Perşembe Sineması bu yıl, devasa ölçekte uluslararası organizasyonlar olan dünya fuarları, dünya kupaları ve olimpiyat oyunlarının şehirlere etkilerine odaklanıyor. Kurgu ve belgesel 24 filmden oluşan program, Nisan-Haziran ve Eylül-Aralık aylarında SALT Galata’daki Oditoryum’da gerçekleştirilecek.İlki 1851’de Londra’da, “Büyük Sergi” adıyla düzenlenen dünya fuarları, başlangıçta tarım, endüstri ve sanat alanındaki gelişmelerin bir arada sunulduğu sergilerdi. Özünde ilerleme fikrine dayalı fuar temaları, zaman içerisinde ulaşım, iletişim, enerji ve uzay gibi yenilik ve gelişime açık alanların yanı sıra barış, çevre ve gıda gibi aciliyet arz eden konulara eğildi. Tarihi dünya fuarlarının çok öncesine, Antik Yunanistan’a uzansa da, modern olimpiyat oyunları ilk kez 1896 baharında Atina’da yapıldı. Olimpiyatların manevi gücü, yoğun bir rekabet sonucu kazanılan başarıların ülkelere saygınlık kazandırmasından gelir. 1930’da olimpiyat oyunlarından ayrılarak bağımsız bir organizasyona dönüştürülen Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Dünya Kupası ise, kitlelerin futbol tutkusundan beslenir.Dünya fuarlarının geçmişte gözleri kamaştıran başarısı, yarattıkları yeni gelecek umuduna; olimpiyatların evrenselliği, ulusların karşılaşma arzusuna; dünya kupalarının heyecanı, ezelî rekabete dayanır. Bu organizasyonların yüzyılı deviren devamlılıkları, kuşkusuz çeşitli politik ve ekonomik motivasyonlara bağlı. Ancak, 21. yüzyıla gelindiğinde, geçici etkinliklerin şişirilmiş maddi imkânlarla, düzenlendikleri şehirleri hızla ve haksızca biçimlendirmesi fikrine karşı sesler yükselmeye başladı. Demografik açıdan kırılgan çeper mahallelerinde, mevcudu silerek geliştirilen planlar ve kâr beklentisi karşılığında yapılan yatırımların gerçekte topluma yüklenen ekonomik zararı güncel tartışmaların başını çekiyor.No Boston Olympics [Boston Olimpiyatlarına Hayır] adlı aktivist oluşum, şehrin 2024 Yaz Olimpiyatları adaylığından çekilmesiyle sonuçlanan etkili bir kampanya yürüttü. PyeongChang’in kazandığı 2018 Kış Olimpiyatları yarışında da, Almanya Yeşiller Partisi Münih’in adaylığını desteklememişti. “Feeding the Planet, Energy for Life” [Gezegeni Beslemek, Hayata Enerji] temasıyla Milano’da düzenlenen EXPO 2015’in açılışı, 30 bin kişinin katıldığı bir yürüyüşle protesto edildi. Uluslararası basında, 2022 Dünya Kupası için Katar’da yaptırılan inşaatlarda yılda 400 ila 600 işçinin öldüğüne dair haberler çıkıyor. Perşembe Sineması programındaki filmler, söz konusu güncel tartışmalar kadar, şehirliler için bir mücadele alanına dönüşen bu büyük organizasyonların tarihsel arka planını ve popüler kültürdeki yerini inceliyor. Nisan-Haziran Programı7 Nisan Matthew Silva, Modern Ruin: A World’s Fair Pavilion [Modern Harabe: Bir Dünya Fuarı Pavyonu], 201514 Nisan Paul Weiland, Sixty Six [Altmış Altı], 200621 Nisan Fatima Geza Abdollahyan, Kick in Iran [İran’da Tekme], 200928 Nisan Katsuhiro Ôtomo, Suchîmubôi [Buhar Çocuk], 20045 Mayıs Victor Buhler, The Beautiful Game [Güzel Oyun], 201312 Mayıs Paul Kelly, What Have You Done Today Mervyn Day? [Bugün Neler Yaptın Mervyn Day?], 2005 Paul Kelly, Seven Summers [Yedi Yaz], 201219 Mayıs Raynal Pellicer, Paris Belle Époque, 200426 Mayıs Charles Walters, Walk, Don’t Run [Koşma, Yürü], 19662 Haziran Scott Huegerich ve Bob Miano, The World’s Greatest Fair [Dünyanın En Harika Fuarı], 20049 Haziran Debs Gardner-Paterson, Africa United [Birleşik Afrika], 201016 Haziran Miao Wang, Beijing Taxi [Pekin Taksi], 201023 Haziran Yakında duyurulacak. Perşembe Sineması Filmleri şöyle;Modern Ruin: A World’s Fair Pavilion [Modern Harabe: Bir Dünya Fuarı Pavyonu] (2015)7 Nisan, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Matthew Silva78 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılı1964-65 New York Dünya Fuarı’nın pırıltılı sembolü New York Eyalet Pavyonu, bugünkü terkedilmiş hâliyle 1960’lardaki iyimserlik anlayışının yıllar içerisindeki dönüşümünün kanıtı gibidir. Bu belgesel film, mimar Philip Johnson’ın tasarladığı pavyonun ihtişamlı fuar günlerinden günümüze, son yarım yüzyıla yayılan çöküşünü anlatır. Filmde, fuar sonrası 60’lara özgü bir konser salonu ve 70’lerde bir paten pisti olarak işlevlendirilen yapının zamanla nasıl ihmal edildiği ve kurtarılıp yeniden kullanıma açılması için giderek artan çabalar ayrıntılarıyla aktarılır.New York Eyalet Pavyonu’nun inşa edildiği Flushing Meadows Corona Park (Queens), ilk olarak 1939-40 Dünya Fuarı için şehir planlamacısı Robert Moses tarafından bir çöplükten dönüştürülmüştü. New York’un baş mimarı olarak anılan Moses, eyalet genelinde planladığı ağaçlı yollar ve toplu taşıma yerine karayollarını destekleyen planlama anlayışıyla tarihte adından sıkça söz ettirir.Perşembe SinemasıSixty Six [Altmış Altı] (2006)14 Nisan, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Paul Weiland93 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılıDramatik komedi türü bu film, ailesi tarafından fark edilme ümidiyle görkemli bir Bar-Mitzva töreni planlayan yalnız ve tuhaf bir çocuğun, Bernie Reubens’in hikâyesini anlatır. Ne var ki Bernie, tören günü olarak bilmeden İngiltere’nin 1966 FIFA Dünya Kupası final maçını oynayacağı günü seçmiştir; yani, büyük gününde yine görmezden gelinme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yönetmen Paul Weiland’ın kendi hayat hikâyesinden uyarlanan film, bir çocuğun kaygıları üzerinden 1960’lar İngiltere’sine hâkim keyifsiz ve ikircikli ortamı betimler.İngiltere ile Batı Almanya arasında Wembley Stadyumu’nda oynanan final maçını 4-2’lik skorla İngiltere kazandı. Televizyonda son defa siyah-beyaz yayımlanan 1966 kupa maçları, ABD’de düzenlenen 1994 FIFA Dünya Kupası’na kadar aşılamayan rekor sayıda izleyici tarafından takip edildi. Kick in Iran [İran’da Tekme] (2009)21 Nisan, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Fatima Geza Abdollahyan82 dakikaFarsça, İngilizce, Mandarin; Türkçe ve İngilizce altyazılıTahran’da yaşayan profesyonel kadın sporcu Sara Hoşcamal‐Fıkrî, İran’da bir ilke imza atarak 2008 Yaz Olimpiyatları’na katılmaya hak kazanır. Bu, antrenörü olan tekvandocu Maryam Azarmehr için büyük bir başarı olduğu kadar, İran İslam Cumhuriyeti’nde erkeklerle eşit haklar ve daha fazla özgürlük için mücadele veren tüm kadınlar adına büyük bir adım olur. Sara’nın Pekin’e uzanan zorlu yolculuğunu konu alan belgesel filmde, Sara gibi kadın sporcuların, şeriat yasalarının katı şekilde uygulandığı, erkek egemen toplumlarda kadınlara gitgide genişleyen özgürlük alanları açtığı vurgulanır.Sara’nın Olimpiyatlar’a katılacak olması, muhafazakâr kesimlerde büyük bir muhalefetle karşılandı, ancak yine de ülke çapında destek gördü ve uluslararası düzeyde ilgi uyandırdı. 20 yaşındaki Sara, TIME dergisinin Pekin 2008 için hazırladığı en ilgi çekici 100 sporcu listesinde 22. sırada yer aldı.Suchîmubôi [Buhar Çocuk] (2004)28 Nisan, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Katsuhiro Ôtomo127 dakikaJaponca; Türkçe ve İngilizce altyazılıAlternatif bir gerçekliğe dayalı 19. yüzyıl Britanya’sında yaşayan genç dahi mucit Ray Steam, buhar gücüyle çalışan mekanik araçlar üretir. Bir gün dedesinden, içinde esrarengiz bir metal küre olan bir paket alır. Ray, tüm ülkeye yetecek kadar yüksek bir enerji kapasitesine sahip bu buhar küresini kullanarak kötülüğe karşı savaşmak, ailesini korumak ve Londra’yı yok olmaktan kurtarmak zorunda kalacaktır.Destansı bir animasyon bilim-kurgu filmi olan Suchîmubôi [Buhar Çocuk], ilk dünya fuarı olarak kabul edilen 1851 tarihli “Büyük Sergi” ile düzenlendiği The Crystal Palace yapısını ayrıntılarıyla yeniden canlandırır. Film, Avrupa’daki 1848 Devrimleri’nin ardından ilerlemeye dayalı yeni bir dünya barışının vadedildiği bu tarihî organizasyon aracılığıyla bilimin nasıl iyi ve kötü amaçlar için kullanılabildiğine işaret eder. The Beautiful Game [Güzel Oyun] (2013)5 Mayıs, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Victor Buhler84 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılıModern Afrika’da futbolun bireysel ve toplumsal açıdan sahip olduğu değiştirici güç, bu belgesel filmde kıtanın dört bir yanından örneklerle anlatılır. Film, milyonlarca Afrikalının hayatının bu “güzel oyun”la nasıl iç içe geçtiğine dair Kenya, Mısır, Güney Afrika, Nijerya, Gana ve Fildişi Sahili’nden derlenmiş altı hikâyeyi birlikte işler. Böylelikle, futbolun günlük hayatta ne denli etkili bir sosyal ve gelişimsel araç olabileceğine ve Afrika’nın geleceğini şekillendirmedeki önemli rolüne dikkat çekilir. “Afrika’da bir şeyleri başarmak için futbol maçlarını kullanmak harika bir yol. Maçın başında veya devre arasında HIV üzerine bilgilendirme yapabilir, başkanlığa adaylığınızı koyabilir veya halkı örgütleyebilirsiniz. Üstelik, Afrikalı futbol oyuncularının kat ettikleri yol başka alanlarda da etkisini gösteriyor. Mesela, filmdeki Emmanuel’in, hayatının sonuna kadar futbol oynayıp oynayamayacağını bilmiyoruz. Ama Emmanuel, edindiği deneyimler ve mükemmel eğitimiyle Gana’ya gidecek ve halkının, ülkesinin gelişimine katkı sağlayacak.” Victor Buhler What Have You Done Today Mervyn Day? [Bugün Neler Yaptın Mervyn Day?] (2005)Seven Summers [Yedi Yaz] (2012)12 Mayıs, 19.00SALT Galata, OditoryumWhat Have You Done Today Mervyn Day? [Bugün Neler Yaptın Mervyn Day?]Yönetmen: Paul Kelly46 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılıElektronik müzik üçlüsü Saint Etienne ve yönetmen Paul Kelly’nin iş birliğiyle Londra’daki Barbican Centre için hazırlanan bu film, kurgusal karakterlere yer veren bir belgeseldir. Gazete dağıtıcısı genç Mervyn Day’in günlük rotasını takip eden filmde, Londra’nın doğusundaki Aşağı Lea Vadisi’nin gizli tarihine dair büyülü izler açığa çıkar. Çekimler 2005 yılı yazında Londra’nın, bu eski endüstriyel bölgenin yeniden yapılandırılmasına vesile olacak 2012 Olimpiyatları ev sahipliğinin açıklanmasından önceki birkaç haftada gerçekleştirilmiştir.Saint Etienne üyelerinden Bob Stanley, Temmuz 2012’de şöyle yazar: “2012’nin mimarları, yakın zamanda London School of Economics’te bir konuşma yaptı. Olimpiyat mirasının ne kadar büyük önem taşıdığını vurgulama; parktaki yapıların nasıl halka açık olacağı ya da başka yerde yeniden kurulacağını anlatma telaşındaydılar. Hiç kimse, bögenin tarihinden bahsetmedi. Doğu Londra’nın bu kısmı yüzyıllar boyunca, bizlere modern Britanya’nın araçları olan petrol ve plastik üretmek için harcanmıştı. Geride bunu hatırlatacak hiçbir iz kalmaması son derece üzücüdür.” Seven Summers [Yedi Yaz]Yönetmen: Paul Kelly10 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılı Bu kısa belgesel film, elektonik müzik üçlüsü Saint Etienne ve Paul Kelly’nin iş birliğinde hazırlanan What Have You Done Today Mervyn Day? [Bugün Neler Yaptın Mervyn Day?] filminin devamı niteliğindedir. Film 2012’de, Aşağı Lea Vadisi’nde olimpiyatlar nedeniyle yürütülen yeniden yapılandırma çalışmalarının bölge halkı ve Doğu Londra silüetini nasıl etkilediğini araştırır. Olimpiyat parkının henüz inşa edilmemiş olduğu 2005 yılı çekimlerinden görülmemiş bölümler ve bu karmaşık peyzaja dair 2012 yılı görüntülerini içeren film, bölgenin içine düştüğü sürekli değişim hâline dikkati çeker. Paris Belle Epoque (2004)19 Mayıs, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Raynal Pellicer52 dakikaFransızca; Türkçe ve İngilizce altyazılıBu belgesel film, bugün bile nostalji ve hayranlıkla anılan bir devrin Paris’ini gözler önüne serer. Filmde, 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçişte, 1900 Evrensel Sergisi’ne ev sahipliği yapan ve sanat tarihinin en dikkat çekici hareketlerinden Art Nouveau’nun doğuşuna şahitlik eden Fransız başkenti konu edilir.Odağın ilk defa üreticiden tüketiciye kaydığı yüzyıl dönümü sergisi, yürüyen merdivenleri ve yürüyen bantlarıyla o tarihe kadar elektriğin en geniş çapta kullanıldığı etkinliktir. Aynı zamanda, bu dünya fuarı, tarihte nadir görülen bir şekilde modern olimpiyatların ikincisine de ev sahipliği yapmıştır. Walk, Don’t Run [Koşma, Yürü] (1966)26 Mayıs, 19.00SALT Galata, OditoryumYönetmen: Charles Walters114 dakikaİngilizce; Türkçe altyazılıİş nedeniyle Tokyo’ya giden İngiliz sanayici Sir William Rutland (Cary Grant), yaklaşan Olimpiyat oyunları nedeniyle turist akınına uğrayan şehirde kalacak bir yer bulamaz. Christine Easton’ı (Samantha Eggar), evinin bir odasını birkaç günlüğüne kendisine kiralamaya ikna eder. Ancak, Rutland’ın bu odayı Amerikan Olimpiyat takımından Steve Davis (Jim Hutton) ile paylaşmaya kalkışması olayları karmakarışık hâle getirir. Filmin devamında Rutland, iki gencin arasını yapmaya çalışacaktır.Olimpiyat oyunları, Asya kıtasında ilk kez 1964’te gerçekleştirildi. Tokyo’daki bu organizasyon, hem kentin planlama ihtiyaçlarını karşılama hem de savaştan çıkmış Japonya’nın endüstri ve ekonomide yeniden güçlendiğini uluslararası camiaya kanıtlanma adına önemli bir imkân olarak değerlendirildi. Walk, Don’t Run [Koşma, Yürü] filminin Tokyo görüntüleri, Olimpiyatlar sırasında yerinde çekildi. Film aynı zamanda, Cary Grant’ın rol aldığı son filmdir.
Sinema
Yayınlanma: 31 Mart 2016 - 21:48
Salt'ta 'Perşembe Sineması' yeniden başlıyor
SALT tarafından hazırlanan Perşembe Sineması yeniden başlıyor. Perşembe Sineması bu yıl, dünya fuarları ve kupaları ile olimpiyatların, düzenlendikleri şehirlere geçici ve kalıcı etkilerinin izini sürüyor.
Sinema
31 Mart 2016 - 21:48
















