Oyun, şiddetin olağanlaştığı, itaatin erdeme dönüştüğü ve bireyin yavaş yavaş yalnızca işleve indirildiği bir düzeni sahneye taşıyor. Topor’un kara mizah ve gerçeküstücülükle beslenen dili, Uzuner’in traji-komik ve grotesk rejisiyle birleşerek rıza üretiminin sistemin en sadık bekçisi olduğunu izleyiciye gösteriyor.
Joko’nun Dönüşümü Sahnedeki Mercek Altında
Oyun, bir atık su deposu işçisi olan Joko’nun başkalarını sırtında taşımayı kabullenmesiyle başlayan dönüşümünü anlatıyor. Joko, bir kişiden çok bir taşıyıcıya, bir bedenden çok bir araca dönüşüyor. Bu süreç ansızın gerçekleşmiyor; tam tersine, düzenli, mantıklı ve “makul” gerekçelerle sinsice ilerliyor.
Joko’nun yaşadığı deneyim, istisnai bir zulüm değil; düzenin ta kendisi olarak sahnede karşımıza çıkıyor. Akıl dışı, korkutucu ve uyumsuz olan unsurlar bireyi paramparça ederken, sistem bu parçalanmışlık üzerinden güçleniyor.
Topor’un Absürd Dünyası
Topor, hayatın gerçek yüzünü absürd bir biçimde sahneye taşırken, zekâsı ve keskin mizahıyla büyük aldatmacayı gözler önüne seriyor. Oyun, izleyiciye sistemin işleyişindeki mantığı ve bireyin bu mekanizmalar karşısındaki kırılganlığını gösteriyor.
Oyun Tarihleri ve Mekân
Prömiyer: 13 Mart 2026
Devam Eden Gösterimler: 14 ve 15 Mart 2026
Mekân: Cihangir Atölye Sahnesi




















