Zumbura, para yerine zamanın kullanıldığı bir çeşit zaman kumbarası. Yetenek ve tecrübeleriniz karşılığında zaman kazanıyorsunuz ve bu kazandığınız zamanı da başka birinin sahip olduğu yetenek ve tecrübelerden faydalanmak için kullanıyorsunuz.
Zumbara'da işleyiş aslında son derece basit: “Bir saat sen bana yardım et; ben de bir saat sana yardım edeyim.” ilkesi. Bir çeşit imece.
Mürekkep Söyleşiler'de bu hafta Zumbara ekibinden Burcu Ünal ile Zumbara'yı konuştuk.
Zumbara nasıl ortaya çıktı?
Ayşegül (Kurucu), İspanya'ya gidiyor. Birkaç özel firmada çalışmış orada. Yaşadığı mahallede bir "zaman bankası" sistemi olduğunu fark ediyor. Bizdeki muhtarlık gibi düşünün. Bir tablo var ve herkes ihtiyaç duyduğu şeyi o tabloya yazıyor. Sonra araştırmış ki bu zaman bankası sistemi dünyanın her yerinde var. Fakat, Türkiye'de yok. “Bunu Türkiye'de yapabilir miyim? “ diye düşünmüş. Zumbara'nın çıkışı böyle...
Peki Zumbara nedir? Ne işe yarar, nasıl kullanılır?
Zumbara, bir çeşit zaman bankası... Sisteme üye oluyorsunuz. Profil bilgilerinizi tam olarak doldurursanız sistem size beş saate kadar hediye saat veriyor. Zumbara'da bir servis almak isteyenler, bir de servis vermek isteyenler var. Diyelim ki bisiklet eğitimi almak istiyorsunuz. Servisinizi "Bisiklet Eğitimi Almak İstiyorum" şeklinde açıyorsunuz. Daha sonra bu alanda tecrübesi olan kişiler sizinle iletişim kurmaya başlıyor. Bu görüştüğünüz kişilerden bisiklet eğitimini alıyorsunuz ve bu eğitimin karşılığında da o kişiye zaman ödüyorsunuz.
Zumbara'da pek çok servis var. Bu biraz da kullanıcıların hayal gücüne bağlı. İnsanlarla neyi paylaşmak istiyorsanız, neye yeteneğiniz varsa bu alanda servis açabilirsiniz. Bu sizin yaratıcılığınıza kalmış. Bununla ilgili zaman sınırlaması yok. Toplu etkinlikler de yapılabiliyor
Zumbara ilk faaliyete geçtiğinde tepkiler nasıl oldu? Güven açısından ne gibi sıkıntılar yaşandı?
Güven ortamını oluşturmak kolay olmuyor. Zordur, demiyorum ama kolay da olmuyor. Şu an aktif olan kullanıcıların hikayeleri var. Paylaştıkları var. Bunları bloglarda paylaşıyoruz. Güven algımızın değişmesiyle ilgili Zumbara gibi oluşumların büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Önce Boğaziçi Üniversitesi sadece üniversite içinde kullanılan bir sistem geliştirmiş. Bir sorun yaşanmamış ve bu şekilde küçük çapta bir deneyim kazanılmış. İnsanlar: “Ya zaman ödememi yapmazsa, ya işinin ehli değilse?” diye çekiniyorlar şu an daha çok. Farklı amaçlarla servis açanlar da oluyor ama Zumbara kendisini kullanıcıları sayesinde koruyabiliyor. Raporlama sistemi sayesinde farklı amaçlarla Zumbara'ya katılanlar direkt afişe edilebiliyor. Ama aynı zamanda Zumbara'dan tanışıp evlenen insanlar da var.
Zumbara'nın kullanıcı profili nasıl peki?
Kullanıcılar daha çok İstanbul ağırlıklı. Daha sonra İzmir, Ankara, Kocaeli... Tam olarak bunların istatistiği bize gelmiyor ancak kullanıcı profillerinden takip edebiliyoruz. Çok büyük bir oran İstanbul'a ait. Daha çok üniversite öğrencileri ve sürdürülebilir kafa yapısına sahip insanlar çok aktif. "Parasız ne yapabilirim?" diye düşünen insanlar daha aktif Zumbara'da. Her yaştan kullanıcımız var. Spritüel insanlar çok var mesela. Ben kozmik kafa diyorum onlara.

Siz de Zumbara'da aktif bir kullanıcısınız...
Ben tesadüfen buldum Zumbara'yı. Arama motorunda arama yaparken tesadüf eseri Zumbara'yı keşfettim. Sistemi çok beğendim. Servis açtım. Birçok servisten yararlandım. Ben bir terapist ve sosyal bilimciyim. Şu anda da psikoloji alanında yüksek lisans yapıyorum. Yeni öğrendiğim tekniklerle ilgili deneme yapmak için birilerini arıyordum. Bu alanda servis açmıştım. Yaklaşık yirmi kişiyle çalıştım bu alanda. Sonra bana ekipten mail attılar. Aşk terapisiyle ilgili bir servisim vardı. Bunu toplu etkinlik yapmak ister misin dediler. Her çarşamba buluşuyoruz ve kimin ne eksiği var neye ihtiyacı var bununla ilgili çalışma yapıyoruz.
Şu anda ekipte toplam kaç kişi var?
Şu an demirbaş olan on kişi var.
Zumbara ekibi nasıl toplandı peki?
Ayşegül ve Meltem birbirlerine destek olmuşlar ilk başta. Daha sonra toplantılar yapılıyor. Ekibe yeni birileri dahil oluyor. Sabit bir ekip yok. Sürekli değişiyor.
Zumbara'nın kullanıcı profiline baktığımızda daha çok kadınları görüyoruz. Kurucular da kadın. Bunu neye bağlıyorsunuz. Acaba kadınlar sosyal konularda daha mı duyarlı?
Kadınlar kendileriyle daha çok ilgileniyor. Kişisel gelişimlerine önem veriyorlar. Ruhsal, psikolojik durumlarının daha çok farkındalar. Erkekler bu konuları daha çok örtbas etmeye meyilliler. Biz kadınlar, şundan ötürü mutsuzum, ya da kendimi kötü hissediyorum, diyebiliyoruz kolaylıkla.
Zumbara için bir kadın hareketi oluşumu da diyebilir miyiz?
Daha önceden bunu söyleyen olmamıştı. Aslında çok fazla erkek de var. Ekipte çok kadın var. Kurucu Ayşegül.
Zumbara'da yaşadığınız enteresan bir olay desek...
Çok var. Bütün servis değişimleri için hayatımı değiştirdi diyebilirim. Kızımın doğum günü vardı. On yaşına girecekken anne ben klasik doğum günü partilerinden çok sıkıldım dedi. Değişik bir şeyler yapsak, sen değişik insanlar tanıyorsun. Ben de Zumbara'dan servis açtım. Normalde hemen geri dönüş alınamayabilir ama direkt geri dönüşler oldu. Herkes Yağmur için farklı şeyler yaptı. Bir hafta boyunca bu doğum günü etkinleri sürdü ve bu Yağmur'un çok hoşuna gitti. O da servis açtı kendisine. Normalde de alışveriş yapıyoruz ama o kişiler hayatımızda olmuyor. Zumbara'dan tanıştığım herkes şu an hayatımda.
Röportaj: Yusuf Çifci, Gül Şengül, Elif Soykan, Ayşe İsra Ede




















