Kitâbiyat: Vurun ’Kahpe’ Kıbrıs’a
Reklam

Kitâbiyat: Vurun 'Kahpe' Kıbrıs'a

Kitâbiyat, bu haftaki sayısında " Vurun 'Kahpe' Kıbrıs'a" isimli kitapları ele alıyor.

14 Ekim 2016 - 01:28 - Güncelleme: 20 Ekim 2016 - 15:09

Oğuz Çetinoğlu yazdı

Mazlum ve mağdur Türk vatanı Kıbrıs’ta yaşayan insanların bir kısmına çeşitli baskılarla ve algılatma operasyonları ile  ‘Kıbrıslı’ uydurma kimliği benimsetilmiştir. Azınlıktadırlar. Buna rağmen ‘Oraşta buraşta hor horn boru basan’ haytalar  ‘Yes be Annem’ yaygaralarıyla, bindikleri dalı kesmek için Annan Planı’na ‘Evet’ demek gafletinde bulunmuşlardır.

Kıbrıs’ta, ‘Ayşe Kocatürk’ adı ile de bilinen Akademisyen Emete Gözügüzelli gibi, ‘Kıbrıs Türk’ü’ olduğunu haykıran idealist vatanseverler de vardır. Çoğunluktadırlar. Fakat Anavatan Türkiye’de olduğu gibi, çığırtkan azınlık, sessiz çoğunluğu bastırmaktadır.

Emete Hanım, gönül kalemini, şuurlu vatanseverliği ile silah gibi kullanıyor. Silahından çıkan kelimeleri, kurşun gibi hainlerin üzerine yağdırıyor. Çok sevdiği vatanı Kıbrıs’ı, Hâlide Edip Adıvar’ın romanında olduğu gibi, gelenin-geçenin taşla, sopayla ve tekmeyle vurduğu mâsum ve mağdur öğretmene benzetiyor ve Kıbrıs’a her vesile ile vurulduğunu ifâde eden bir kitap yazıyor. ‘Kahpe’ kelimesiyle kastettiği, kendisine vurulan ‘Kıbrıs’ değil, Kıbrıs’a vuran haytalar olsa gerek. 

13,6 X 23 santim ölçülerinde 508 sayfa hacimle 2008 yılında Türkiye’de basılan kitap, Kıbrıs’ın kısa târihi ile başlıyor. (s: 23-96)

97-99 sayfalarda, makineli tüfek gibi kullanılan kalemin ucundan, kurşun gibi çıkan kelimelerin tarrakaları duyuluyor. ‘Hür’ olduğunu iddia eden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakanlar Kurulu’nun, GKRY’nden KKTC’ye, turistik konaklama maksadıyla geçişleri serbest bırakmasına rağmen, Rum yönetiminin vatandaşlarına yasak koyması hâdisesi, hangi tarafın ‘hür’ olduğunu apaçık ortaya koymaktadır. Dahası var: KKTC Cumhurbaşkanı, Rauf Denktaş, Lefkoşa Milletlerarası Havaalanı’nın Ada’da iki tarafın da faydalanabilmesine imkân sağlayan teklifi de Rumlar tarafından reddedilmiştir. Reddiyeciler, Annan planını da % 75,83 oy oranı ile reddetmişlerdir. Çünkü Annan Planı kabul edilirse, Kıbrıs’ın tamamının Rumlara teslimi işlemi zamana yayılmakta, 3-5 sene beklemek gerekmektedir. Onların acelesi vardır. Kıbrıs’ın tamamı, bugünden yarına beklemeksizin kendilerinin olmalıdır. Referandum tarihi, hatırlanacağı üzere 24 Nisan 2004’tür. Aradan 12 yıl geçmesine rağmen Rumların ihtiraslı iştahları kursaklarında kalmıştır. Şiddetli gaz sancılarından muzdariptirler. Bu durum olsa olsa; ‘sessiz çoğunluğun hâlisâne dualarının Cenab-ı Hakk katında kabul görmesi’ ile izah edilebilir. Gözügüzelli’nin eserinde, sessizce edilen o duâları duymak, hissetmek mümkündür.

İkinci bölümde, ‘Neden Annan Planına Evet?’ sorusu cevaplandırılıyor. (s: 101-144) Bu bölümde Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden Pontusçular’dan da söz ediliyor. Bu bölüm; “Yunanlılar ‘Megalo İdea’ (sözde) ülküsünde; sâdece Kıbrıs’ın ‘Yunanlaştırılması’ çalışmaları yeterli değildir. Hedeflerinde Doğu Karadeniz bölgesinin de ‘Yunanlılaştırılması’ vardır.” Cümlesiyle başlıyor. Anlaşılıyor ki yazar, ‘Anavatan’ olarak andığı Türkiye için de dertleniyor. Ve burada, bir çirkin, çirkin olmakla da kalmayıp, ‘iğrenç’ bir Bizans oyunu açıklanıyor. “Rum Papazlar, Annan Planı için Rum kesiminde ‘hayır’, Türk kesiminde ‘evet’ oyu verilmesi için propaganda yaptılar.” Tam da kitabın adındaki sıfata lâyık bir hareket…

Üçüncü Bölümde, Kıbrıs Türklerine uygulanan psikolojik savaş, bütün teferruatı ile ortaya konuluyor. (s: 145-338) Hakîkatlerin cesâretle ve dobra dobra ortaya konulduğu bu bölümde; satın alınmış (bir kısım) aydınlar, köşe yazarları, yazarlar, bilim adamları, dernek ve vakıf üyelerinin düzenledikleri toplantılar, paneller ve sempozyumlardan söz ediliyor. Bunlar da kitabın adında geçen sıfatla anılmayı hak eden kişiciklerdir. Ad ve soyadları ile dönen paraların miktarı da veriliyor. İftira değil, îtiraflara dayalı olarak…

Emete Gözügüzelli, eserinin dördüncü bölümünü ‘İki Toplumlu Dinlerin Tarihçesi’ne ayırmış. Bu başlık altında ele alınan mevzular şöylece sıralanabilir: *Kıbrıs Türklerinin ‘Birleşik Kıbrıs’ çalışmalarındaki iki toplumlu etkinlikler. *Kıbrıs’ta Berlin Heyecanı. *Kapılar Açıldıktan Sonra Rumların Türklere Yönelik Ölümler Paketi. *Amerikalı Uzman Benjan Broom’un İfşaatları.

Beşinci bölümde Kıbrıs meselesinin genel değerlendirilmesi; *Kuzey ve Güneyin Milliyetçilik Farkı Var mı? *Rum Tarih Kitaplarına Kısa Bir Bakış *Derinya Olayları *EOKA ve Kilise, Türkleri Hep Sevdi (!) gibi ara başlıklarla ele alınıyor. (s. 387-433)

Sonuç’ başlıklı bölümde ‘Psikolojik Savaş’ kavramının târifi yapılıyor ve şu çarpıcı gerçekler, gözler önüne seriliyor:

v  ABD ve batılı ülkeler, psikolojik savaş metotları ile doğu toplumlarının, kültürel millî kimliklerini eritmeye çalışıyorlar.

v  Misyonerler Kıbrıslı Türklere baskılı ve tesirli bir şekilde Hıristiyanlık propagandası yapıyorlar ve istedikleri neticelere ulaşıyorlar.

v  Rum papazlar, ‘millî mücâdele’den asla vazgeçmeyeceklerini söylüyorlar. (Onların ‘millî mücâdele’ dedikleri, Kıbrıs’ın tamamına hâkim olma düşüncesidir.)

 

Burada, kalabalık tahkikat komisyonlarının raporlarında görülebilecek şekilde derin tahliller ve isâbetli teşhisler var.

Belli ki Akademisyen Gözügüzelli, candan aziz vatanının, aziz ve necip milletinin mâruz kaldığı zulmet sebebiyle uyuyamayan bir idealist. Kalemini tokmak gibi kullanarak birilerini uyandırmak için kulakları dibinde davul çalıyor.

Uyandırmak’ deyince Rahmetli Galip Erdem Ağabeyimizi ve O’nun ‘UYUYANLARA AĞIT’ başlıklı yazısını hatırladım.  Genişçe bir özetini, DERKENAR bölümünde okuyabilirsiniz.

 

TOGAN YAYINLARI – BİZİM AVRASYA YAYINCILIK:

Binbirdirek Mahallesi, Su terâzisi Sokağı Nu: 2/2 Daire: 4 Sultanahmet İstanbul.

Telefon: 0.212-458 19 30 www.bizimavrasya.com   

EMETE GÖZÜGÜZELLİ:

     Lefkoşa doğumlu olan Emete Gözügüzelli, Yakın Doğu Üniversitesi İktisâdî ve İdârî Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Yine aynı okulda ‘Etnik Çatışmalar ve Makedonya'nın Güvenliği’ konusunda yüksek lisans tezi kabul edildi.

     Üniversitede yüksek lisans yaptığı dönemde Uluslararası İlişkiler bölümünde asistan olarak da çalışan Gözügüzelli, aynı dönemde, özel bir dershanede târih ve İngilizce öğretmeni olarak da çalışmıştır. Daha sonra, 2002 Ağustos ayında dönemin Bakanı tarafından Dışişleri Bakanlığına çağrılarak göreve başladı. Eylül 2005 yılından itibaren TBMM'de uzman/danışman olarak görev aldı.

     KKTC'de Volkan gazetesinde köşe yazarlığı yapan Gözügüzelli, aynı zamanda Türkiye'de, Halkla Olaylar ve Tercüman gazetesinde belirli zamanlarda ‘Kıbrıs Mektubu’ olarak köşe yazarlığına devam etti. Bunların yanında, Türkiye'de birçok internet sitesi, dergi ve mahallî gazetelerde köşe yazıları yayımlandı. Kıbrıs konusundaki gelişmeleri Türkiye genelinde düzenlenen konferanslarda anlatmaya devam etmektedir. Mısır'da çıkan Alghad Alarab gazetesinde de zaman zaman yazıları yayımlanmaktadır.

      Şu an Kıbrıs Türk Gençliği Çözüm Hareketi Derneği'nin kurucu Başkanlığını yapan Gözügüzelli, aynı zamanda Kıbrıs Türk Soykırım Eylem Komitesi Genel Sekreteri ve Kıbrıs Türk Platformu’nun Kurucu üyesidir. Millî Bütünleşme Demeği ve KKTC Demokrasi ve İnsan Hakları Teşkilatı’nın başkanlığını da yürütmektedir. Emete Gözügüzelli İngilizce bilmektedir.

 

DERKENAR:

UYUYANLARA AĞIT

GALİP ERDEM

Derin bir uyku içindesiniz. Rahatsınız, huzurlusunuz, memnunsunuz! Olup bitenleri görememenin, uyandırılacağınızı düşünememenin keyfini sürüyorsunuz. Saadetinizin hep böyle devam etmesini, hiç uyandırılmamanızı isterdim.

Ama maalesef bir gün gelecek, siz de uyandırılacaksınız. Yazık ki o zaman, ‘Artık çok geç olacak!’ Bir daha uyumak şöyle dursun, yatak bile bulamayacaksınız. Ve o vakit, sizin hesabınıza üzülmek yine bize düşecek.

Biliyorum: Düşünmeyi sevmiyorsunuz. Düşünürseniz rahatınızın kaçmasından korkuyorsunuz.

‘Yuvanızın temeline dinamit koymak istiyorlar.’ Diyoruz, aldırmıyorsunuz. Sözümüze kulak verirseniz; tedbir almak gerekeceğini anlıyor, zahmete girmek istemiyorsunuz. Bir tek endişeniz var: Gününüzü gün etmek, dilediğiniz gibi yaşamak.

Mücadeleden ürküyorsunuz. Öylesine ürküyorsunuz ki, sizin için yapılan mücadelelerle ilginiz olmadığını göstermek ihtiyacını duyuyorsunuz.

Memleketimizin binbir dâvası var. Nizamımızı yıkmak isteyen düşman kuvvetler, sayılamayacak kadar çok. Diken üzerindesiniz. Fakat dikenli bir yolda ayağınızı yaralamadan yürümenin, mümkün olmayacağını unutuyorsunuz. Tehlikeyi görünce, korkulu bir rüya görürmüşçesine sırtınızı dönüyor; yeni ve eskisinden daha derin bir uykuya dalıyorsunuz… Canınıza kasdedenler, her geçen gün yatağınıza daha fazla yaklaşıyor; korunma imkânlarınızı gittikçe azaltıyorlar. Hiçbir feryat, sizi uyandıramıyor, tehlikeyi anlamanızı temin edemiyor. Yaklaşan düşmanın, ara sıra yumruğunu yiyor; hassas bir yerinize iğne batırılmış gibi şöyle bir sıçrıyor, şaşkın şaşkın bakıyor ve sonra da sayın başınızı, yastığa gömüyorsunuz. Kurtuluş ümitlerine veda etmeden; uyanmanızı istiyoruz!

İyi niyetimize akıl erdiremiyor, gayretlerimize yabancı kalıyorsunuz. Hatta biz olmasak, daha rahat uyuyacağınızı sandığınız, bu yüzden bize, düşman kesildiğiniz bile oluyor. Yine de başucunuzda, davul çalmaktan vazgeçmeyeceğiz. Gözünüzün açılması için, ne mümkünse yapacağız. Gafletten sıyrılmağa, biraz da sizin çalışmanızı bekliyorsak, acaba haksızlık mı ediyoruz?

(Yeni İstanbul Gazetesi, 3 Ağustos 1963) 

Dr. FÂZIL KÜÇÜK:

Kıbrıs Türklerinin ilk lideridir. 14 Mart 1906 târihinde Lefkoşa’da doğdu. İlk ve ortaokulu Kıbrıs’ta okudu, Liseyi İstanbul’da tamamladı. İstanbul Dârül-Fünun Tıp Fakaltesi’nde başladığı yüksek tahsiline Fransa’da devam ederek İsviçre’de Lozan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Lefkoşa’ya dönüp serbest hekim olarak çalışmaya başladı.  Altı yıl Lefkoşa Belediyesi Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Kıbrıs Türkünün sesini dünyaya duyurmak için 1942 yılında Halkın Sesi Gazetesi’ni kurdu ve editörü oldu. 1943 yılında ‘Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu'nu, 1944 yılında ‘Kıbrıs Millî Türk Halk Partisi'ni kurdu. Ertesi yıl Kurum ve Parti birleşip ‘Kıbrıs Millî Türk Birliği Partisi’ adını aldı. Partinin adı 1955 yılında ‘Kıbrıs Türktür Partisi’ oldu. Kıbrıslı Rumların kurmuş olduğu EOKA'ya karşı Kıbrıs Türk Mukavemet Birliği adındaki teşkilatını kısa bir süre sonra da ‘Volkan Teşkilatı’nı kurdu.  1958 senesinde Türkiye'de Kıbrıs ile ilgili olarak Türkiye'nin her tarafında ‘Ya Taksim, Ya Ölüm’ mitingleri düzenledi. 1959'da Londra'da yapılan konferansta Kıbrıs Türk halkını temsil etti ve iki gün sonra varılan anlaşmayı halkı adına imzaladı. 1959'da Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine, 1967 yılında Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi'nin başkanlığına getirildi. 18 Şubat 1973'de Cumhurbaşkanı yardımcılığından ayrılarak, yerini Rauf Denktaş'a bıraktı. Vefatına kadar Halkın Sesi Gazetesi’nde yazılar yazdı. 15 Ocak 1984’te, 78 yaşında iken Londra’da hastânede vefat etti. Kıbrıs’ta toprağa verildi.

SATILIK ADA KIBRIS:

Kitapta, Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili yazarın şahsî arşivine emânet edilen ve yazılmasına izin verilen hâtıralar, belgeler, fotoğraflar, savaşla alakalı istihbarat bilgileri, telsiz görüşmelerinin bant çözümleri, orijinal kroki ve harita çizimleri yer alıyor.

Kocatepe muhribimizin kendi uçaklarımız tarafından batırılışının dakikalar itibâriyle teferruatıyla anlatımı, çıkarma plajının seçimi hikâyesi, Çıkarma Birlikleri Komutanının seçimi, Oramiral Kemal Kayacan ile ABD Genelkurmay Başkanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı görüşme tutanağı, Hava İndirme Birliklerimizin ve Komandolarımızın harekâtını gösteren resmî savaş dokümanları, Mahkeme tutanakları, Akritas Planı'ndan Annan Planı'na büyük komplolar ile hem askerî hem de diplomatik savaşın bütün teferruatı ve daha fazlası…

Erol Mütercimler’nin kaleme aldığı 755 sayfalık kitap, 2007 yılında yayınlandı.

ALFA YAYINCILIK:

Ticarethane Sokokağı Nu: 53 Cağaloğlu 34410 İstanbul. Telefon: 0.212-513 34 20 Belgegeçer: 0.212-512 33 76  www.alfayayinlari.com  e-posta: info@alfayayinlari.com 

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI VE ANILAR:              

İzzettin Çopur, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılan komutan, asker ve mücahitlerimizin çatışma ve muharebe ortamında yaşadıklarını anlatıyor. 

320 sayfalık kitap, 2014 yılında yayınlandı.

KASTAŞ YAYINLARI:

Himâye-i Etfal Sokağı Orhan Bey İş Hanı Nu:6 Cağaloğlu İstanbul. Telefon: 0.212-520 59 70 Belgegeçer: 0.212-511 36 68 e-posta: kastasyayinevi@gmail.com // www.kastasyayinevi.com                                                                                                                            

KIBRIS'TA EN UYGUN ÇÖZÜM NEDİR?

Eserin yazarı Dr. Yusuf Gedikli Kıbrıs’la alakalı son yıllardaki gelişmeleri tahlil ettikten sonra  en uygun çözümün bağımsızlığa devam olduğunu belirtiyor.  

Kitaptan bâzı cümleler: ‘Türkiye’nin durumu tarihte ender rastlanan bir haldir, hatta hapax legomenon (tek örnek)’dur. Yani suçlu ve mağlup Rumların karşısında hem haklı ve hem galip olmak; fakat aynı zamanda kendi lehine bir barış yapamamak… Maalesef 36 sene sonraki vaziyet budur.’ (s: 10)

Tek kelimeyle federatif bir Kıbrıs Akdeniz’in İsviçre’si değil, İrlanda’sı olacaktır.’ (s: 12) ‘Türkiye’nin Anamur mahalli ile Kıbrıs’ın Koruçam burnu arasındaki mesafe 64 kilometre, Zafer burnundan Suriye sâhili 96 kilometre, Mısır’ın Nil deltası ile Kıbrıs’ın uzaklığı 400 kilometre, Yunanistan ana karası ile Kıbrıs arasındaki mesafe ise 770 kilometredir.’ (s: 20)

220 sayfalık kitap, 2010 yılında yayınlandı.

BİLGEOĞUZ YAYINLARI:                                                                                                                                                   Alemdar Mahallesi Molla Fenarî Sokağı Nu: 35/B Cağaloğlu, İstanbul. Telefon: 0.212-527 33 65

Belgegeçer: 0.212-527 33 64  e-posta: bilgi@bilgeoguz.com.tr  www.bilgeoguz.com.tr 

 

KISA KISA… KISA KISA…

 

1-DÜNDEN BUGÜNE KIBRIS SORUNU: Aydın Olgun / Heretik Yayıncılık. 

2-KIBRIS NEREYE GİDİYOR? Ahmet An / Everest Yayıncılık

3-Uluslar arası Hukuk Açısından KIBRIS SORUNU: Dr. Bahadır Bumin Özarslan / IQ Kültür Sanat Yayıncılık.

4-AKLINI KIBRIS’LA BOZMAK: Prof. Dr. Mümtaz Soysal / Bilgi Yayınevi.

5- Dr. FÂZIL KÜÇÜK’LE GEÇEN GÜNLERİM: Osman Güvenir / Kendi Yayını.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Aspendos Antik Tiyatrosu’nda opera festivali
Aspendos Antik Tiyatrosu’nda opera festivali
SüngerBob 20’nci yılında sinema filmi oluyor
SüngerBob 20’nci yılında sinema filmi oluyor