Zamana yenilen bir tanrı - kral ve Nemrut Dağı’nın büyüleyici...
Reklam

Zamana yenilen bir tanrı - kral ve Nemrut Dağı'nın büyüleyici heykelleri

Nemrut Dağı’nı önemli kılan, dağın tam da zirvesine oturtulmuş, adeta başka bir dağ gibi görünmesini sağlayan tümülüs ve heykellerden oluşan anıt mezar. Bu anıt mezar,  ilk keşfedildiği yıllarda yani 1800’lü yıllarda Asurlular tarafından yapıldığı tahmin ediliyor, fakat daha sonra yapılan detaylı araştırmalarda buranın aslında dönemi için stratejik olmakla birlikte oldukça küçük bir devlet olan Kommagene Krallığı tarafından inşa edildiği anlaşılıyor.

20 Temmuz 2020 - 21:03 - Güncelleme: 20 Temmuz 2020 - 21:25

Yusuf Çifci yazdı

Senin gücün güç inandım / Yüceliğin yüce inandım / Tanrıların büyük âmenna 

Nemrut Dağı, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinden bir tanesi olan Adıyaman’da bulunuyor. Dağın yüksekliği ise 2.150 metre. Yani Türkiye için orta yükseklikte bir dağ. Birazdan detaylıca ele alacağımız bu dağ, Toros dağ silsilesinde yer alıyor. 1987'de UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilen Nemrut Dağı, 1988 yılında tesis edilen Nemrut Dağı Millî Parkı ile korumaya alınmıştır. Nemrut Dağı öylesine bir dağ değil; içerisinde nice gizemi, gücü, gururu, bir tanrı olmayı hayal edip zamana yenik düşen büyük kralı barındırıyor.

Nemrut Dağı’nı önemli kılan, dağın tam da zirvesine oturtulmuş, adeta başka bir dağ gibi görünmesini sağlayan tümülüs ve heykellerden oluşan anıt mezar. Bu anıt mezar,  ilk keşfedildiği yıllarda yani 1800’lü yıllarda Asurlular tarafından yapıldığı tahmin ediliyor, fakat daha sonra yapılan detaylı araştırmalarda buranın aslında dönemi için stratejik olmakla birlikte oldukça küçük bir devlet olan Kommagene Krallığı tarafından inşa edildiği anlaşılıyor.

Peki, en yakın suyun yürüyerek 1,5 saat uzaklıkta olduğu, gövdesi yaklaşık on metre, baş kısımları iki metre olan tonlarca ağırlıktaki bu heykeller 2150 metre yüksekliğe neden inşa edildi? Gelin bunu bizzat bu heykelleri buraya diktiren Kommagene Krallığı’nın büyük hükümdarı 1. Antiochos’tan dinyeleyelim:

“İşte gördüğün gibi, gerçekten Tanrılara layık bu heykelleri ben diktirdim: Zeus-Orosmasdes'in, Apollon-Mithras-Helios-Hermes'in, Artagnes-Herakles-Ares'in heykellerini ve her  şeyi besleyen vatanım Kommagene'nin heykellerini. Aynı taştan yontulmuş olarak ve onunla birlikte tahtta oturur şekilde, kendi heykelimi de tanrıların yanına diktirdim."

1. Antiochos’un bu heykelleri diktirmekteki asıl niyeti tanrıları onurlandırmak ve kendisini yaşarken de adeta bir tanrı ilan ettirmek. Ayrıca 1. Antiochos, burada yer alan kitabedeki yazılardan anladığımız kadarıyla burasının sonsuz bir istirahatgâh olmasını istiyor.

Kim Bu 1. Antiochos?

1. Antiochos, Kommagene Krallığı’nın bilinen en büyük hükümdarı. Soyunun Pers krallarından ve hatta Büyük İskender’den geldiği iddiasını ortaya atıyor. Bir de kendini “Roma Dostu” olarak tanımlıyor –ki bu da dünyanın en büyük imparatorluğu olan Roma İmparatorluğu’na sınır olan Kommagene’nin uzun yıllar ayakta kalmasını sağlıyor. 1. Antiochos zamanında Kommagene Krallığı en parlak zamanlarını yaşıyor. Hatta barışın ve refahın sembolü haline geliyor. İnanması güç olsa da bu minik krallık, Roma İmparatorluğu ile girdiği savaşta Roma İmparatorluğu anlaşma yapmak zorunda kalıyor. Kommagene Krallığı 1. Antiochos’tan sonra 100 yıl daha ayakta kalıyor ve sonrasında tarihin derinliklerine gömülüyor.

Nemrut Dağı Heykelleri Ne Zaman Yapıldı?

1. Antiochos’un devlet yönetimindeki başarısı ve Roma İmparatorluğu ile girdiği savaşta zafer kazanması ona Nemrut Dağı’na döneminin en büyük anıt mezarını yapma fırsatı veriyor. Kommagene kralı 1. Antiochos, M.Ö. 62 yılında bu dağın tepesine, pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar-tapınağını da yaptırıyor. Ayrıca mezarda, bir kartalın başı gibi tanrıların taş oymaları da bulunuyor.

Nemrut Dağı’nda 1. Antiochos’un da mezarının olduğu sanılıyor ama yapılan kazılarda bu mezara ulaşılabilmiş değil. 1. Antiochos’un mezarı bulunursa Tutankamon’un mezarının açılmasından sonra en büyük arkeolojik kazı olacağına inanılıyor. Pek çok arkeolog ise buradaki tümülüsün kazılmasının heykellere zarar vereceğini düşünüyor. Bu yüzden de dünya üzerinde bulunan en büyük tümülüs olan Nemrut Dağı’ndaki tümülüs tam anlamıyla kazılabilmiş değil.

Nemrut Dağı Heykelleri Nasıl Bulundu?

1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınan Nemrut Dağı’ndaki heykellerin bulunuşu ve kazı çalışmaları yaklaşık 100 yıl sürüyor. Burareda ilk kazı çalışmasını 4 Mayıs 1882 tarihinde Alman Mühendis Karl Sester yapıyor. Sester, yaptığı kazılarda burasının Kommagene Krallığı’na ait olduğunu ortaya çıkarıyor. Ulaşımının oldukça zor olduğu Nemrut Dağı’nda Osman Hamdi Bey dahil pek çok kişi incelemelerde ve kazı çalışmalarında bulunuyor. Fakat burada asıl kazı çalışmalarını yapan kişi Amerikalı kadın arkeolog Theresa Goell. Theresa Goell yaklaşık 50 yılını Nemrut Dağı’nın gizemini ortaya çıkarmak için harcıyor. Kendisi bir kazıya başkanlık eden ilk kadın arkeolog olarak biliyor. Bu arada Nemrut Dağı’na öldükten sonra küllerinin buraya savrulmasını isteyecek kadar büyük bir tutkuyla bağlanıyor.

Nemrut Dağı’na Nasıl Gidilir?

Nemrut Dağı’na ulaşmak için Adıyaman’ın Kahta ilçesinden Nemrut Dağı’na uzanan güzergahı takip etmeniz gerekiyor. Oldukça dik bir dağ olması ve keskin virajlarından sebep kendi aracınızla gidilmesi tavsiye edilmiyor. Biz de gittiğimizde bir tur şirketi minibüsü ile gitmeyi tercih ettik. Yolda bazı araçların kaza yaptığını ya da balataların yanmasından dolayı beklediklerini gördüğümüzde kendi aracımızla gitmemenin ne kadar doğru bir karar olduğunu anladık.

Tur şirketleri Adıyaman’dan yahut Kahta’tan sizi araçla alıyorlar. Biz 2020 Temmuz ayında gittik ve dört kişi kişi başı 75 TL ödedik. Tur şirketleri ortalama 350 TL’ye araç kaldırıyor. İster kişi ister 10 kişi bu parayı sizden tahsil ediyor. Biz dört kişi olduğumuz için 350 TL’yi dörde böldük.

Nemrut Dağı Güzergâhında Neler Var?

Nemrut Dağı’na ulaşmak için oldukça güzel bir yol yapılmış. Dağa ulaşmadan önce yol güzergâhında bulunan yine Kommagene Krallığı’nın önemli yapılarına da uğruyorsunuz. İlk durak Karakuş Tümülüsü. Ardından Cendere Köprüsü ve Kahta Kalesi’ni ziyaret ediyorsunuz. Temmuz 2020’de Kahta Kalesi’nde yenileme çalışması olduğu için biz kaleye giremedik.  Nemrut Dağı’na gelmeden son durak ise Arsemia Antik Kenti.

Ve Nemrut Dağı…

Nemrut Dağı’na çıkmadan önce dağın yamacına kurulmuş olan gişe binasından bilet alarak yahut Müzekart ile giriş yapmanız gerekiyor. Dilerseniz zirveye çıkmadan burasının harika terasında çay – kahve içebiliyorsunuz. Fiyatlar ortalamanın bir tık üzeri ama büyüleyici manzaraya değer. Yine buradan hediyelik eşya almanız da mümkün.

Biletlerimizi aldıktan sonra artık Nemrut yolculuğu başlıyor. Zirveye ulaşmak için binden fazla basamağı adımlamanız gerekiyor. Belli aralıklarla banklar konulsa da bu banklar yetersiz. Biz pandemi döneminde yani nispeten ziyaretçi yoğunluğu olmadığı dönemde gitmemize rağmen banklar doluydu. Zirveye çıkmak için acele etmenize gerek yok. Zaman zaman küçük fotoğraf molaları verebilirsiniz, çünkü attığınız her bir adımda büyüleyici bir manzara sizi bekliyor olacak.

Nemrut Dağı’nda Doğu ve Batı olmak üzere iki adet teras var. Doğu terasında güneşin doğuşunu Batı terasında ise batışını izleyebiliyorsunuz.

Nemrut Dağı’na Ne Zaman Gidilmeli?

Nemrut Dağı heykelleri dağın hem batısına hem de doğusuna inşa edilmiş. Batı terasındaki heykeller daha büyük ve daha iyi korunmuş. Biz gün batımını seyretmek istediğimiz için akşam vaktini tercih ettik. Gün batımından iki saat önce tepeye tırmanmaya başladık. Bu sayede her iki terası da detaylıca gezme ve fotoğraflama imkânımız oldu. Siz gün doğumunu izlemek isterseniz gece vakti yola koyulmanız gerekecek. Bu arada “yaz vakti gidilir mi?” klişelerine aldırmayın. Hava evet, sıcak ama kimse baygınlık geçirmiyor. Zaten Nemrut Dağı’nın zirvesi oldukça serin. Gece gidecekseniz üzerinize hırka almanız gerekebilir. Akşam için biz açıkçası pek üşümedik.

Adıyaman’da Nerede Kalınır?

Hem Adıyaman merkezde hem de Kahta ilçesinde pek çok otel bulunuyor. Biz merkezde yer alan Hotel Arsemes’i tercih ettik. Üç yıldızlı olmasına karşın sundukları hizmet oldukça iyiydi. Temmuz 2020’de iki kişi kahvaltı dâhil toplamda 150 TL’ye konakladık. Kahvaltı açık büfe ve oldukça çeşitliydi. Üstelik otel çalışanları da son derece kibar.

Adıyaman’a Dair Hayal Kırıklığı

Türkiye’nin nerdeyse bütün illerini gezdim ama Adıyaman bir noktada beni hayal kırıklığına uğrattı. 22.00 civarı şehir merkezini keşfetmek ve yemek yemek  için kız arkadaşım ile dışarı çıktık.  Bu saatte koca şehirde neredeyse tek bir kadın bile yoktu. Kız arkadaşım yaz günü nasıl giyilirse öyle giyinmişti, ama maalesef bakışlardan yürüyemez hale geldik. Her geçenin mutlaka başını çevirip ve uzun uzun bakması, Kommagene gibi barış içinde yaşayan bir krallığa ev sahipliği yapmış bir kent için zannediyorum talihsizlik.

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Netflix'te yakında gösterime girecek Türk yapımları
Netflix'te yakında gösterime girecek Türk yapımları
Müslüman Doğu'nun ilk operası: Leyla ve Mecnun
Müslüman Doğu'nun ilk operası: Leyla ve Mecnun