Gece Yarısı Kütüphanesi etkinliğinin konuklarından biri oyuncu ve yazar başak sayan oldu. Etkinlikte Sayan, son romanı “Gülün Açtığı Gece” üzerine okurlarla sohbet etti. Söyleşinin ardından yazar, katılımcılar için kitaplarını imzaladı.
Etkinlikte romanın yazım sürecine dair ayrıntılı bilgiler paylaşan Sayan, kitabın ortaya çıkmasının uzun bir araştırma ve yazım döneminin sonucu olduğunu söyledi.
“Kitabın araştırma ve yazım süreci 5 yılı buldu”
Romanlarında farklı disiplinler arasında bağ kurmayı sevdiğini belirten Sayan, yeni kitabının arkasında uzun bir hazırlık süreci bulunduğunu şu sözlerle anlattı:
“Bilim, felsefe ve din farklı alanlar gibi görünse de aslında aynı sorunun peşinden gidiyor. Biz neden varız? Gerçeklik nedir? İnsan nedir? Sadece cevapları farklı yerlerden veriyorlar. Yeni romanım bu farklılıkları sentezlemek üzere çalıştığım beş yıllık uzun bir araştırmanın ürünü. Roman aslında geçen yıl Kasım ayında bitecekti. Ama baskı tarihi yaklaştığında içime sinmeyen bir şeyler olduğunu hissettim ve oturup kitabın neredeyse yarısını yeniden yazdım.”
Sayan, romanın kurgusunda farklı düşünce alanlarının kesişiminden doğan bir anlatı kurmaya çalıştığını ifade etti.
“Kitapların insanların hayatını değiştirme gücü olduğuna inanıyorum”
Söyleşide romanlarında kadın karakterlerin önemli bir yer tuttuğunu da dile getiren Sayan, eserlerinde kadınların içsel dönüşüm süreçlerini anlatmayı tercih ettiğini belirtti. Yazar bu yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
“Kadınların içsel güçlerini keşfetme süreçlerini anlatmayı seviyorum. Bütün kadınların içinde muazzam bir güç var. Ama toplumsal roller ve baskılar bu gücü ortaya çıkarmanın önüne geçebiliyor. Romanlarımda kadınların bu dönüşüm yolculuğunu anlatmak hoşuma gidiyor. Kitapların insanların hayatını değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Yazdıklarımla herhangi bir kadının hayatında olumlu bir etki yaratabildiysem ne mutlu bana.”
Okuma deneyiminin kendi yaşamında da önemli bir etkisi olduğunu belirten Sayan, bazı kitapların hayatındaki kararları etkilediğini ifade etti:
“Benim de bir zamanlar okuduğum kitaplar cesur kararlar almama sebebiyet vermişti. Örneğin hayatımda büyük etki eden iki kitap var: Tanrılar Okulu ve İnsan Olmak.”
“Suç ve Ceza’yı ben yazmak isterdim”
Etkinlikte katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan Sayan’a “Keşke ben yazsaydım dediğiniz bir roman var mı?” sorusu yöneltildi. Yazar bu soruya dünya edebiyatının önemli eserlerinden biriyle yanıt verdi:
“Suç ve Ceza benim için çok önemli bir kitap. Oradaki ana karakterlerden biri olan Sonya Marmeladov’u oynamayı çok isterdim. Zor bir karakter Sonya. Sessiz, mütevazı, acı çeken bir hayat kadını ve başrol Raskolnikov’un en önemli kurtarıcı figürü.”
Sayan, ayrıca farklı dönemlere ait bazı klasik romanlara da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Anna Karenina’yı da çok severim. Çok isterdim yazmış olmayı. Ya da Kara Kitap’ı. Veya Dava’yı…”
“Tek kaçışım kitaplardı”
Sayan söyleşide çocukluk yıllarındaki okuma alışkanlıklarına da değindi. Kitapların hayatındaki yerini anlatırken şu ifadeleri kullandı:
“Annem öğretmen babamsa askerdi. Lojmanda yaşıyorduk. Kurallarla dolu bir hayat. Yapacak hiçbir şey yok. Yapabileceğin tek şey kitap okumak. Babamın çok güzel bir kütüphanesi vardı. Okumaya o kütüphaneden başladım. Rus kitaplarına merakım oradan geliyor. Dünya klasiklerini ortaokuldayken okumaya başladım.”
Kitapların hayatında sürekli yer aldığını belirten Sayan, okuma alışkanlığının günlük yaşamının bir parçası olduğunu söyledi:
“Kitabımı her yere taşırım. Çantamda, arabamda mutlaka bir kitap vardır.”
Yazarlık serüvenine de değinen Sayan, yazma isteğinin uzun yıllardır hayatında olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“İlk romanımı 2006’da yazmaya karar verdim ama aslında ben kendimi bildim bileli yazıyordum zaten.”
Söyleşinin sonunda oyunculuk ve yazarlık arasında yaptığı değerlendirmeyi de paylaşan Sayan, iki alan arasındaki ilişkiyi şu sözlerle anlattı:
“Oyunculuk en büyük hayalimdi. Oyunculuğu öğrenmek için çok emek verdim. Ancak yazarlık, kendim olduğum, en iyi bildiğim, tek ve en değerli şey.”
Etkinlik, söyleşinin ardından gerçekleştirilen imza bölümüyle sona erdi.




















