Salt, yeni sergisi “90’lardan Beri Halı’dayız” ile sanatseverleri İstanbul’un kültür tarihinde özel bir yere sahip olan Halı Atölyesi’nin geçmişine ve bugününe davet ediyor. Salt Beyoğlu’nda ziyarete açılan sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Resim Bölümü bünyesindeki Halı Atölyesi’nin sanat eğitimine yaklaşımını, kolektif üretim anlayışını ve toplumsal meselelerle kurduğu ilişkiyi görünür kılıyor.
Halı Atölyesi’nin Alternatif Sanat Eğitimi
1976-1977 eğitim döneminde ressam Özdemir Altan’ın girişimiyle, akademisyen Zekai Ormancı’nın yönetiminde kurulan Halı Atölyesi, başlarda “rahat atölye” olarak anılsa da zamanla farklı bir sanat eğitimi anlayışının merkezi haline geldi. Atölye, geleneksel halı dokuma tekniklerini güncel sanatla buluşturan pedagojik yaklaşımı sayesinde akademideki hiyerarşilere ve kalıplara alternatif bir model sundu.
Özellikle 1992 yılında akademisyen ve sanatçı Gülçin Aksoy’un (1965-2024) atölyeye asistan olarak katılmasıyla birlikte Halı Atölyesi, hem MSGSÜ içinde hem de İstanbul’un sanat çevrelerinde giderek daha görünür oldu. Aksoy’un “Bir halıyı da dokuyabilirsiniz, bir fikri de” anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar, dokuma pratiğini düşünsel bir alana taşıdı ve yeni kuşaklara ilham verdi.
Kolektif Belleğin İzleri
Sergi, Halı Atölyesi’nin geçmişten bugüne uzanan yolculuğunu sanatçıların ortak üretimleri, kişisel işleri, arşiv belgeleri ve tanıklıklarıyla aktarıyor. Atölyenin bağımsız sanat inisiyatifleri, feminist çevreler ve disiplinlerarası kolektiflerle kurduğu bağlar da sergide önemli bir yer tutuyor.
2000’li yıllarda İstanbul’da sanatın dönüşümünde rol oynayan Halı Atölyesi; AtılKunst sanatçı kolektifi, “Garip Bir Pandik” performansları ve çeşitli fanzinlerle de adını duyurdu. Böylece, sanat akademisinin ötesine geçerek toplumsal, politik ve kültürel meseleleri gündeme taşıdı.
Salt Beyoğlu’nda Uzun Süreli Bir Sergi
“90’lardan Beri Halı’dayız” sergisi, 1 Mart 2026’ya kadar Salt Beyoğlu’nda ziyaret edilebilecek. Sergiye paralel olarak düzenlenecek etkinlikler 1 Ekim Çarşamba günü, Şiva Canbazoğlu’nun “a tangible blue” performansı ile başlayacak.
Sergi, yalnızca Halı Atölyesi’nin tarihine değil, aynı zamanda Türkiye’de sanat eğitiminin dönüşümüne ve kolektif üretim anlayışına da ışık tutuyor.





















