"İlk hedefim elimdeki fotoğrafların sahiplerini bulmak"

Uğur Topal: İlk hedefim elimdeki fotoğrafların sahiplerini bulmak

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta “Faninin Mazisi” sayfasının yöneticisi Uğur Topal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

22 Ocak 2018 - 23:00 - Güncelleme: 22 Ocak 2018 - 23:03

Röportaj: Ali İzzet Keçeci

Uğur Topal son günlerde “Faninin Mazisi” ismiyle İnstagram’da epey ilgi görüyor. İlgi görmesinin nedeniyse yaptığı sıra dışı iş. Uğur Topal, yıllardır biriktirdiği ve sahaflardan satın aldığı fotoğrafları gerçek sahiplerine ulaştırıyor.

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta “Faninin Mazisi” sayfasının yöneticisi Uğur Topal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çoğu koleksiyoner bu tarz fotoğrafları kendisi için saklarken siz uzun araştırma ve uğraşlara mal olmasına rağmen gerçek sahiplerine ulaştırmaya çalışıyorsunuz. Bunu yapmaktaki amacınız nedir?

Bu fotoğrafları bulup almak, daha sonra muhafaza etmek, yıllarca saklamak zaman ve emek isteyen bir uğraş. Bunun yanında bu sakladığınız fotoğrafların sahiplerine ulaşmaya çalışıp onları bulmak çok zaman alıyor.

Fotoğraf toplamaya 18 yaşında başladım. Aslen Zonguldaklıyım ve üniversite için Ankara’ya gittim. Okuldan arta kalan zamanlarımda sahafları ve bitpazarlarını dolaşmaya başladım.  İlk olarak eski fotoğraflara Ankara Kurtuluş’ta yer alan bitpazarında rastladım. Albümleri elime alıp incelemeye başladığımda her bir fotoğraf beni kendine çekmeye başladı.

İlk fotoğraflarımı Kurtuluş’taki bu pazardan aldım. Daha sonra fotoğrafların yanı sıra kartpostal ve belge toplamaya da başladım. Fotoğrafları ilk aldığım zaman uzun uzun inceliyordum; insanların giyimlerini, yüz ifadelerini ve fotoğrafların arkasında yazan yazıları… Yıllar geçtikçe fotoğraflar birikmeye başladı. Her aldığım fotoğrafları, önceki aldıklarımla karıştırmadan ayrı ayrı tasnif edip saklamaya başladım. Aile albümlerini elimden geldiğince birbirine karıştırmamaya özen gösteriyordum.

Bir taraftan fotoğraf almaya devam ediyorum, diğer taraftan fotoğrafların hikâyesini merak ediyordum. “Kimdi bu insanlar, şimdi yaşıyorlar mı ya da vefat mı ettiler, bu fotoğraflar neden bitpazarına düştü?” bunlar gibi onlarca soru aklımda yer edinmeye başladı. Fotoğraflarda yer alan insanların çoğunun vefat etmiş olma ihtimali bir taraftan beni üzdü ama diğer taraftan da torunlarına ulaşabilirim diye düşündüm. Yıllar sonra biri çıkıp size aile büyüklerinizin hiç görmediğiniz fotoğraflarını veriyor. Düşünebilir musunuz o anki hislerinizi?  Biri size ulaşıyor ve elinde ailenizin fotoğrafları. Fotoğraflardan biri dedeniz ile anneannenizin evlendiği güne, bir diğer fotoğraf dedenizin okula ilk başladığı güne, bir diğer fotoğrafsa dedenizin aile büyüklerine ait. O fotoğraflarda aile büyüklerinizin hiç görmediğiniz evlerini, yaşadıkları yerleri görüyorsunuz… Bence müthiş bir duygu. Arkasına notlar yazılmış, gülen yüzlerin yer aldığı onlarca fotoğraf… Hem insanları geçmişlerine kavuşturmak hem de fotoğrafların hikayelerini dinlemek istedim.Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Fotoğrafları biriktirdikçe sahiplerine ulaşmalıyım, en azından ulaşmayı denemeliyim diye düşünmeye başladım. Sahaflarda, bitpazarlarında bu şekilde binlerce fotoğraf yer alıyor ve hepsi asıl sahiplerinden çok uzaktalar. Bu fotoğrafları gördükçe merak etmeye başladım. “Bu fotoğraflar nasıl sahiplerinden uzaklaşıyorlardı, nasıl sokağa atılıyordu?” Buna benzer soruların cevabını bulmak için fotoğrafların sahiplerini bulmaya karar verdim. Bunu yapabileceğim en uygun ortamın sosyal medya olduğunu düşündüm ve @fanininmazisi isimli sayfayı açtım. Sayfanın ismini öğretmen arkadaşım Can önerdi. Fotoğraftaki kişiler vefat etmiş olsalar bile, mazilerini torunlarına ulaştırmalısın dedi. Ve daha sonra sayfayı açtım. İnsanlar mazilerine kavuşmalıydı ve fotoğraflar gerçek sahipleri tarafından saklanmalıydı. Bende kalırsa sadece birer efemera (kısa süreli, günlük, geçici) olmaktan öteye geçemeyecekti ve koleksiyonumun bir parçası olacaktı. Ve hiçbir zaman benim için hobiden öteye bir manevi değeri olmayacaktı.

Peki fotoğrafları sahiplerine ulaştırdığınızda nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Şu ana kadar olumsuz hiçbir tepki almadım. Şu ana kadar ulaştığım ailelerde, önce şaşkınlıkla daha sonra ise mutlulukla ve sevinçle karşılaştım.  Hesabı üç ay önce açtım ve şu ana kadar iki aileye ulaştım. İki aile de ilk başta inanmayıp çok şaşırdılar ve fotoğrafları nereden bulduğumu sordular. Akıllarına takılan birçok soru vardı ve hepsini tek tek bana sordular. Çünkü inanması kolay bir durum değil. Hiç tanımadığınız biri çıkıp size, elimde ailenize ait fotoğraflar var diyor. Ailelerle konuşup durumu anlattıktan sonra inandılar ve bana teşekkür ettiler. Kendileri de fotoğrafların kayıp olduklarından habersizdiler ve hemen o fotoğrafların olduğu albümü aradılar ama bulamadılar. İnandıktan sonra fotoğrafları onlara ulaştırmamın mutluluğunu yaşadılar, kendileri için beklenmedik bir şey olduğunu söylediler. Fotoğrafların birçoğu tek nüshaymış ve kopyaları yokmuş.

Bu fotoğrafların toplanması emeğin yanında bir de maddi gelir gerektiriyor; sahiplerine ilettiğinizde bir beklenti içerisinde olmadığınızı biliyoruz.  Peki bu süreç maddi gidere de bedel bir manevi haz sağlıyor mu?

Bu fotoğrafların toplanması, arşivlenmesi ve sayfada paylaşılması uzun bir süreç ve çok emek istiyor.  Zaman isteyen bir iş fakat güzel sonuçlar aldıkça emeğimin karşılığını görüyorum. Fotoğrafların sahiplerinden hiçbir beklentim yok. Sadece fotoğrafların sahiplerinden tek istediğim fotoğrafların hikâyelerini benimle ve sayfayı takip eden insanlarla paylaşmaları. Eskiden bu hikâyeleri ben merak ediyordum, şimdi sayfayı takip eden kişiler de merak ediyor. Hem kendim hem de takipçileri için fotoğrafların hikâyelerini paylaşmalarını istiyorum. Tüm bu harcadığım emek ve zamana karşılık insanlardan aldığım güzel tepkiler beni motive ediyor. Bu yola başlarken aklımda birçok soru işareti vardı ama şimdi hepsi gitti. Doğru bir şey yaptığımın ve devam etmem gerektiğinin farkındayım. Bu işle uğraşmak ve fotoğrafların sahiplerini bulmak bana ve sayfayı takip eden kişilere iyi geliyor. Çünkü hayatta yeterince zorluklarla ve üzücü durumlarla karşılaşıyoruz. Özellikle insani değerler konusunda yozlaştığımız ve değerlerimizi kaybettiğimiz bir dönem yaşıyoruz. Bu yüzden insanların umut veren, güzel ve ince davranışlar görmeye ihtiyaçları var. Çoğu insan yaptığım şeyi takdir edip şaşırıyor. Bazıları ise bulup ne yapacaksın diyor. O fotoğrafların sahipleri biz olabilirdik, empati yapıp düşünmek gerek. Ayrıca sayfayı açtıktan sonra arkadaşlarımdan ve hiç tanımadığım kişilerden çok sayıda mesaj aldım. Sayfayı çevrelerindeki insanlara önerdiler ve sayfalarında paylaşarak destek oldular. Daha çok kişiye ulaşmamız için çabaladılar.

Bu fotoğraflarda yer alan yaşanmışlıklar senin kendi geçmişinden de izler taşıyor mu? Yani geçmiş hatıraları halen duran bir aileden mi geliyorsunuz?

Maalesef bu fotoğraflarda yer alan yaşanmışlıklar benim kendi geçmişimden izler taşımıyor. Geçmiş hatıralarını biriktiren bir aileden gelmiyorum. Dedemin zamanında gençlik resimlerinden oluşan bir albümü varmış ama daha sonra kaybolmuş. Aslında bu sadece bana özgü bir durum değil, çevreme baktığımda geçmişini biriktirmeyen bir toplum görüyorum. Çevremizde geçmişini biriktiren kaç aile var ya da kaçımızın evinde üç kuşak önceki büyüklerimize ait eşyalar var. Biriktirme kültürümüz yok ve daha da acısı ailemizden kalan eşyaları modası geçti ya da eski diye çöpe atıyoruz. Onları evlerimizde fazlalık olarak görüyoruz. Bit pazarınaya da antikacılara düşen eşyalar da böyle. İnsanlar aile geçmişlerini evlerine sığdıramıyor artık. Büyüklerinden kalan bir sandığı, bir masayı, bir örtüyü, bir halıyı eski ya da fazlalık olarak görüyorlar.

Ne kadar süre daha devam etmeyi düşünüyorsunuz? Elinizdeki fotoğraf bitinceye kadar mı, yoksa ömrüm yettiğince mi diyorsunuz?

Ne kadar süre devam ederim bilmiyorum. İlk hedefim elimdeki fotoğrafların sahiplerini bulmak. Daha sonra takipçilerim ellerindeki fotoğrafların sahiplerini aramak istiyorum. Çünkü “bende de böyle fotoğraflar var, size yollasam onlarında sahiplerini arar mısınız?” şeklinde mesajlar alıyorum. O yüzden bu işin ne kadar süreceğini bilmiyorum ama bir sergi düşüncem var. Sahiplerini bulduğum fotoğrafları sahiplerine teslim ettikten sonra sahipleri bulunmayan fotoğraflarla bir sergi açmak istiyorum.

Editörün notu: Sırada sahiplerini bekleyen fotoğrafların arkalarında yazan isimlerden birkaçı:

Ali Uğur Pamucak(Konya)

Aydın Çelikkol

İhsan-Süheyla Başar Ailesi

Didem Ayar

Hüseyin Birkadeşler ( Ziraat Mühendisi)

Canan-Necdet Yankılıç

Erdinç Yankılıç

Müyesser ve Basri Başar Ailesi

İsmet Elgin

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şehir Tiyatroları 3 Ekim’de perdelerini açıyor
Şehir Tiyatroları 3 Ekim’de perdelerini açıyor
‘Dişi Terminatör', Antalya'ya geliyor
‘Dişi Terminatör', Antalya'ya geliyor