İzmir’in simge yapılarından biri olan 1. Kordon’daki tarihi Alman Konsolosluğu binası, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ihale ile Megapol Group tarafından satın alındı. İzmir’de büyük ses getiren bu satış haberinin ardından tüm gözler Megapol Group’a çevrildi.
İzmirliler doğal olarak bu değerli tarihi yapının yeni kullanım amacını merak ediyorlardı ve bekledikleri açıklama da gecikmeden geldi. Megapol Group Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, binayı restore edip, burada Megapol Modern Sanatlar Müzesi kuracaklarını müjdeledi. Ancak projenin detayları İzmirlileri daha da heyecanlandıracak.
Çünkü burası sıradan bir sanat müzesi değil; İzmir’e dünyanın her yerinden sanat tutkunlarını çekecek yeni bir turizm hamlesi de başlatacak özellikte olacak.
8 bin 500 yıllık geçmişin kendisine bıraktığı tarihi ve kültürel miras; eşsiz doğası, güneşi ve mavi bayraklı plajları ile turizmin parlayan yıldızı olan İzmir; Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Kongreler ve Fuarlar Kenti’ hedefiyle çeşitlendirdiği turizmine şimdi bir de modern sanat turizmini eklemiş olacak.
DÜNYA SANAT HARİTASINA GİRECEK
Projenin detayları hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, kuracakları modern sanat müzesinin toplumun her kesimine hitap edeceği gibi genç sanatçıların eserlerine de yer vererek, sanata ve sanatçıya önemli bir teşvik sağlayacağını kaydetti.
Ancak daha da önemlisi Megapol Modern Sanat Müzesi, İzmir ile dünyanın önemli sanat müzelerine sahip diğer kentleri arasında yeni köprüler kuracak; İzmir dünyanın sanat haritasındaki duraklardan biri haline gelecek. Bu da doğal olarak İzmir’e yeni bir turizm çeşidi kazandırmış olacak.
İLK YIL RESTORASYONLA GEÇECEK
Binayı devralmalarının ardından öncelikle restorasyon için gerekli izinleri alacaklarını belirten Selim Gökdemir, daha sonra yapacaklarını ise şöyle anlattı:
“Küresel rekabete açık bir müze hedefliyoruz. Müzede yerli ve yabancı sanatçıların eserleri olacak. Ancak bir müzenin dikkat çekici olabilmesi için ‘sadece o müzede görebileceğiniz’ eserlere de sahip olması gerekiyor. Şimdilik sınırlı bir koleksiyonumuz var ancak bu hedef doğrultusunda yeni alımlar yapacağız. Bununla da yetinmeyip uluslararası müzelerle işbirliği yapacağız. Öncelikle Akdeniz havzasında bizim büyüklüğümüze yakın müzelerle işbirliği yapıp, eser değişimi gerçekleştireceğiz. Bu gözle zaten dünyayı yakından takip ediyoruz. Yeni teknolojilerin sergilendiği müzeleri inceliyoruz. Müzenin konsepti ile ilgili olarak da bir tercihte bulunacağız. Louvre Müzesi çarpıcı bir örnek, klasik eserlerle dolu ve ama dijital eserler de var. Üç boyutlu eserler olabilir dijital olabilir. Bütün bunları yaklaşık bir yıl sürecek olan restorasyon süresince değerlendirip bir karar vereceğiz.”




















