James Gunn’ın yönetmenliğini üstlendiği “Superman” filmi, vizyona girmesinin ardından sosyal medyada ve çeşitli çevrimiçi platformlarda İsrail-Filistin çatışmasıyla ilişkilendirilen siyasi bir tartışmanın odağı haline geldi. Filmde, kötü karakter Lex Luthor’u canlandıran Nicholas Hoult’un yönetimindeki Bovaria adlı kurgusal bir ülke, komşusu Jarhanpur’a savaş ilan eder. Superman ise bu saldırıları engellemeye çalışırken, küresel çapta bir krizin içine çekilir.
Filmin Bovaria ve Jarhanpur arasında geçen savaş, birçok izleyici ve siyasi yorumcu tarafından gerçek hayattaki İsrail-Filistin mücadelesine benzetilerek geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Twitch yayıncısı ve siyasi yorumcu Hasan Piker, YouTube’da yayımladığı viral video ile filmin İsrail’i sert şekilde eleştirdiğini savundu. Piker, filmi “İsrail’e karşı yaklaşık iki saatlik eleştiri” olarak tanımlayarak, bu durumu yalanlamanın mümkün olmadığını ileri sürdü.
Bu yorumlar, muhafazakâr yorumcu Ben Shapiro’nun “Superman” filminin İsrail-Filistin çatışmasıyla doğrudan bağlantılı olmadığını savunduğu videoya karşılık geldi. Shapiro, filmin gerçek savaş dinamikleriyle uyuşmadığını ve siyasi bir amaç taşımadığını belirtti. Ayrıca, yalnızca belirli kesimlerin filmi politik bir alegori olarak gördüğünü ifade etti.
Variyete ve Forbes gibi uluslararası medya organları da bu tartışmayı yakından takip etti. Variety, Filistin yanlısı aktivistlerin filmi İsrail’in Gazze’deki askeri harekatına tepki olarak gördüğünü belirtirken, filmin senaryosunun Mayıs 2023’te yazıldığını ve mevcut çatışmaların ardından kaleme alınmadığını vurguladı.
James Gunn ise filmin kurgusal olduğunu ve gerçek siyasi olaylardan esinlenmediğini defalarca açıkladı. The Times of London’a verdiği demeçte, “Filmi yazarken Orta Doğu’da aktif bir çatışma yoktu. Kurguyu gerçek olaylardan uzaklaştırmak için Bovaria ve Jarhanpur gibi hayali ülkeler yarattım. Bu film, siyasi geçmişi sorunlu fakat savunmasız bir ülkeyi işgal eden despotik bir güç hakkında” ifadelerini kullandı.
Ancak Gunn’ın bu açıklamalarına rağmen, filmin gişe başarısı ve geniş kitlelere ulaşmasıyla tartışmaların devam ettiği görülüyor. Superman’in filmde bir “göçmen” olarak tanımlanması, tartışmaları başka boyutlara taşıdı. Yönetmenin bu yorumu, muhafazakâr çevrelerden tepki gördü ve bazı medya organları filmi “Super Woke” (Aşırı Politik) olarak nitelendirdi.
Los Angeles galasında James Gunn’ın kardeşi Sean Gunn, “Superman bir göçmen ve göçmenleri desteklemek Amerikan yaşam tarzının parçasıdır. Bundan rahatsız olanlar Amerikan değerlerine karşıdır” diyerek filmi savundu. Öte yandan, eski Superman oyuncusu Dean Cain, James Gunn’ın bu tanımlamasının hatalı olduğunu belirtti.
Film, siyasi tartışmalarla sınırlı kalmayıp Beyaz Saray’da da yankı buldu. Sosyal medyada yayılan ve Donald Trump’ın Superman’in vücuduna photoshoplandığı sahte bir poster, tartışmaları farklı platformlara taşıdı.
Warner Bros. tarafından dünya genelinde vizyona sokulan “Superman” filmi, sadece bir süper kahraman macerası olmaktan çıkarak, günümüz sinemasının nasıl sosyal ve politik meselelerle iç içe geçtiğini gösteriyor. Film, izleyiciler arasında geniş yankı uyandırırken, sinema eserlerinin günümüzde siyasi söylemler ve kültürel tartışmalar üzerindeki etkisini yeniden gözler önüne seriyor.
Kaynak: Variety