Nilgün Çelik yazdıTood May, Clemson Üniversitesinde felsefe profesörü olarak görev yapmakta. Türkçeye çevrilmiş birçok kitabı var. En son İrene Yayınlarından Varolma-ma-nın Felsefesi adlı eseri Bekir Aşçı tarafından Türkçeye çevrildi. May, eserinin teşekkür yazısında “Bu kitap duygusal bakımdan kolayca okunacak bir kitap değil. Yazması da kolay olmadı.” diyor. Hal böyle olunca sorgulama üzerine yazılmış kitabı incelemek ve bir iddiada bulunmak hayli güç. Durumları sorgulamaktan çekinmeyenlerin, felsefe severlerin, zevkle okuyacağını iddia edebilirim.Tood May, Varolma-ma-nın Felsefesi adıyla ve Dayanılması Zor Zamanlar İçin Felsefi Bir ikilem alt başlığıyla okuruna bir düşünceyi dayatmıyor, felsefi bir bakışla dünyayı ve üzerindeki canlıları, varlıkları ya da yokluklarıyla irdeliyor. Bakış açısı verip geri çekiliyor. Zaman zaman okuruna kuvvetli sorular sorarak düşündürüyor: “Çevreye verdiğimiz bunca zarar ve diğer canlılara çektirdiğimiz bunca ızdırap göz önüne alındığında, türümüzün ortadan kalkması, çoğalmayı ve varolmayı sürdürmemizden daha iyi bir netice doğurmaz mı?” (s,23) Yaşam sürdürülmeye değer mi? Okuruna bu soruyla yaklaşırken yaman çelişkiyi de önlerine bırakıyor: “Eğer ızdırap ve ölümün kaçınılmazlığı yaşamı değersiz kılıyorsa, o zaman neden çoğu insan yaşamlarına bu denli bağlı?İnsanlara yaşamlarını sürdürmeye değer olup olmadığını ya da varoluşlarından memnun olup olmadıklarını sorduğumuzda neden genellikle olumlu yanıt veriyorlar?” (s,30)Tood May okuruna sorularla düşünme alanı açarken konu hakkında görüşlerini, varsayımlarını iletmekten geri durmuyor. Mutsuzluk ve ızdırabın haz ve mutluluk dengesi oluşturduğunu iddia ediyor. Kitabın ana teması insan. Ancak insanın varlığı ve türünü devam ettirmesi gezegen için bir tehdit mi şans mı, onu anti tezlerle destekleyerek irdeliyor. Daha fazla mutlu insanın dünyayı mutlu kılacağını iddia ederken karşı tezini sunuveriyor: “Önemli olan sadece mutluluk miktarı değildir ama aynı zamanda bu mutluluğun etrafa nasıl yayıldığıdır. Yani dünyayı daha iyi yapan, sadece toplam mutluluk miktarı değil, kimin daha fazla, kimin daha az mutluluğa sahip olduğudur.” (s,38) Tood May böylece faydacılık bakış açısından durumu değerlendirirken bunun varoluşsal sorunda yeterli olmadığını, ahlaki yönden de değerlendirilmesi gerektiğini söyler. Asıl meselenin de bu olduğu çok açıktır. Kitabı zenginleştiren ve May’ın uzun bir araştırma sürecinden geçtiğini okuruna hissettiren bölüm burası. Birçok filozoftan alıntı ve görüş paylaştığı bölüm felsefe severler için oldukça zengin. Kant’dan Sarah Buss’a,Nandi Theunissen’e kadar insan ve varolma üzerine fikir ve yorum paylaşmakta. Eserin insan ve varolma konusunu ahlaki yönden değerlendirdiği bu bölüm ister felsefe sevin ister sevmeyin dünyanın yaşanabilirliği konusuna biraz hassas yaklaşan herkesin ilgisini çekeceği fikrindeyim. Zira bu konuyu içselleştiren herkes gibi ben de iklim değişikliğininönümüze daha neler getireceğine kafa yorarkenormansızlaşmanın ve sanayileşmenin doğadaki yıkımına, hayvanlara yapılan zulme, onların mutluluğu için yapılabilecek çarelere, endüstriyel çitliklerdeki ineklerin yaşamından, doğada aç kalan hayvanlara ve ekolojik sapmaya kadar her şeyi olabildiğince takip etmekteyim. May burada bu maddeleri ahlaki yönden ele alırken okuruna eserin konusu olan soruyu da sorup susuyor: “İnsan türü yer yüzünden silinse daha mı iyi olur?”“Şimdiye kadar, insan varoluşunun dünyaya ızdırap verdiği, merkezi de olsa tek bir yola odaklandık. Endüstriyel çiftlik hayvanlarının tüketimi, kendimizi nasıl savunmaya çalışırsak çalışalım, varoluşumuzu sürdürmemizin meşru olup olmadığını belirsiz kılacak kadar muazzam düzeyde ızdıraba neden olmaktadır.” (s,81)“Varoluşumuzu daim kılmak, halihazırda yaşayan insanların anlamlılığına önemli bir katkı sağlıyor. Bununla birlikte, başka hayvanlara yaşattığımız büyük ıstıraplar ve dünyanın ekosisteminde yol açtığımız tahribatla bağlantılı olarak, varolmaya devam etmemek için de bazı iyi nedenlerimiz var.” (s,111)Bununla birlikte Tood May, eserinde Nüfus başlıklı bölümünde Türk Kadının mutlu edeceğini düşündüğüm olumlu bir fikir de sunuyor. Etkili nüfus kontrolünün ancak kadınların kariyer yapmasıyla başarılabileceğini savunmakta. Yine dünyayı kurtaracak tek canlı kadınlar, düşüncesi geçiyor içimden. Çocuk doğurmak yerine daha uzun süreli eğitimde kalmanın dünya nüfusunu azaltacağını (dünyanın rahatlayacağını) savunmakta. Son dönemde sadece çocuk yapma görevi verilen kadına Amerikalı Felsefeci Tood May’dan destek geliyor. Kendimiz için atılan her adım, dünyayı kurtarmak üzerine de olmalı. “Eğer bir tür olarak dünyada ahlaken daha duyarlı bir şekilde yaşamanın bir yolunu bulamazsak, dünyanın bizsiz daha iyi olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Söz konusu olan, eylemlerimizi birbirimize karşı gerekçelendirmek değil, en başta dünyada var olmaya devam etmemizin gerekçelendirilmesidir.” (s,138)“İnsanlığın daim kılınmasının bütüncül olarak iyi bir şey olup olmadığını bilmiyorsak ve belki bilemeyeceksek de bu varoluşu daha iyi bir şey haline getirmek için neler yapabileceğimizi biliyoruz.”(s,140) Tood May umutsuz sorularından sonra eserini ne yapacağımızı biliyor güvencesiyle bitirmesi okur olarak beni de güçlü kıldığını söylemek isterim.Eseri, varolmayı sorgulayan herkese öneriyorum.
Kitap
Yayınlanma: 19 Ağustos 2025 - 10:12
Güncelleme: 19 Ağustos 2025 - 19:19
Varolma-ma-nın Felsefesi: Tood May, insanlığın geleceğini sorguluyor
Amerikalı filozof Tood May, Varolma-ma-nın Felsefesi adlı kitabında insanlığın varlığını sorguluyor; ekolojik yıkım, hayvan hakları ve ahlaki sorumluluk üzerinden “İnsan türü yeryüzünden silinse daha mı iyi olur?” sorusunu okurun karşısına çıkarıyor.
Kitap
19 Ağustos 2025 - 10:12
Güncelleme: 19 Ağustos 2025 - 19:19
İlginizi Çekebilir





















