Sanatçı, sergide makrokozmos ile mikrokozmos arasındaki ince ilişkiyi ele alıyor ve izleyiciyi evrenin kadim geometrisi ve ruhun derinlikleri arasında bir yolculuğa çıkarıyor. İbnü'l Arabî’nin düşünce dünyası ve Plotinos’un estetik anlayışından beslenen eserler, izleyiciyi yalnızca gözlemci değil, yaratım sürecinin bir parçası olarak konumlandırıyor.
Sanatçı, serginin felsefi arka planını şöyle ifade ediyor:
“Bizler evrende kaybolmuş yolcular değil, evreni kendi içinde taşıyan sırlı aynalarız. Bu sergideki her form, mutlak bir sessizliğin dile gelişi; her renk ise ilahi bir nefesin maddedeki yankısıdır.”

Sergide yer alan eserler, ışık ve karanlığın karşıtlığını fırça darbeleriyle görünür kılarken, 3. Gezegen’in toprak kokusunu evrenin kadim geometrisiyle buluşturuyor. “Kozmogoni”, bir “sonun başlangıcından” doğan varoluş fikrini, “ol” (kün) nefesiyle filizlenen yeni dünyaların yapı taşları olarak ele alıyor.
Sanatçı, izleyicileri kendi içsel gökyüzlerini yeniden kurmaya ve varoluşun kozmik düzeni üzerine düşünmeye davet ediyor:
“Keşif bitti; şimdi inşa etme zamanı.”
Sergi açılış tarihi 4 Nisan Cumartesi, 16:00 ve 20 Nisan 2026’ya kadar Futy Art Gallery’de ziyaret edilebilecek.
“Kozmogoni”, sanatın felsefi boyutunu ve evrenin kadim geometrisini keşfetmek isteyen izleyiciler için kapılarını açıyor.



















