Haldun Dormen: Türk tiyatrosu çok iyi durumda

Haldun Dormen: Türk tiyatrosu çok iyi durumda

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta usta oyuncu Haldun Dormen’i ağırladık.

05 Aralık 2018 - 22:23 - Güncelleme: 06 Aralık 2018 - 00:44

Röportaj: Elif Soykan, Ayşe İsra Ede

O, Türk tiyatrosunun duayeni Haldun Dormen. 65 yıldır ilk günkü heyecanı ve enerjisiyle tiyatro seyircisiyle buluşmaya devam ediyor. Dormen, bu sezon sahnelendiği dört farklı oyunla dört farklı karaktere hayat veriyor. Oynadığı her salon hıncahınç dolu oluyor, alkışların sonu gelmiyor.

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta usta oyuncu Haldun Dormen’i ağırladık.

Şu anda sahnelediğiniz dört oyun var. Bu sezon dört farklı karaktere hayat veriyorsunuz. Ayrıca yönettiğiniz bir oyun da yakın tarihte seyirci ile buluşacak. Bu enerjiyi nereden buluyorsunuz?

İşi çok sevdiğimden ve inandığımdan herhalde. Çok keyifliyim, dört tane ayrı karakteri canlandırmak hoşuma gidiyor. Hazırlanıncaya kadar tabii, biraz sıkıntı çekiyorsunuz ama hazırlandıktan sonra gayet rahat oluyor. Yani birbiri ile karıştırmıyorum oyunları. (Gülüyor)

Peki dört karaktere hayat vermek nasıl bir duygu?

Bence ilginç, hoş. Bir kere monoton değil. Her gün başka bir seyirciye başka bir karakterle hitap ediyorsunuz. Bu akşam Bir Zamanlar Gazinoda’yı oynayacağım, yarın yeni oyunumuz Küllerin Arasından’ı oynayacağım. Pazar akşamı Elazığ’da Kibarlık Budalası’nı oynayacağım. Kibarlık Budalası 600. oyuna yaklaşıyor.

Küllerin Arasında bu sezonun yeni oyunu. Geçtiğimiz günlerde seyirciyle buluştu. Oynadığınız bütün oyunlar da salon hınca hınç dolu oluyor. Oyunla ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Değişik bir karakterde oynadığım için –çoğunlukla komedilerde oynadım bugüne kadar- bu yüzden seyircinin hoşuna gidiyor galiba beni değişik bir rolde görmek. Beğendiklerini söylüyorlar, samimilerse mutlu oluyorum. Alkışlar çok iyi oluyor; bitmiyor alkışlar. Ben çıkınca çok da candan alkışlıyorlar. O zaman da şevk geliyor, zevk geliyor. Siz, keyifle çıkıyorsunuz seyircinin karşısına.

Küllerin Arasında oyunundaki Cahit Güney karakteri gibi siz de çok büyük bir değersiniz. Oyunda karakter seyirciye çok büyük bir oyuncu olarak yansıtılıyor. Tıpkı sizin gibi. Cahit Güney tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman bunu sahneye ve ekibe yansıtmıyor. Bu noktada şunu merak ediyoruz: Cahit Güney gibi acaba Haldun Dormen'in de benzer durumlar yaşadı mı?

Bence çok çok önemli bir durum olursa yansıtırım herhalde. Ateşim çıkmışsa 41’e – ki çıktı- yansıtırım. Vaktiyle Dormen Tiyatrosu’nda bir oyunu oynarken 41 ateşle oynadım. İster istemez arkadaşlarınızdan yardım istiyorsunuz. Şaşırırsam, düşersem, kalkarsam, bilmem ne yaparsam filan yardım istiyorsunuz. Ama sahneyi etkileyeceğini zannetmiyorum.

Bu sezon oynadığınız oyunlardan bir tanesi de “Bir Zamanlar Gazinoda” oyunu. Oyunda, gazinoda komedyenlik yapan iki karakterden birini canlandırıyorsunuz. Bu oyunu yazarken nelerden esinlendiniz?

Eski komedyenler vardı. Siz belki hatırlamazsınız. Eskiden gazinolar vardı ya gazinolarda assolistler vardı mutlaka: Behiye Aksoy, Emel Sayın, Zekin Müren… Ama mutlaka bir ikili komedyen vardı. Ateş Böcekleri, bilmem ne böcekleri falan. Onlardan bazılarıyla tiyatroda çalıştım. Tabii, onlardan çok şey öğrendim. Onlar genellikle birbirinden nefret ederlerdi. O kadar uzun zaman birbiriyle çalışmışlar ki hem birbirlerine saygı duyar hem de birbirlerine kızarlardı. Onlardan çok esinlendim.

Yani sanat yaşamınızda karşılaştığınız kişiler karakterlerinizin oluşmasında etkili oldu?

Zaten farkındaysanız bütün yazdığım oyunlar hepsi tiyatroyla ilgili. Çünkü en çok bildiğim şey tiyatro. Hayatım tiyatroda geçiyor. Bu yüzden yazdığım metinler de tiyatroyla ilgili. Hisseli Harikalar Kumpanyası, Geceye Selam, işte Kantocu hepsi tiyatroyla ilgili.

Türk tiyatrosu ve Türk sanatı için çok önemli bir değersiniz. Haldun Dormen 7'den 77'ye herkesin hayranlık ve saygı duyduğu bir isim. Sanat hayatınızın herhangi bir döneminde bir idol olmanın üzerinizde yarattığı bir sorumluluk oldu mu?

Yok, baskı hissetmedim. Yalnız, yapmam gerekenleri şeyleri en doğru yolda yapmaya çalıştım. O da baskı değildi. Sarhoş olarak halk arasında yürümemeye, içkili olarak sahneye çıkmamaya, vaktinde provaya gelmeye, seyirciye saygı göstermeye bunlara hep gayret ettim. Bunları yapınca zaten ister istemez iyi bir tiyatrocu oluyorsunuz. Ben inandım tiyatroya, tiyatro da bana inandı. Oh, çok güzel. (Gülüyor)

Türk tiyatrosunun birçok dönemine şahitlik etmiş bir sanatçısınız. Günümüzde tiyatroya yeteri kadar ilgi gösterilmediği söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok, çok, çok daha fazla ilgi gösteriliyor. Alternatif tiyatrolar çok iyi şeyler yapıyorlar. Elli kişilik, yüz kişilik salonlar ama çoğu da doluyor. Hepsi fevkalade şeyler yapıyor demek istemiyorum ama fevkalade işler yapanlar var. Bence Türk tiyatrosuna müthiş bir yön verdiler, müthiş bir gelecek sağladılar. Bence tiyatro çok iyi durumda.

Biz de oynuyoruz, bütün oyunlarım doluyor benim. Dört oyun da tıklım tıklım dolu oynuyoruz. Kibarlık Budalası 600. oyuna yaklaşıyor. Bir Fransız oyunu başka hiçbir ülkede bu kadar oynanmamıştır.

Son yıllarda sizi televizyonda daha az görüyoruz. Geçtiğimiz haftalarda sizi Çukur dizisinde gördük ve çok heyecanlandık. Var mı yeni dizi projeniz?

Yok, çok fazla vaktim yok benim televizyona. Çok, çok iyi bir şey olması lazım oynayabilmem için ama dizide oynayamam. Çünkü dizi için vaktim yok. Dört oyun oynuyorum; oyun sahneye koyuyorum, ders veriyorum; Afife Ödülleri var, Bedia Muvahhit Ödülleri var. Dizide oynamam mümkün değil. Ama bir gün olur, iki gün olur konuk oyuncu olarak oynayabilirim.

Kaynak: murekkephaber.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
2019 Grammy adayları açıklandı
2019 Grammy adayları açıklandı
Zenne filminin yönetmeni Caner Alper: LGBT bireylere umut vermek için bu kitabı yazdım
Zenne filminin yönetmeni Caner Alper: LGBT bireylere umut vermek...