İlk uzun metrajı Oray ile dikkat çeken, Aşk, Mark ve Ölümün senaryosunda da imzası bulunan yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay, yeni filmi Histeri (Hysteria) ile bu yıl Berlinale’nin Panorama bölümünden ödülle ayrıldı.
Film, Almanya’daki bir film setinde rafta duran Kur’an’ın yanlışlıkla alev almasıyla başlayan gerginliğin giderek bir zihin oyununa dönüşmesini anlatıyor. Bu karmaşanın ortasında kalan asistan Elif, toplumun farklı kesimlerinde varlığını koruyan güvensizliklere, örtük önyargılara ve ırkçılığın çeşitli biçimlerine tanık oluyor.
Büyükatalay’ın ikinci uzun metrajı, Almanya’da göçmenlerin evlerinin kundaklandığı 90’lı yılları konu alan provokatif bir filmin yapım sürecinden hareket ediyor. Farklı milletlerden insanların bir araya geldiği set ortamı karmaşıklaştıkça, ırkçılığın yıllar içinde nasıl şekil değiştirdiği gözle görünür hale geliyor. 90’lardaki saldırı iklimiyle açılan film, günümüzün paranoyalarla örülü güvensizlik atmosferine uzanan geniş bir tablo kuruyor.
Yönetmen, çağdaş Alman toplumunun ve göçmen toplulukların ruh halini bu kez daha ince bir ironiyle işliyor. Gerilimi katmanlı biçimde artıran hikâye, ‘film içinde film’ yaklaşımıyla zamanla daha geniş bir Avrupa portresine dönüşüyor.
Başrolde Devrim Lingnauya; Nazmi Kırık, Serkan Kaya, Aziz Çapkurt, Mehdi Meskar ve Nicolette Krebitz eşlik ediyor. Histeri, 2025 Berlin Film Festivali’nde Panorama bölümünde Label Europa Cinemas ödülünü kazanmış, 44. İstanbul Film Festivali’nde ise Altın Lale için yarışmıştı.
Histeri, 21 Kasım’dan itibaren MUBI’de gösterimde olacak.


















