23 Nisan Perşembe günü saat 20:30’da Pax Sahne’de sahnelenecek olan “Eşik”, bireyin iç dünyasını merkeze alan anlatısıyla dikkat çekiyor. Bir Standarts Yapım prodüksiyonu olan oyun, izleyiciyi gerçek ile oyun arasındaki sınırda konumlandıran bir kurgu sunuyor.
Bireyin İç Dünyasına Odaklanan Anlatı
Oyunda, Lütfi Can Bulut ve Mehmet Küçükgünaydın sahnede yer alırken; anlatı, insanın kendi hikâyesiyle ilişkisini sorgulayan bir yapı kuruyor. Hatırlamak ve unutmak, başarı ve başarısızlık gibi karşıtlıklar üzerinden ilerleyen metin, bireyin yaşadığı içsel çatışmalara odaklanıyor.

“Eşik”, izleyiciyi edilgen bir konumda bırakmak yerine, kendi hikâyesi üzerine düşünmeye yönlendiren bir sahne akışı kuruyor.
Gündem ve Kolektif Hafıza Arasında Bir Yolculuk
Yaklaşık 65–70 dakika süren oyun boyunca sahnede iki oyuncu yer alıyor. Anlatı, ilk bakışta sade bir yapı sunarken, ilerleyen bölümlerde katmanlı bir düşünsel çerçeveye dönüşüyor. Günlük hayatta karşılaşılan yoğun bilgi akışına benzer şekilde, sahnede de izleyici farklı hikâyeler arasında yönlendiriliyor.

Bu hikâyeler zamanla bireysel olandan çıkarak daha geniş bir çerçeveye, kolektif hafızaya uzanıyor. Oyun, bu noktada şu soruları gündeme taşıyor: “İnsan kendi hikâyesini ne zaman yaşar, ne zaman başkalarının hikâyelerine maruz kalır?”
Yaratıcı Ekip ve Sahne Tasarımı
Oyunun yazarlığını Sertaç Sayın üstlenirken, konsept ve yönetmenlik Ozan Ömer Akgül imzası taşıyor. Sahne üzerinde kurulan yapı; hareket, ışık ve ses tasarımlarıyla çok katmanlı bir anlatım dili oluşturuyor.
Teknik ekipte yer alan isimler ise şöyle:
- Yönetmen yardımcısı: Beste Yılmaz Özen
- Hareket tasarımı: Salih Usta
- Dekor tasarımı: Serkan Kavurt
- Kostüm ve maske tasarımı: Hilal Polat
- Işık tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
- Ses tasarımı ve müzik: Güneş Bozkır
- Proje koordinatörü: Ece Şahin
- Reji asistanları: Saliha Bozkurt, Zeynep Köksalan




















