğini göstermekle birlikte ana binadan sonra yapılmış olmalıdır, bunun kuzey duvarında hafif eğrilik vardır.
Haziran 1995'te müze araştırmacısı Bengi Çorum'un başkanlığında oluşturulan bir ekiple kilise öreninin bulunduğu yerde temizlik ve kazı çalışmaları yapılmış; çalışmanın giderleri Kurşunlu belediyesi tarafından karşılanmıştır. Kazıda, çeşitli buluntulardan ayrı olarak 1196 tarihli bir mezar yazıtı ile naosun güney duvarına yakın bir mezar içinde başı olmayan bir iskelet bulundu. Ayrıca deniz kıyısında bir kayıkhane ile gemilere su verilen bir sarnıcın izlerine rastlandı. Elde edilen buluntulardan mimari plastik yapıtlar Kurşunlu belediyesinin ayırdığı kapalı bir yerde, küçük parçalar da Bursa Arkeoloji Müzesi'nde korunma altına alındı.
Yazarımız Ali İzzet Keçeci, aradan geçen iki yıllık zaman diliminden sonra, Hagios Aberkios Manastırı'nda bir değişiklik olup olmadığını yerinde tespit etmek amacıyla Manastırın bulunduğu bölgeye yeniden bir seyahat gerçekleştirdi. Bursa'nın Gemlik ve Mudanya ilçeleri arasında, Marmara Denizi kıyısındaki Kurşunlu beldesinde bulunan Hagios Aberkios Manastırı'nda maalesef ki aradan geçen iki yıllık süreçte hiçbir restorasyon çalışması yapılmamıştı.
Ali İzzet Keçeci izlenimlerini şu şekilde aktardı: “İki yıl önceye göre değişen hiçbir şey yok! Yine duvarlar yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya, yine yersiz yurtsuz kişilerin gece konaklama mekanı ve yine yol kenarında olmasına rağmen kimsenin dikkatini çekmeden, görülmeden gidilen bir yer. Değişen bir şey yok evet, ne restorasyon adına bir tabela var, ne de bu konuda malzeme yığınağı. Çevresinde daha önceden yapılan ve üzerindeki toprak birikintisini kaldıran ön çalışmalar da yapılmamış olsa bugünleri hiç göremeyecekti “Sessiz Aziz, Hagios Aberkios.”Yine de yetkililerin hakkını yemeyelim, manastır kalıntısının hemen önünde bulunan ve açık alanda kendi halinde büyüyen otlar kepçe yardımıyla temizlenmiş ve yürümeyi kolaylaştıran bir alan açılmış, ancak otların sadece açık alandan değil, Manastırın duvarlarının üzerinden de temizlenmesi gerekmekte ve bir an önce bu eserin tarihe mal olmadan(!) topluma ve insanlara kazandırılması gerekmektedir.”Mürekkep Haber olarak, Aziz Hagios Aberkios’un sessiz feryadını her iki yılda bir düzenli olarak keşif çalışması ile sizlere aktaracağız. Umalım ki iki yıl sonra gittiğimizde restorasyona değil başlamak, bitmeye yakın olsun. En azından biz umut edelim ve ilgili yerlere bunu iletelim.
Hagios Aberkios Manastırı HakkındaGemlik'e bağlı Kurşunlu beldesi şuurları içinde eski manastır kilisesi öreni. Manastır, Bizans kaynaklarında ilk kez IX ve X. yüzyıllarda geçmektedir. XII. yüzyılda 1162 tarihli bir vakfiyeden, kilisenin Manuel I Komnenos döneminde yenilendiği ve "Güneşin Altarı" (sunak) adıyla Theotokos'a ithaf edildiği anlaşılmaktadır. Vakfiye, Nikeplıoros Mystikos tarafından düzenlenmiştir. Ancak XIX. yüzyılda "Hagios Aberkios" adıyla anılan manastırın, geçmişte başka bir bağlantısı olduğu ve zaman içinde bunun değiştiği görüşü genel kabul görmektedir. M. Kaleonymas ve Chr. Papadopoulas adlı gezginler, gerek manastır ve gerekse kilisesinin Ortaçağ'dan kalmış olabileceğini, Osmanlı yönetiminde önemini yitirdiğini ve sonra bu yeni adla tanınmaya başladığını belirtmişlerdir.
Manastırdan günümüze bir iz kalmamıştır. Kiborion planlı kilisenin kare biçimli bir naosu ile doğuya doğaı kademeli olarak uzanan beması ve apsisi vardır. Beş cepheli olan apsis yıkılmıştır. Pantantiflerle geçilen kubbe, kasnagıyla birlikte çökmuştur. Postophorion hücreleri dilimli kubbelerle örtülü olup narteks aynı duvar işçiliğini göstermekle birlikte ana binadan sonra yapılmış olmalıdır, bunun kuzey duvarında hafif eğrilik vardır.Haziran 1995'te müze araştırmacısı Bengi Çorum'un başkanlığında oluşturulan bir ekiple kilise öreninin bulunduğu yerde temizlik ve kazı çalışmaları yapılmış; çalışmanın giderleri Kurşunlu belediyesi tarafından karşılanmıştır. Kazıda, çeşitli buluntulardan ayrı olarak 1196 tarihli bir mezar yazıtı ile naosun güney duvarına yakın bir mezar içinde başı olmayan bir iskelet bulundu. Ayrıca deniz kıyısında bir kayıkhane ile gemilere su verilen bir sarnıcın izlerine rastlandı. Elde edilen buluntulardan mimari plastik yapıtlar Kurşunlu belediyesinin ayırdığı kapalı bir yerde, küçük parçalar da Bursa Arkeoloji Müzesi'nde korunma altına alındı.



















