Artopol Galeri, 4–30 Aralık 2025 tarihleri arasında Batıkan Bostancı’nın ilk kişisel sergisi *“Çıkmazda Yön, Açmazda Form”*u sanatseverlerle buluşturuyor. Sanatçının son on yıllık üretim sürecini kapsayan seçki; heykel, rölyef, resim ve dijital çalışmalardan oluşan kapsamlı bir yapıyı bir araya getiriyor. Sergi, bireysel ve toplumsal düzeyde yön kaybının hissedildiği günümüzde, anlamın nasıl yeniden kurulabileceğine dair katmanlı bir okuma sunuyor.
1991 Uşak doğumlu Bostancı, erken yaşlarda başladığı modelleme ve çizim pratiğini Güzel Sanatlar Lisesi ve Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü’nde aldığı eğitimle geliştirdi. Antalya ve İstanbul’daki atölye süreçleri, sanatçının hem teknik hem de kavramsal yöneliminde belirleyici oldu. Özellikle Bahadır Baruter ve İrfan Önürmen ile uzun yıllara yayılan çalışma deneyimi, Bostancı’nın disiplinlerarası yaklaşımının temel taşlarını oluşturdu. Önürmen’in atölyesinde geçirdiği dönem, sanatçının figüratif soyutlama, mimari düşünce ve çizgisel dille kurduğu bağın derinleşmesinde önemli bir yer tutuyor.

Sergi, kıtlık–bolluk, tutsaklık–özgürlük, mutasyon–dönüşüm gibi karşıtlıkların kesişim noktalarını merkezine alıyor. Bostancı’nın çizgisel örgülerle oluşturduğu yüzeylerde yer alan yapılar, bir portreden çok içsel bir yön haritasını andıran biçimlere dönüşüyor. Çizgiler, sınır niteliğini aşarak bölünen, çoğalan ve yön değiştiren bir akış oluşturuyor. Bu akışın içinde beliren formlar ise hem bir açmazın sıkışmasını hem de yeni bir başlangıcın ihtimalini taşıyor.
Sanatçının sıcak tonlarla kurduğu alanlar duygusal yoğunluğu artırırken, gri ve nötr bölgeler dış dünyanın dalgalı gerçekliğini hatırlatıyor. Katmanlı kompozisyonlar, mimari bir plan duygusu yaratarak izleyiciyi hem zihinsel hem de mekânsal bir okuma sürecine davet ediyor. Bostancı’nın işleri, yalnızca bir görüntü olarak değil; çözümlenmesi, takip edilmesi ve yeniden yorumlanması gereken bir sistem olarak izleyici karşısına çıkıyor.

“Çıkmazda Yön, Açmazda Form”, sanatçının figüratif soyutlamayı, geometrik yapıyı ve psikolojik derinliği aynı düzlemde buluşturduğu üretim sürecinin yoğun bir kesitini sunuyor. Sergi, çıkmazın yalnızca bir tıkanma değil; yeni bir formun ortaya çıkabileceği bir eşik olduğuna işaret ediyor.



















