Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi 2017-2018 kültür sanat sezonu, Gülçin Anmaç’ın “Nakkaşname” adlı minyatür sergisi ile açılıyor. 7 Ekim Cumartesi günü saat 18.30’da sanatseverlerle buluşacak olan sergi 13 Kasım’a kadar görülebilecek.Tezhip ve minyatür sanatlarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ile Geleneksel Türk El Sanatları Sanatkarı” onayına sahip olan Anmaç, tezhip çalışmalarına 1994 yılında Cahide Keskiner ile başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Cahide Keskiner başkanlığında düzenlediği Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Kursunu 2002 yılında başarıyla bitiren Anmaç aynı sene minyatür çalışmalarına Nusret Çolpan ile devam etti. Sanatçı, merhum Nusret Çolpan’ın 2008 yılı vefatına kadar atölyede, nakışhane ve farklı mekânlarda sanat üretimi, aktiviteleri ile eğitimlerinde hocasıyla beraber çalıştı.TBMM Milli Saraylar Klasik Türk Sanatları Merkezi, Üsküdar Belediyesi Balaban Tekkesi Kültür Evi, Bahariye Sanat Atölyeleri ile Kültür Konseyi Derneğinde eğitim veren ve İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Klasik Türk Bezeme Sanatları Atölyesi ile kendi atölyesinde sanat çalışmalarını yürüten Gülçin Anmaç, yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli şehirlerde düzenlenen yüzden fazla sergiye ve uluslararası sanat festivallerine katıldı, çalışmaları elliden fazla kitapta basıldı. Sanatçıya ait özgün minyatürlerin bir kısmı, yurt içi ile yurt dışındaki özel ve resmi koleksiyonlarda yer alıyor.
“NAKIŞINDA GÜZELE YAKINLAŞTIRAN AYRINTILAR VAR”Prof. Dr. Yurdagül Mehmedoğlu, Anmaç’ın eserleri hakkında şu değerlendirmelerde bulunuyor:“Gülçin Anmaç’ın minyatürlerinde, samimiyeti çağrıştıran bir yurtsuzlukta, göçte zemin bulur nakış. Ona ayrılan mekânı, aralığı, zemini tek imkânı kabul ederek hem bütüne tamlanan yarımlarla mekândan taşarak çoğalır. Hem de tam kompozisyonlarla mekâna tamlanan bir parça olmayı sürdürerek sürekliliği devralır. Biz tam bu noktada sürekliliği sağlayan hareketin devinimine dahil olur, onunla birlikte esere doğru olduğu kadar o tarihsel dilime ve o tarihsel nesneye de yaklaşırız. Bu bir anlam yakınlaşmasıdır başka türden gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hareket ile. Sanatkârın gözünden esere doğru ağan, onun gönlünün imbiğinden geçmiş olan anlam dünyasında bizi oyalar, eğleştirir. Aynı titreme bizim de içimize dolar, aynı irade bizi de içine alır.”Prof. Dr. Mehmedoğlu’na göre Gülçin Anmaç’ın nakışında, her ayrıntı eserde aynı derecede güzele yakınlaşıyor. Çizginin boşluk doluluk üzerine dengesi, leke etkisi vs. nisbetlerin hem müthiş girift, hem akıl almaz inceliği ile göz onu teferruatta okumaya anlamaya koyulduğunda ya da ona hayat bahşeden dramdan uzaklaşılarak onu oluşturan unsurlara yöneldiğinde eserin bütünü kendini arza ya da savunmaya başlıyor. Olağan dışı bu zengin, şiirsel, revnak, ilham ve ihsan dolu dünya, alelade tabiat hadiselerinin ve insaniyet durumlarının içinden doğarak bizimle karşılaşıyor. Harcıâlem olaylar minyatürden taşan birer kaynak olarak hayran gönüllere ve gözlere, Cemâl’in Sahibi’ne doğru yönelişi ikram eden bir kavrayış gibi konumlanıyor her şeyin ve her yerin ortasında. İçinde ‘cân’ın gönlünce dolandığı yeni bir hayat olarak, çizgiye hayat bahşeden iradenin imkânı olarak…Küratörlüğü Mehmet Lütfi Şen’in üstlendiği Nakkaşname Minyatür Sergisi 7 Ekim-13 Kasım 2017 tarihleri arasında Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde görülebilecek.
