Levent Üzümcü: Shakespeare’i hakkıyla oynamak herkese nasip...

Levent Üzümcü: Shakespeare'i hakkıyla oynamak herkese nasip olmaz

Mürekkep Söyleşiler'de bu hafta Levent Üzümcü ile yeni oyunu “Bir Yaz Gecesi Rüyası”nı konuştuk.

06 Kasım 2017 - 19:47 - Güncelleme: 06 Kasım 2017 - 22:00

Röportaj: Murat Erdin

Shakespeare’in en ünlü oyunlarından Bir Yaz Gecesi Rüyası yönetmen Aleksandar Popovski’nin yepyeni yorumuyla yeniden sahneye taşınıyor. Oyununda; Levent Üzümcü, Neslihan Yeldan, Sezai Aydın ve Arda Aydın gibi usta oyuncular yer alıyor. 

9 Kasım’da seyirciye merhaba diyecek olan ’Bir Yaz Gecesi Rüyası’ 21 Kasım’da Uniq Hall'da tekrar oynanacak. Oyun, 16 Kasım’da Ankara, 29 Kasım’da ise İzmir’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Mürekkep Söyleşiler'de bu hafta Levent Üzümcü ile yeni oyunu “Bir Yaz Gecesi Rüyası”nı konuştuk.

“Her büyük yazar yeni bir romana başlarken çıraktır” der Kemal Tahir. Siz de böylesine büyük bir yazarın yani Shakespeare’in oyununu oynarken kendinizi çırak gibi hissediyor musunuz?

O yazarlar için söylenmiş bir söz aslında yazarların kendi aralarında yeni bir kitaba başlarken kullandığı bir tabir bu. Biz söz işçiliği yapıyoruz sahne üzerinde. Benim için dünya klasikleri zaten çok özeldir ama özellikle tiyatro tarihini yönlendiren Shakespeare’in sözleriyle oynamak tabi ki çok daha özel bir şey. Keyfini çıkartmak lazım çünkü Shakespeare’ı hakkıyla oynamak herkese nasip olmaz.

“Bir Yaz Gecesi Rüyası”nın galası 1605’te yapılmış. O günden bugüne yüzlerce kez sahnelenmiş ve yorumlanmış bir oyun. Aleksandar Popovski’nin yahut siz oyuncuların yorumunda bir farklılık var mı?

Aslına bakarsanız hiçbir şekilde farklı değil çünkü biz repliklerimizi Shakespeare’in söylediği şekilde söylüyoruz ve onun sözleri ile oynuyoruz, ama son zamanlarda çok sık yapılan bir teknik olarak bazen oyunun içinde sahnelerin yerlerini değiştirebiliyor Aleksandar. Bazı sahneleri öne alıp oyunun kurgusunu değiştirebiliyor. Oyun yazarının geçmiş oyunlarından da başka replikleri ve başka sahneleri de oyunun içine alabiliyor ki bu Avrupa tiyatrosunda çok sık rastlanan bir şey. Tüm bu çalışmalar oyuna hizmet ediyor tabi ki. 

Geçen yıllarda çok sayıda ödül aldınız bu oyunla. 2015’te Sadri Alışık En İyi Erkek Oyuncu ödülü size verildi. Yardımcı oyuncu ödülü Arda Aydın’ın ve Yavuz Şeker’in oldu. Keza yönetmen Sayın Popovski’ye “En iyi yönetmen ödülü” layık görüldü. Ödüllerin motivasyonuna inanır mısınız?

Elbette inanırım. Ödülü alanlar ödülü aldıkları için, ödülü alamayanlar da alamadıkları için ödülü beğenmezler aslında genellikle. Yine de ben ödüllerin motivasyonuna inanıyorum diyebilirim. Sonuçta son derece seçkin ve tiyatro ile yaşayan insanların verdiği oylarla dağıtılıyor bu ödüller. O yüzden tabi ki inanıyorum.

Yapıt prodüksiyonuyla da dikkat çekiyor. Sizce tiyatroda görsel şölen haline getirilmiş bir prodüksiyon oyunculuğu gölgeler mi?

Bu bütünlük ve denge gerektiren bir iş aslında. Dekorun, kostümün, ışığın, makyajın, oyuncunun kısacası sahne üzerinde her şeyin metne hizmet etmesi gerekmektedir. Metinde anlatılan sözü dekor yok ediyorsa zaten o dekor iyi bir dekor değildir ya da bir oyuncu grubu anlatılanları yok ediyorsa onlar da iyi bir oyuncu grubu değildir. Bu bir dengedir ve her şey yazarın sözlerini en doğru şekilde aktarmak üzerine kurgulanmalıdır, doğrusu budur.

Geçen yıl en çok seyirci toplayan oyun oldunuz. Seyirci tiyatroya gelmiyor yorumlarını boşa çıkarmış oldunuz. Gördüğünüz ilgiyi ve bir araya getirdiğiniz seyirciyi yeterli buluyor musunuz?

Keşke bu oyun Şehir Tiyatro’larında daha fazla oynayabilseydi. 47 tek oyunla, oynadığı sezonun en çok izlenen oyunu oldu. Toplam 12 bin kişi izledi bu oyunu, hatta açık havada yağmur yağmasına rağmen seyirci terk etmedi oyunu. Seyircimizin sayısı gayet fazla ve oyunu yalnız bırakmıyorlar. Ben memnunum seyircimizden.

İstanbul’dan sonra Ankara ve İzmir’de de temsil vereceksiniz. Beklentiniz ve çağrınız var mı oradaki izleyiciye?

İnanın bana böyle büyük ve başarılı bir prodüksiyonun turneyle Ankara’ya ve İzmir’e gelmesi çok az rastlanan bir durum. Belki sadece büyük tiyatro festivalleri kapsamında çok büyük oyunlar çok büyük paralar harcanarak getirilebiliyor yurt dışından. Ama dünya çapında oynanan bir klasiği izlemek isteyenler için bu şans oldukça düşük. Bu yüzden gerçek tiyatro seyircisini oyunumuza bekliyoruz. Gerçekten keyifli bir iki saat geçireceklerine eminim.

Shakespeare bugünün Türkiye’si için bir oyun yazsaydı neler yazardı ve adını ne koyardı sizce?

Bence Shakespeare’in günümüz Türkiye’sini anlatan oyunları var zaten, III. Richard ya da Macbeth’i okuyanlar bilirler.

“Boyun Eğme” adını verdiğiniz bir kitap yazdınız. Başınızdan geçenlerin bir özeti sayılabilir miydi o kitap?

Bazı gazetelerde ve dergilerde yazdığım köşe yazılarını derleyerek bir kitap hazırladım. Tabi ki yaşadıklarımdan ve hayata bakışımdan belirli noktalar kitabın içinde yer alıyor. 

Kitapta dile getirdiğiniz görüşlerin üzerine yenilerini koyarak yeni bir kitap daha gelecek mi?

Evet, kurgusal bir romanın hazırlığı içindeyim. Eylül 2018’de yayınlanacak.

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cem Mumcu: Tüm tablolarım beni ve yaşadıklarımı anlatıyor
Cem Mumcu: Tüm tablolarım beni ve yaşadıklarımı anlatıyor
Buika yeniden İstanbu'da konser verecek
Buika yeniden İstanbu'da konser verecek