Röportaj: Oğuz ÇetinoğluBasın Yayın Birliği Derneği 1991 yılında kuruldu. Basın yayın sektöründe faaliyet gösteren 200’den fazla üyesi olan bir meslek kuruluşudur. Derneğin Ana Sözleşmesinin 2. Maddesinde, kuruluş maksadı şöyle belirlenmiştir: Basın ve yayıncılığın gelişmesini teknik, hukukî ve cârî mevzuat karşısında yerini ve değerini tespit etmek ve tekamülünü sağlayacak çalışmalarda bulunmak. Dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve biçimleri:
1-Derneğin faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için inceleme ve araştırmalar yapmak,
2-Kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları düzenlemek,
3-Amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, çalışmalarını duyurmak için amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap gibi yayınlar ile üyelerine dağıtmak üzere çalışma ve bilgilendirme bültenleri çıkarmak,
4-Amacın gerçekleştirilmesi için sağlıklı bir çalışma ortamını sağlamak, her türlü teknik araç ve gereci, demirbaş ve kırtasiye malzemelerini temin etmek,
5-Üyelerinin yararlanmaları ve boş zamanlarını değerlendirebilmeleri için lokal açmak, sosyal ve kültürel tesisler kurmak ve bunları tefriş etmek,
6-Melletlerarası faaliyette bulunmak, yurt dışındaki dernek veya kuruluşlara üye olmak ve bu kuruluşlarla proje bazında ortak çalışmalar yapmak veya yardımlaşmak,
7-Amacın gerçekleştirilmesi için gerek görülmesi halinde, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütmek,Derneğin Yönetim Kurulu:
Başkan: Hayati Bayrak. Başkan Yardımcıları: Mustafa Erdem, Münir Üstün. Genel Sekreter: Mustafa Doğru. Genel Muhasip: Mustafa Kılıç: Üyeler: Ahmet İyioldu, Ramazan Apaydın, Erdal Çalış ve Burhan Akıncı.Derneğin iletişim kanalları:
Cağaloğlu Yokuşu Saadet İş Hanı Nu: 42/312-313-314 Cağaloğlu – İstanbul. Telefon: 0.212 - 512 04 97 Belgegeçer: 0.212 - 526 70 37 internet: www.basyaybir.org e-posta: [email protected] [email protected] Oğuz Çetinoğlu: Başkanı bulunduğunuz derneğin üyeleri, gazete, dergi ve kitap yayını suretiyle kültüre hizmet ediyor. İşin ticarî yönü ağır basmakla birlikte bir nevi kamu hizmeti görüyorlar. Genel olarak devletin, kültüre hizmet eden yayın sektörüne bakış açısını yorumlar mısınız?Hayati Bayrak: Son yıllarda kamu hizmetlerinin büyük bir çoğunluğu özelleştirilerek yürütülmeye çalışılıyor. Ancak özellikle ders kitaplarının yayınlanmasında ise tersi bir durum yaşanıyor. Her geçen yıl devletin ders kitaplarındaki varlığı daha da büyüyor. Biz bu durumun değişmesini, diğer işlerde de olduğu gibi devletin düzenleyici ve denetleyici rol üstlenmesini istiyoruz.
Çetinoğlu: Devletten beklentileriniz nelerdir?Bayrak: Yayıncılığın reel sektörün bir parçası hâline gelmesini, yâni sektörleşmesini istiyoruz. Bu bağlamda;
• Devletin yayıncılıktan çekilerek haksız rekabeti ortadan kaldırmasını
• Öğrencilere dağıtılan ücretsiz ders kitaplarının dağıtıcı ve kitapçılar aracılığı ile kitapevlerince dağıtımının yapılmasını
• Gazete ve dergilerin promosyon olarak kitap, yardımcı ders kitabı, eğitim araç ve gereçlerinin dağıtılmasının önüne geçilmelisini
• Kütüphânelerin güncel hâle gelmesini sağlayacak, millî kültür ve eğitim politikalarının bir parçası olan kütüphâne hizmetlerine yönelik ‘millî kütüphâne politikası’nın oluşturulmasını ve kütüphânelerin işlevlerini düzenleyecek yeni bir hukukî düzenlemenin yapılmasını
• Sektörel yapımızı derinden etkileyecek gibi görünen dijital yayıncılıkla ilgili kapsamlı bir hukukî düzenleme yapılmasını, ve bu konu ile ilgili en geç 2010 yılı içerisinde bir Dijital Yayın Kongresi yapılmasını,
• Yayıncılığımızın milletlerarası pazarda yer alabilmesi ve rekabet edebilmesi için yayıncı standartlarının belirlenmesi konusunda Türk Standartları Enstitüsü ile meslek birliklerimizin işbirliği içerisinde hazırlanmasını ve bu standartların çok kısa bir zaman içerisinde belirlenmesinin sağlanması
• Üretirken ödediğimiz KDV ile satarken aldığımız KDV’nin eşitlenmesini ( alırken de satarken de % 8 KDV)
• Yazar telifleri için ödenen % 17 telif stopajlarının dünya standartları olan % 10’a çekilmesini
• Yazar ve çevirmenlere yapılan telif ödemelerindeki % 18 KDV’nin kaldırılmasını
• Yayıncıların biriken KDV alacaklarının bir sınırlama getirilmeksizin, iadesi veya gelir – kurumlar vergilerinden mahsup edilmesini
• Belediyeler, odalar, sendikalar ve diğer kurum ve kuruluşların yayın yapmalarının da önüne geçilmesini ve bu çalışmaların yayıncılar marifetiyle yapılmasını
• Devletin verdiği teşviklerden diğer reel sektör aktörleri gibi yayıncıların da istifâde edebilmelerini
• Korsan yayının önlenmesi konusunda devletin ilgili kurumlarının (maliye/kültür bakanlığı, yargı ve emniyet güçleri) eşgüdüm hâlinde çalışmalarını
• Korsan yayıncılığın bir türü olan hukukî olmayan fotokopi ile çoğaltmanın, özellikle Millî Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurumu ve bağlı kurumlarındaki uygulamalarının acilen sona erdirilmesini İstiyoruz.
Çetinoğlu: Devletin yayın sektörüne yaklaşımı konusunda; gelişmiş ülkelerdeki uygulama ile Türkiye’deki uygulama arasında bir kıyaslama yapmak mümkün mü?Bayrak: Gelişmiş ülkelerde yayıncılık bir sektör olarak yerini almış ve devletin rekabet etmediği, hatta desteklediği bir konumda. Bizde de en kısa zamanda böyle olmasını temenni ediyoruz.
Çetinoğlu: Sektörünüzün, yaşadığımız dönemde karşı karşıya bulunduğu en önemli problem nedir?Bayrak: Sektörün en önemli problemi hiç şüphesiz kitap okuma oranlarının en alt seviyelerde olması ve satan kitapların çok hızlı bir şekilde korsanının basılmasıdır. Kitap okuma oranı arttıkça sektör büyüyecek ve dünya ile yarışır hâle gelecektir. Tabii ki korsan basımın önüne geçilmiş olursa.
Çetinoğlu: Korsan yayıncılık hakkında neler söyleyeceksiniz? Önlenmesi için uygulanmasını tavsiye edeceğiniz tedbirler neler olabilir?Bayrak: Korsan yayıncılık şu anda yayıncılığımızın ilerlemesinin önündeki en büyük engel, en büyük fikir ve mal hırsızlığıdır. Son aylarda İstanbul ilimizde devletin ilgili kurumlarının yaptığı çalışmalar ümit verici ve bu işi yapan hırsızlara gözdağı niteliğindedir. Uygulamadan kaynaklanan problemlerin daha hızlı bir şekilde çözümlenebilmesi için meslek birliklerimizin ve sektör aktörlerinin daha aktif bir işbirliğine ihtiyacımız var.
Çetinoğlu: Kitaplara bandrol alınması, korsan yayıncılığı önlemede yeterli olabiliyor mu?Bayrak: Şu anda yeterli olduğunu söylemek mümkün değil, ancak bu günün şartlarında daha iyi bir araç da maalesef yok.
Çetinoğlu: Devletin kâğıt üretiminden çekilmesi, yayıncılık sektörünü ve dolayısıyla kültür hayatımızı nasıl etkiledi?Bayrak: Devletin kağıt üretiminden çekilmesinin sektöre etkisinin olduğunu söylemek pek mümkün değil. Serbest piyasa ortamı gelişmek için daha rantabl görünüyor.
Çetinoğlu: Yayınladığınız kitapların dağıtımı konusunda karşılaştığınız problemler nelerdir? Bayrak: İnternet ile birlikte, yapı ile ilgili bir çok değişimler baş gösterdi. Okur kitabını İstanbul veya Amerika’daki bir site kanalıyla istediği yere getirtebiliyor. Bu durum hem kitapçıyı hem de dağıtıcıyı derinden etkiliyor. Şu anda ciddî bir dağıtım problemi yaşanıyor. Ama bu durumun çözümlenmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor. Kitapevlerinin ne olacağı ve sektörün nasıl şekilleneceğine ilişkin netleşmiş öngörüler yok.
Çetinoğlu: Tanıtım da çok önemli. Özel sektöre ve devlete ait televizyonlar ile radyolar, kitap tanıtım ve reklamları için kolaylıklar sağlıyorlar mı? Bu konudaki beklentileriniz nelerdir? Bayrak: Bu konu çok önemli. Sadece tanıtımlar değil aynı zamanlarda fuarlarda da diğer sanayi ürünleriyle kültürel ürünler aynı kategoride tutuluyor. KOSGEB ile çok olumlu bir görüşmemiz oldu. İnşaAllah yakın bir zamanda kültür ürünlerine verilecek fuar desteklerinde istenilen noktaya gelineceğini umuyoruz.
Çetinoğlu: Kitap okuyanların sayısındaki değişimler size göre olumlu yönde mi olumsuz mu?Bayrak: Okullarda Öğrenci Merkezli Eğitim felsefesine geçişle birlikte öğretmen ve öğrencilerin kitaplara bakışı değişti ve kitap okuma oranlarında artış meydana geldi. Okulda başlayan alışkanlığın hayat boyu devam edeceğini düşündüğümüzde gelecek yıllarda kitaba karşı daha fazla bir ilginin olduğunu söyleyebiliriz.
Çetinoğlu: Geniş imkânlı holdinglerin prestij amaçlı kitap yayınlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?Bayrak: Bu tür çalışmaların yayıncılar kanalıyla yapılmasını doğru buluyoruz. Böyle durumlarda basılan kitaplar hediye amaçlı olarak değerlendiriliyor ve dağıtımı da isâbetli olmadığı için gerçek okura ulaşamıyor. Bu çalışmaların kaynaklarını sektöre yönlendirmek hem yayıncının gelişmesine katkı sağlayacak, hem de yapılan iş anlam kazanacaktır.
Çetinoğlu: ‘Kitap satılmıyor, okunmuyor…’, ‘Kitap, yayıncısına para kazandırmıyor…’ Deniliyor. Buna rağmen yeni yayınevleri, yeni kitap satış mağazaları açılıyor. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz? Bayrak: Bu durum göreceli olarak da, rakama dayalı veriler olarak da böyle. Ülkemizi gelişmiş batılı ülkelerle kıyasladığımızda sahip olduğumuz nüfusla kıyaslanmayacak derecede kötü bir durumdayız. Şâyet kitap okunuyor olsa her ilçede büyük kitapevleri olurdu. Bugün sadece birkaç büyük şehirde büyük kitapevi mevcut
Çetinoğlu: Daha çok kitap okunmasını ve satılmasını temin etmek için; yayınevi olarak, meslekî kuruluş olarak uygulanmasında yarar gördüğünüz projeleriniz var mı? Bayrak: Devlet politikası olarak okumayı özendirecek kampanyalar düzenlenmeli. Özellikle deri, fındık ve süt ürünleri ile ilgili kullanıma yönelik yapılan kampanyalar gibi ülke çapında okuma bilinci ve alışkanlığını artıracak kampanyalar olmalı.
Çetinoğlu: Cemaatle bağlantılı olan yayınevlerinin, diğerlerine göre daha avantajlı olduğu konusunda yaygın bir kanaat var. Bu söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?Bayrak: Böyle bir kanaat çok yaygın. Bağımsız yayıncılık yapanların bu konu her zaman gündeminde. Ama bu da bir realite. Bağımsız yayıncılar daha iyi yayın yaparlarsa bu şikâyet olmaktan çıkıp rekabet için bir sebep olarak algılanabilir.
Çetinoğlu: Devletin ve siyasî partilerin yayıncılık sektörüne bakış açısı nedir? Beş Yıllık Kalkınma Planlarında, Hükümet programlarında ve parti programlarında sektör ile ilgili bölümler, hedefler, iyileştirici düzenlemeler var mı?Bayrak: Şu anda bizim bildiğimiz bir plan ve program yok. Ancak bundan sonra olacağına dair umudumuz var. 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın organizasyonuyla düzenlenen 5. Millî Yayın Kongresi, özellikle devlet - sektör işbirliği için iyi bir örnek çalışma oldu. Bu kongreye başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere Devlet Planlama, Türkiye İstatistik Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, KOSGEB, Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı v.s. yayıncılıkla ilgili devlet kurumları katılarak görüşlerini bildirdiler.
1-Derneğin faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için inceleme ve araştırmalar yapmak,
2-Kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları düzenlemek,
3-Amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, çalışmalarını duyurmak için amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap gibi yayınlar ile üyelerine dağıtmak üzere çalışma ve bilgilendirme bültenleri çıkarmak,
4-Amacın gerçekleştirilmesi için sağlıklı bir çalışma ortamını sağlamak, her türlü teknik araç ve gereci, demirbaş ve kırtasiye malzemelerini temin etmek,
5-Üyelerinin yararlanmaları ve boş zamanlarını değerlendirebilmeleri için lokal açmak, sosyal ve kültürel tesisler kurmak ve bunları tefriş etmek,
6-Melletlerarası faaliyette bulunmak, yurt dışındaki dernek veya kuruluşlara üye olmak ve bu kuruluşlarla proje bazında ortak çalışmalar yapmak veya yardımlaşmak,
7-Amacın gerçekleştirilmesi için gerek görülmesi halinde, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütmek,Derneğin Yönetim Kurulu:
Başkan: Hayati Bayrak. Başkan Yardımcıları: Mustafa Erdem, Münir Üstün. Genel Sekreter: Mustafa Doğru. Genel Muhasip: Mustafa Kılıç: Üyeler: Ahmet İyioldu, Ramazan Apaydın, Erdal Çalış ve Burhan Akıncı.Derneğin iletişim kanalları:
Cağaloğlu Yokuşu Saadet İş Hanı Nu: 42/312-313-314 Cağaloğlu – İstanbul. Telefon: 0.212 - 512 04 97 Belgegeçer: 0.212 - 526 70 37 internet: www.basyaybir.org e-posta: [email protected] [email protected] Oğuz Çetinoğlu: Başkanı bulunduğunuz derneğin üyeleri, gazete, dergi ve kitap yayını suretiyle kültüre hizmet ediyor. İşin ticarî yönü ağır basmakla birlikte bir nevi kamu hizmeti görüyorlar. Genel olarak devletin, kültüre hizmet eden yayın sektörüne bakış açısını yorumlar mısınız?Hayati Bayrak: Son yıllarda kamu hizmetlerinin büyük bir çoğunluğu özelleştirilerek yürütülmeye çalışılıyor. Ancak özellikle ders kitaplarının yayınlanmasında ise tersi bir durum yaşanıyor. Her geçen yıl devletin ders kitaplarındaki varlığı daha da büyüyor. Biz bu durumun değişmesini, diğer işlerde de olduğu gibi devletin düzenleyici ve denetleyici rol üstlenmesini istiyoruz.
Çetinoğlu: Devletten beklentileriniz nelerdir?Bayrak: Yayıncılığın reel sektörün bir parçası hâline gelmesini, yâni sektörleşmesini istiyoruz. Bu bağlamda;
• Devletin yayıncılıktan çekilerek haksız rekabeti ortadan kaldırmasını
• Öğrencilere dağıtılan ücretsiz ders kitaplarının dağıtıcı ve kitapçılar aracılığı ile kitapevlerince dağıtımının yapılmasını
• Gazete ve dergilerin promosyon olarak kitap, yardımcı ders kitabı, eğitim araç ve gereçlerinin dağıtılmasının önüne geçilmelisini
• Kütüphânelerin güncel hâle gelmesini sağlayacak, millî kültür ve eğitim politikalarının bir parçası olan kütüphâne hizmetlerine yönelik ‘millî kütüphâne politikası’nın oluşturulmasını ve kütüphânelerin işlevlerini düzenleyecek yeni bir hukukî düzenlemenin yapılmasını
• Sektörel yapımızı derinden etkileyecek gibi görünen dijital yayıncılıkla ilgili kapsamlı bir hukukî düzenleme yapılmasını, ve bu konu ile ilgili en geç 2010 yılı içerisinde bir Dijital Yayın Kongresi yapılmasını,
• Yayıncılığımızın milletlerarası pazarda yer alabilmesi ve rekabet edebilmesi için yayıncı standartlarının belirlenmesi konusunda Türk Standartları Enstitüsü ile meslek birliklerimizin işbirliği içerisinde hazırlanmasını ve bu standartların çok kısa bir zaman içerisinde belirlenmesinin sağlanması
• Üretirken ödediğimiz KDV ile satarken aldığımız KDV’nin eşitlenmesini ( alırken de satarken de % 8 KDV)
• Yazar telifleri için ödenen % 17 telif stopajlarının dünya standartları olan % 10’a çekilmesini
• Yazar ve çevirmenlere yapılan telif ödemelerindeki % 18 KDV’nin kaldırılmasını
• Yayıncıların biriken KDV alacaklarının bir sınırlama getirilmeksizin, iadesi veya gelir – kurumlar vergilerinden mahsup edilmesini
• Belediyeler, odalar, sendikalar ve diğer kurum ve kuruluşların yayın yapmalarının da önüne geçilmesini ve bu çalışmaların yayıncılar marifetiyle yapılmasını
• Devletin verdiği teşviklerden diğer reel sektör aktörleri gibi yayıncıların da istifâde edebilmelerini
• Korsan yayının önlenmesi konusunda devletin ilgili kurumlarının (maliye/kültür bakanlığı, yargı ve emniyet güçleri) eşgüdüm hâlinde çalışmalarını
• Korsan yayıncılığın bir türü olan hukukî olmayan fotokopi ile çoğaltmanın, özellikle Millî Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurumu ve bağlı kurumlarındaki uygulamalarının acilen sona erdirilmesini İstiyoruz.
Çetinoğlu: Devletin yayın sektörüne yaklaşımı konusunda; gelişmiş ülkelerdeki uygulama ile Türkiye’deki uygulama arasında bir kıyaslama yapmak mümkün mü?Bayrak: Gelişmiş ülkelerde yayıncılık bir sektör olarak yerini almış ve devletin rekabet etmediği, hatta desteklediği bir konumda. Bizde de en kısa zamanda böyle olmasını temenni ediyoruz.
Çetinoğlu: Sektörünüzün, yaşadığımız dönemde karşı karşıya bulunduğu en önemli problem nedir?Bayrak: Sektörün en önemli problemi hiç şüphesiz kitap okuma oranlarının en alt seviyelerde olması ve satan kitapların çok hızlı bir şekilde korsanının basılmasıdır. Kitap okuma oranı arttıkça sektör büyüyecek ve dünya ile yarışır hâle gelecektir. Tabii ki korsan basımın önüne geçilmiş olursa.
Çetinoğlu: Korsan yayıncılık hakkında neler söyleyeceksiniz? Önlenmesi için uygulanmasını tavsiye edeceğiniz tedbirler neler olabilir?Bayrak: Korsan yayıncılık şu anda yayıncılığımızın ilerlemesinin önündeki en büyük engel, en büyük fikir ve mal hırsızlığıdır. Son aylarda İstanbul ilimizde devletin ilgili kurumlarının yaptığı çalışmalar ümit verici ve bu işi yapan hırsızlara gözdağı niteliğindedir. Uygulamadan kaynaklanan problemlerin daha hızlı bir şekilde çözümlenebilmesi için meslek birliklerimizin ve sektör aktörlerinin daha aktif bir işbirliğine ihtiyacımız var.
Çetinoğlu: Kitaplara bandrol alınması, korsan yayıncılığı önlemede yeterli olabiliyor mu?Bayrak: Şu anda yeterli olduğunu söylemek mümkün değil, ancak bu günün şartlarında daha iyi bir araç da maalesef yok.
Çetinoğlu: Devletin kâğıt üretiminden çekilmesi, yayıncılık sektörünü ve dolayısıyla kültür hayatımızı nasıl etkiledi?Bayrak: Devletin kağıt üretiminden çekilmesinin sektöre etkisinin olduğunu söylemek pek mümkün değil. Serbest piyasa ortamı gelişmek için daha rantabl görünüyor.
Çetinoğlu: Yayınladığınız kitapların dağıtımı konusunda karşılaştığınız problemler nelerdir? Bayrak: İnternet ile birlikte, yapı ile ilgili bir çok değişimler baş gösterdi. Okur kitabını İstanbul veya Amerika’daki bir site kanalıyla istediği yere getirtebiliyor. Bu durum hem kitapçıyı hem de dağıtıcıyı derinden etkiliyor. Şu anda ciddî bir dağıtım problemi yaşanıyor. Ama bu durumun çözümlenmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor. Kitapevlerinin ne olacağı ve sektörün nasıl şekilleneceğine ilişkin netleşmiş öngörüler yok.
Çetinoğlu: Tanıtım da çok önemli. Özel sektöre ve devlete ait televizyonlar ile radyolar, kitap tanıtım ve reklamları için kolaylıklar sağlıyorlar mı? Bu konudaki beklentileriniz nelerdir? Bayrak: Bu konu çok önemli. Sadece tanıtımlar değil aynı zamanlarda fuarlarda da diğer sanayi ürünleriyle kültürel ürünler aynı kategoride tutuluyor. KOSGEB ile çok olumlu bir görüşmemiz oldu. İnşaAllah yakın bir zamanda kültür ürünlerine verilecek fuar desteklerinde istenilen noktaya gelineceğini umuyoruz.
Çetinoğlu: Kitap okuyanların sayısındaki değişimler size göre olumlu yönde mi olumsuz mu?Bayrak: Okullarda Öğrenci Merkezli Eğitim felsefesine geçişle birlikte öğretmen ve öğrencilerin kitaplara bakışı değişti ve kitap okuma oranlarında artış meydana geldi. Okulda başlayan alışkanlığın hayat boyu devam edeceğini düşündüğümüzde gelecek yıllarda kitaba karşı daha fazla bir ilginin olduğunu söyleyebiliriz.
Çetinoğlu: Geniş imkânlı holdinglerin prestij amaçlı kitap yayınlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?Bayrak: Bu tür çalışmaların yayıncılar kanalıyla yapılmasını doğru buluyoruz. Böyle durumlarda basılan kitaplar hediye amaçlı olarak değerlendiriliyor ve dağıtımı da isâbetli olmadığı için gerçek okura ulaşamıyor. Bu çalışmaların kaynaklarını sektöre yönlendirmek hem yayıncının gelişmesine katkı sağlayacak, hem de yapılan iş anlam kazanacaktır.
Çetinoğlu: ‘Kitap satılmıyor, okunmuyor…’, ‘Kitap, yayıncısına para kazandırmıyor…’ Deniliyor. Buna rağmen yeni yayınevleri, yeni kitap satış mağazaları açılıyor. Bu durumu nasıl açıklıyorsunuz? Bayrak: Bu durum göreceli olarak da, rakama dayalı veriler olarak da böyle. Ülkemizi gelişmiş batılı ülkelerle kıyasladığımızda sahip olduğumuz nüfusla kıyaslanmayacak derecede kötü bir durumdayız. Şâyet kitap okunuyor olsa her ilçede büyük kitapevleri olurdu. Bugün sadece birkaç büyük şehirde büyük kitapevi mevcut
Çetinoğlu: Daha çok kitap okunmasını ve satılmasını temin etmek için; yayınevi olarak, meslekî kuruluş olarak uygulanmasında yarar gördüğünüz projeleriniz var mı? Bayrak: Devlet politikası olarak okumayı özendirecek kampanyalar düzenlenmeli. Özellikle deri, fındık ve süt ürünleri ile ilgili kullanıma yönelik yapılan kampanyalar gibi ülke çapında okuma bilinci ve alışkanlığını artıracak kampanyalar olmalı.
Çetinoğlu: Cemaatle bağlantılı olan yayınevlerinin, diğerlerine göre daha avantajlı olduğu konusunda yaygın bir kanaat var. Bu söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?Bayrak: Böyle bir kanaat çok yaygın. Bağımsız yayıncılık yapanların bu konu her zaman gündeminde. Ama bu da bir realite. Bağımsız yayıncılar daha iyi yayın yaparlarsa bu şikâyet olmaktan çıkıp rekabet için bir sebep olarak algılanabilir.
Çetinoğlu: Devletin ve siyasî partilerin yayıncılık sektörüne bakış açısı nedir? Beş Yıllık Kalkınma Planlarında, Hükümet programlarında ve parti programlarında sektör ile ilgili bölümler, hedefler, iyileştirici düzenlemeler var mı?Bayrak: Şu anda bizim bildiğimiz bir plan ve program yok. Ancak bundan sonra olacağına dair umudumuz var. 4-5 Aralık 2009 tarihlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın organizasyonuyla düzenlenen 5. Millî Yayın Kongresi, özellikle devlet - sektör işbirliği için iyi bir örnek çalışma oldu. Bu kongreye başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere Devlet Planlama, Türkiye İstatistik Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, KOSGEB, Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı v.s. yayıncılıkla ilgili devlet kurumları katılarak görüşlerini bildirdiler.





















