Sanatçı ve yazar Can Bonomo, dördüncü şiir kitabı Mümkansız Şeyler’i Mart ayında Holden Kitap etiketiyle okuyucularla buluşturdu. Kitap, Bonomo’nun daha önce yayımladığı Delirmek Belirmektir, Şu Sevdalar Tevatürü ve Parya Koma’yı takip ederek şiir külliyatını genişletiyor.
Şiirde Kendisiyle Yüzleşen Bir Yolculuk
Delirmek Belirmektir’den bu yana Bonomo’nun şiirinde, hem kendini ortaya koyan hem de ironik bir mesafeyle izleyen bir bilinç ön plana çıkıyor. Şu Sevdalar Tevatürü’nde aşk teması artık romantik bir kategori olmaktan çıkarken, Parya Koma ile kolektif bir duyarlılık öne çıkıyor. Bu süreç, sanatçının şiirsel sesi ve anlatım tarzının olgunlaşmasını gösteriyor.

Mümkansız Şeyler: Olgunluk ve Yüzleşme
Yeni kitabı Mümkansız Şeyler, Bonomo’nun şiir yolculuğunun en olgun durağı olarak öne çıkıyor. Babalık deneyimi, geçmişle hesaplaşma, çocukluk yaraları ve ölüm fikri, kitapta yoğun biçimde işlenen temalar arasında yer alıyor. Oğluna adanmış bölümler, bir babanın şefkati kadar kendi gençliği ve hatalarıyla yüzleşmesini de yansıtıyor. Ölüm burada retorik bir unsur değil, hayatın gündelik gerçekliğiyle iç içe geçiyor. Yaşamak, Bonomo’nun tarifine göre bir “denetimli çatırdama” hâli olarak şiire yansıyor.
Müzikal Kimliğin Şiire Yansıması
Bonomo’nun müzikal geçmişi, şiirine doğal bir ritim ve tempo kazandırıyor; ancak metinler, şarkı sözü olmaya yönelmek yerine dilin imkânlarıyla yetinmeyi tercih ediyor. Sahnedeki görünürlük ile yazı masasındaki yalnızlık arasındaki gerilim, dört kitabın tamamında hissediliyor. Alkışın yerini sessizlik, rabarbanın yerini iç ses alıyor. Bu yönüyle Bonomo, popüler kültür ile edebiyat arasındaki sınırları bulanıklaştırmak yerine, sınırların geçirgenliğini gözler önüne seriyor ve öncelikle bir şair olduğunu vurguluyor.





















