Türkiye, artık bir “olay” değil,
bir kırılma noktası yaşıyor.
Şanlıurfa’nın ardından bu kez Kahramanmaraş…
14 yaşındaki bir çocuk,
okula silahlarla giriyor
ve sınıflarda rastgele ateş açıyor.
Sonuç:
9 ölü.
8’i çocuk, 1’i öğretmen.
13 yaralı.
6’sı ağır.
Bu bir saldırı değil.
Bu bir katliamdır.

Bu Sadece Bir Çocuğun Suçu Değil
Yetkililer olayın terör bağlantısı olmadığını,
bireysel bir eylem olduğunu söylüyor.
Ama asıl soru şu:
14 yaşındaki bir çocuk bu hale nasıl gelir?
Bu noktada artık mesele fail değil.
Bu bir sistem meselesidir.
Açıkça Töresizliktir
Türk töresi açıktır:
Zayıfa el kalkmaz.
Çocuğa zarar verilmez.
Bilgeye, öğretmene el uzatılmaz.
Ama bugün ne görüyoruz?
Çocuklar öldürülüyor.
Öğretmenler hedef alınıyor.
Bu sadece bir suç değil.
Açıkça töresizliktir.
Silah Değil, Zihniyet Öldürüyor
Türk savaşçıdır.
Ama zulümkâr değildir.
Silah taşır.
Ama mazluma doğrultmaz.
Bugün yaşananlar bize şunu gösteriyor:
Sorun silah değil.
Sorun, o silahı tutan zihniyet.
Önceden Planlanmış Bir Karanlık
Ortaya çıkan bilgiler:
Failin dijital materyallerinde
önceden plan yaptığına dair izler var.
Bu bir anlık öfke değil.
Bu, büyüyen bir çöküştür.
Sorumluluk Zinciri
Bir çocuk bunu yapıyorsa:
Sadece o çocuk yoktur.
Aile vardır.
Çevre vardır.
Sistem vardır.
Ve en önemlisi:
İhmal vardır.
Devlet Harekete Geçti Ama…
- Failin babası tutuklandı
- 83 kişi hakkında gözaltı kararı
- 940 sosyal medya hesabına erişim engeli
- 93 Telegram grubu kapatıldı
Ama asıl soru hâlâ ortada:
Bu noktaya neden gelindi?
Öğretmen Öldürülüyorsa…
Türk kültüründe öğretmen, bilgedir.
Toplumu yetiştirir.
Geleceği kurar.
Bugün bir öğretmen öldürülüyorsa,
orada sadece bir cinayet yoktur.
Orada bir gelecek yok edilmektedir.
Son Söz
Bu yaşananlar tesadüf değil.
Bu bir uyarıdır.
Ya töremizi yeniden öğreneceğiz,
ya da bu karanlık tabloyla yaşamaya alışacağız.
Takip / Detay
https://bio.site/ibrahimmuratgunduz
#ibrahimmuratgündüz
#maras-okul-saldiri





















