İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda gerçekleştirilen Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu, sanatçı Nilbar Güreş’in “Gözlerinizden Öperim” başlıklı sergisine ev sahipliği yapacak. Serginin küratörlüğünü Başak Doğa Temür üstleniyor.
Sergi, sanatçının bienal için ürettiği yeni çalışmalarla birlikte önceki dönemlerinden seçilen eserleri bir araya getiriyor. 9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek bienal kapsamında Türkiye Pavyonu’nda izleyiciyle buluşacak proje; T.C. Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla düzenleniyor.
“Gözlerinizden Öperim” sergisi farklı disiplinleri bir araya getiriyor
“Gözlerinizden Öperim”, Nilbar Güreş’in fotoğraf, video, kolaj ve tekstil gibi farklı mecralara yayılan çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçının son dönem üretimlerinde üç boyutlu formların öne çıktığı görülüyor.
Türkiye Pavyonu’nda yer alacak sergide büyük ölçekli heykel ve yerleştirmelerin izleyiciyle buluşması planlanıyor. Yapıtlar, İstanbul’da yürütülen üretim sürecinin ardından Aralık 2025 – Mart 2026 tarihleri arasında heykeltıraşlar, metal ustaları, terziler ve zanaatkârların katkısıyla tamamlandı.
Sergide kullanılan malzemeler yalnızca biçimsel unsurlar olarak değil, aynı zamanda hafıza ve emek taşıyıcısı olarak ele alınıyor. Yeni üretimler, sanatçının önceki dönemlerinden seçilen çalışmalarla birlikte sergide yer alacak.
Sergi mekânında mekânsal ilişkiler öne çıkıyor
Serginin küratörü Başak Doğa Temür, bienal kataloğu için hazırladığı metinde serginin mekânsal yapısına dikkat çekiyor. Temür’e göre sergi, doğrusal bir anlatı yerine mekân içinde kurulan ilişkiler üzerinden ilerleyen bir kurgu öneriyor.
Eserlerin bir kısmı zemine yakın konumlanırken bazı çalışmalar duvar yüzeylerine yaslanıyor veya tavandan sarkıyor. Bu yerleştirme biçimi, ziyaretçiyi belirli bir rota yerine mekân içinde farklı ilişkiler kurmaya yönlendiriyor.
Sergi kapsamında ele alınan temalar arasında toplumsal cinsiyet, göç, aidiyet, yerinden edilme, ırkçılık ve zenofobi gibi konular yer alıyor. Nilbar Güreş’in üretiminde tekstil, giysi ve gündelik nesneler gibi unsurların önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor. Bu malzemeler, sergide hem kişisel hem de kolektif hafızaya işaret eden öğeler olarak kullanılıyor.





















