Çok yönlü sanatçı Deniz Doğruyol’un yeni kişisel sergisi “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum”, Ataköy’de bulunan Baruthane’de kapılarını açtı. Sergi, geri dönüştürülmüş kâğıtlar, kırık objeler ve sanatçının kişisel izlerinden oluşan figürlerle geçmişin parçalarını yeniden bir araya getirerek dönüşüm temasını izleyiciye taşıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Miras birimlerinin katkılarıyla hazırlanan sergi, 7 Ağustos 2025’ten itibaren pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Sergi, sanatçının papier-mâché (kâğıt hamuru) tekniğiyle ürettiği heykellerden oluşuyor ve Baruthane’nin tarihi taş duvarları arasında kayıp, dönüşüm ve yeniden doğuş temalarını işliyor. Küratörlüğünü Ceylan Önalp’ın üstlendiği çalışmada, izleyiciyi sürece dahil eden kâğıttan tuzluklar ve dilek ağacı gibi yerleştirmeler de yer alıyor. Sanatçının el yazısıyla duvarlara yansıyan kısa cümleleri, ziyaretçilerin kendi iç sesini dinlemelerine imkân tanıyor.

Sanatçı Deniz: Sergi, üç yıllık bir çalışmanın ürünü
Deniz Doğruyol, serginin “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum” isminin anlamını şu sözlerle açıklıyor: “Baruthane, tarihi ve atmosferiyle serginin ruhuyla örtüşen bir mekan. Burası bir zamanlar savaşa hammadde üreten bir yerken, bugün sevgiden kabule giden bir yolculuğu anlatan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, insan bedeninin ve ruhunun sürekli değişim ve dönüşüm halinde olduğu fikrinden yola çıkarak 3 yıllık bir çalışmanın ürünü. Kendimi dönüştürdüğüm anların dışa vurumu olarak sergiye yansıyan bu eserlerin, herkesin kendi hikayesini bulabileceği bir alan olduğunu düşünüyorum.”

Sanatçı, sergide kullanılan malzemelerin tamamının dönüştürülmüş materyallerden oluştuğunu belirtiyor: “Zaman içinde topladığım objeleri kağıt hamuruyla birleştirdim. Böylece tüm eserler dönüşümün somut göstergeleri oldu. Mekanın Baruthane olması da dönüşüm temasını güçlendiriyor. Sergiyi gezerken duyulan kalp atışı sesi ise yaşamın, nefesin ve varoluşun temsili; bu sesle izleyicilerin deneyimlerini derinleştirmesini amaçlıyorum.”
Küratör Ceylan Önalp: Yeniden doğuşları ve şekillenmeleri izleyiciye aktarmak istedik
Küratör Ceylan Önalp, serginin temalarını şu şekilde ifade ediyor: “Sanatçı Deniz Doğruyol’la birlikte, fiziksel olarak bir kere doğduğumuz bu bedende yaşamın akışı içinde binlerce kez yeniden doğuşları ve şekillenmeleri izleyiciye aktarmak istedik. Kullanılan materyaller dönüşen ve yeniden hayat bulan nesnelerden oluşuyor. Kırık malzemelerin papyemaşe ile birleşerek yeni heykelimsi formlara dönüşmesi, işlevini yitirdiği düşünülen nesnelerin yeniden anlam kazanmasını sağlıyor.”

Ceylan Önalp - Deniz Doğruyol
Önalp, serginin kişisel dönüşümün izini sürmeye olanak tanıdığını vurguluyor: “Dönüşüm herkes için farklıdır. Bu nedenle eserlerin künyeleri yok, aralarındaki cümleler ise sanatçının kendi kendine telkin ettiği ve sohbetlerimizde geçen ifadelerden oluşuyor. Herkes kendi döneminin rengini bulabilir ve deneyimleyebilir. Duvarlardaki ‘Ben her mevsim yeniden doğarım, kendimden çiçek açarım’ ifadesi bu sürekliliği simgeliyor.”
Küratör, sergi alanının tasarımına da değinerek şöyle konuşuyor: “Sanatçıyı dar kalıplara sokmak istemedik, serginin ritmine uygun olarak özgür bırakmak istedik. Duvarları kırık beyaz tercih ettik, böylece sanatçı burayı kendi kanvası gibi kullanabiliyor. Doğadaki mevsimsel döngüler ve canlıların kendi hallerinde dönüşümü gibi, sanatçının üretkenliği de özgürce akıyor.”


















