Heykeltıraş Tansu Kırcı, ilk kişisel sergisi “Taşın Belleği” ile taşın binlerce yıllık hafızasını, mekân, bellek ve kimlik ekseninde yeniden yorumluyor. Sergi, taşın yalnızca fiziksel bir malzeme değil, zamanın ve kolektif belleğin sessiz bir tanığı olduğu fikrinden yola çıkıyor.
Sanatçının üretimleri, bireyin varoluşsal yolculuğunu simgeleyen merdiven, kapı ve koridor gibi geçiş formları etrafında şekilleniyor. Bu formlar, kimlik arayışını ve insanın kendini tanıma sürecini temsil eden metaforlar olarak serginin temel anlatı unsurlarını oluşturuyor.

Kırcı, eserlerinde doğrudan mermer ocaklarından seçtiği taşları kullanarak, insan müdahalesi ile doğanın sınırları arasındaki hassas dengeyi görünür kılıyor. Taşın damarları, kırılma noktaları ve direnç alanları, her bir çalışmanın biçimlenme sürecinde belirleyici bir rol üstleniyor. Bu yaklaşım, sanatçının malzemeye yön veren değil, onunla birlikte üreten bir tutum benimsediğini ortaya koyuyor.
Antik Mezopotamya’dan Bizans’a uzanan tarihsel katmanlara göndermeler içeren sergi, günümüz kentlerinin giderek kimliksizleşen yapısına eleştirel bir perspektif sunuyor. Sanatçının üretim pratiğinde, kadim uygarlıklardan miras kalan kültürel birikim ile çağdaş şehir dokusu arasındaki karşıtlık dikkat çekici bir biçimde yan yana geliyor.

“Taşın Belleği”, izleyiciyi, “Bir toplum, unuttuğu taşların ağırlığını ne kadar taşıyabilir?” sorusu etrafında düşünmeye davet ediyor. Sergi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek kültür-sanat merkezine dönüştürülen Balat Fener Evleri – Haliç Sanat 1’de, 15 Şubat 2026 tarihine kadar, pazartesi hariç her gün 10.00–17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.



















