Bu hafta gösterime girecek olan Cruella hakkında her şey

Oscar ödüllü Emma Stone ve Emma Thompson’ın rol aldığı, Craig Gillespie tarafından yönetilen "” 2 Temmuz Cuma günü sinemalarda gösterime giriyor.

Reklam
Bu hafta gösterime girecek olan Cruella hakkında her şey
29 Haziran 2021 - 15:24
Oscar® ödüllü Emma Stone ("La La Land"), sinemaların en kötü şöhretli ve modaya düşkünlüğüyle bilinen kötülerinden birinin, efsanevi Cruella'nın isyankâr ilk günlerini konu alan yepyeni bir film olan "Cruella"da başrolde. 1970'lerin Londra'sında punk rock devriminin ortasında geçen “Cruella”, tasarımlarıyla adını duyurmaya kararlı zeki ve yaratıcı bir kız olan Estella adında genç bir dolandırıcıyı konu alıyor. Estella, onun haylazlık hevesini beğenen iki genç hırsızla arkadaş olur ve birlikte Londra sokaklarında kendilerine bir hayat kurarlar. Estella’nın moda yeteneği, iki kez Oscar® kazanmış Emma Thompson ("Howardların Malikanesi", "Aşk ve Yaşam") tarafından canlandırılan, son derece şık ve korkutucu bir moda efsanesi olan Barones von Hellman'ın dikkatini çeker. Ancak ilişkileri, Estella'nın karakterinin kötü tarafını kabul etmesine ve kaba, modaya düşkün ve intikam peşinde koşan Cruella’ya dönüşmesine neden olacak bir dizi olayı başlatır.

"Cruella" filminin başrollerinde Emma Stone, Emma Thompson, Joel Fry ("Yesterday"), Paul Walter Hauser ("I, Tonya"), Emily Beecham ("Yüce Sezar!"), Kirby Howell-Baptiste ("The Good Place") ve Mark Strong ("1917") yer alıyor. Filmin yönetmenliğini Craig Gillespie ("I, Tonya"), senaryosunu Dana Fox ("Arızalı Çiftler") ve Tony McNamara ("Sarayın Gözdesi" ile Oscar® adayı) üstlendi, hikayesini Aline Brosh McKenna ("Şeytan Marka Giyer”) ve Kelly Marcel (“Mr. Banks”) ve Steve Zissis (“Baş Aday”) Dodie Smith'in “Yüzbir Dalmaçyalı” romanından uyarladı. "Cruella"nın yapımcılığını Andrew Gunn ("Sihirli Dağ"), Marc Platt ("Şikago Yedilisinin Yargılanması" ile Oscar® adayı, "La La Land" ve "Casuslar Köprüsü") ve Kristin Burr, pga ("Christopher Robin"), idari yapımcılığını Emma Stone, Michelle Wright ("Tam Gaz"), Jared LeBoff ("Trendeki Kız") ve Glenn Close ("Hizmetkar Albert Nobbs") üstleniyor.

Filmin deneyimli yaratıcı ekibinde görüntü yönetmeni Nicolas Karakatsanis, editör Tatiana Riegel, daha önce Gillespie ile “I, Tonya”da birlikte çalışmış olan müzik süpervizörü Susan Jacobs; yapım tasarımcısı Fiona Crombie, saç ve makyaj tasarımcısı Nadia Stacey ve Emma Stone ile “Sarayın Gözdesi” nde çalışan dekoratör Alice Felton; kostüm tasarımcısı Jenny Beavan (“Mad Max: Fury Road” ve “Manzaralı Oda” ile iki Oscar® sahibi); görsel efekt süpervizörü Max Wood (“Suicide Squad”); ve besteci Nicholas Britell (“Ay Işığı") bulunuyor.

BİR BAŞLANGIÇ HİKAYESİ

İlk olarak 1950'lerde Dodie Smith'in kitabında görülen ve Disney'in 1961 yapımı animasyonunda ve 1996 yılındaki yeniden yapım filminde ve 2000 yılındaki devam filminde beyazperdede hayat bulan Cruella de Vil karakteri hala izleyicileri canlılığı, süse karşı merakı ve zekasıyla büyülemeye ve heyecanlandırmaya devam ediyor.

70'lerdeki Londra'nın enerjik punk döneminde geçen Disney’den Cruella, yetenekli ama uyumsuz bir genç kızın şık ve kötü Cruella de Vil'e nasıl dönüştüğünün büyüleyici hikayesini anlatan bir başlangıç hikayesi. Estella (Tipper Seifert-Cleveland), enerjik ve uçlarda dolaşan, yaratıcı, dünyaya etrafındakilerden farklı bir açıdan bakan bir kızdır. Annesini çok erken yaşta kaybetmiş ve bunu atlatamamıştır. Doğal siyah-beyaz saçlarını kızıla boyayarak gizlese de uyumlu okul arkadaşlarının arasında kendini yabancı gibi hisseder.

Estella, arkadaşları Horace (Joe MacDonald) ve Jasper (Ziggy Gardner) ile sokaklarda suç hayatına karışır, dolandırıcılık yapar, hayal gücünü ve dikiş becerilerini kullanarak zekice kılık değiştirmeler yaratır. Horace ve Jasper, dolandırıcı olarak yaşamaktan memnun olsa da Estella bir moda tasarımcısı olarak daha iyi bir hayat istemektedir.

25 yaşına geldiğinde, Jasper (Joel Fry) ona Londra'nın en gözde mağazası Liberty'de bir iş bulunca, sonunda Estella (Emma Stone) hayatının fırsatını yakalar ama Jasper ve Horace (Paul Walter Hauser) onun suç planlarına katılmasını çok özleyecektir. En alttan başlayarak- tuvaletleri temizleyerek- bir gece, güçlü ruhu kontrolünü zayıflatıp gizli tuttuğu yaratıcı içgüdülerini salana kadar dikkat çekmemeye çalışır. Ertesi sabah kovulan Estella, tam da dünyanın önde gelen moda tasarımcılarından Barones (Emma Thompson) girerken mağazadan çıkmak üzeredir. Gördüğü şeylerden kolay kolay etkilenmeyen Barones, Estella’nın vitrin tasarımından etkilenince, onun potansiyeli olan bir yeni yetenek olduğunu anlar ve iş teklif eder. İşi kabul eden Estella, sonunda her zaman istediği her şeyi başarmasına yardımcı olacak mükemmel bir akıl hocası bulduğuna inanır.

Estella, Barones’in yeteneklerinin takdir etmesinden ve övgülerinden keyif alarak ve yeni patronunun gösterdiği moda uzmanlığı ve yönetim tarzının her zerresini mutlu bir şekilde içine çekerek; asi, bağımsız doğasını kendi rızasıyla kontrol altında tutar. Ancak Barones'in bir zamanlar Estella’nın annesine ait olan ve kendisine miras kalması gereken kolyeyi taktığını görünce bakış açısı ve hedefi hemen değişir. Jasper ve Horace ile birlikte, Barones'in yaklaşmakta olan Siyah-Beyaz Balosuna girmek ve dikkatleri dağıtıp kolyeyi geri almak için bir plan yapar. Uygun bir giysi ararken, Portobello Yolu üzerindeki ikinci el mağazalarına gider ve burada uygun bir elbiseye sahip genç bir esnaf olan kafadar Artie (John McCrea) ile tanışır.

Siyah-Beyaz Balo’ya muhteşem bir giriş yapan bildiğimiz Estella değil, kan kırmızısı bir elbise ve siyah-beyaz saçları insanları şaşkına çeviren Cruella'dır. Barones, bu gizemli konuğun kim olduğunu çok merak eder. Horace ve Jasper, Barones'in kasasından kolyeyi çıkarıp tabanları yağlamak üzereyken, Barones'in dalmaçyalılarını çağıran köpek düdüğünün tiz sesi Estella'nın dünyasını paramparça eder. Annesini son gördüğü geceden beri hiç unutamadığı da neredeyse aynı sestir.

Estella birden, Cruella'nın ne yapması gerektiğini anlar. Artık sadece annesinin yadigârını geri almakla kalmayacak, annesinin cinayetinin intikamını da alacaktır.


BİR KÖTÜNÜN DOĞUŞU

Kötü karakter Malefiz'e odaklanan "Uyuyan Güzel" masalının başlangıç hikayesi filmiyle büyük bir başarı yakalayan Disney, çizgi film klasikleri arşivindeki diğer kötü karakterlerin başlangıç hikayelerini keşfetmeye hevesliydi. Malefiz ile birlikte, en unutulmaz ve ilgi çekici kötü karakterlerden biri, ilk olarak çizgi filmde Betty Lou Gerson tarafından seslendirilen ve daha sonra filmde Glenn Close tarafından görkemli bir şekilde canlandırılan; tüyleri diken diken eden karakteriyle kürk düşkünü, köpekleri kaçıran Cruella De Vil'di. Ancak, bir zamanlar dalmaçyalıların sahibi Anita Darling'in okul arkadaşı olması dışında, bu filmlerin hiçbiri karakter için herhangi bir geçmiş sunmadı.

Filmin yapımcıları Andrew Gunn, Marc Platt ve Kristin Burr. Kısa süre önce "Kahramanlar Okulu" ve "Dengesiz" filmlerinin yanı sıra "Sihirli Dağ", "Perili Köşk" ve "Çılgın Cuma" (2003) gibi geçmişteki Disney hitlerinin de yapımcılığını üstlenen Gunn, "Cruella De Vil muhtemelen Disney kötülerinin en ikonik olanı çünkü o çok lezzetli bir şekilde kötü. Abartılı, moda düşkünü, laf ebesi, manipüle eden, kandıran ve açıkça biraz deli yani nefret etmeyi sevdiğiniz bir karakterdeki tüm nitelikleri taşıyor. O bir anlamda Hannibal Lecter’ın Disney versiyonu."

"Keşfetmek istediğimiz şey," diye devam ediyor, "neden onun böyle olduğu, onu neyin Cruella De Vil yaptığıydı. Bunu bir çizgi romandaki bir süper kötünün başlangıç hikayesi gibi ele aldık; çocukken kimdi, nereden geldi, vb. Seyircilerin Cruella hakkında gerçekten bildiği tek şey dalmaçyalılardan bir ceket yapmak istediğiydi, o yüzden daha en baştan, yeni bir şey vermek için beklentiyi altüst etmemiz gerektiğine karar verdik.”

Stüdyonun bu önde gelen karakteri canlandırmak için ilk ve tek seçeneği, kısa süre önce "Birdman veya (The Unexpected Value of Ignorance)" filmindeki yardımcı rolüyle ilk Oscar® adaylığını ve daha önce "La La Land" filmiyle ”En İyi Kadın Oyuncu” dalında ilk Oscar® alan Emma Stone’du.

Emma Stone, “Disney'de insanlarla tanıştım. Cruella de Vil'in başlangıç hikayesi fikrini kurcalıyorlardı ve ilgilenip ilgilenmeyeceğimi sordular. Onun hakkında bir hikâye anlatmanın mantıklı olup olmadığını anlamak ve görmek için çok düşünmek gerekiyordu. Ama karakter o kadar eğlenceli ve sarhoş edici ki, bu hikâyenin nasıl olabileceğini çok merak ediyorlardı. "

Sonuç olarak, yaratıcı ekibin katkıları sayesinde, yaratıcı bir çocuğun, Estella'nın intikam peşinde koşan Cruella’ya dönüşmesini anlatan bir olay örgüsü oluşturuldu ve filmin çoğu punk hareketi nedeniyle müzik ve moda dünyalarının karmakarışık olduğu 1970'lerin Londra'sında geçti. Onun dönüşümünü, Dickens tarzı benzeri bir yetimden asi, becerikli, cesur ve ustaca bir anti-kahramana dönüştüğünü görüyoruz. Süreç boyunca, gerçekte kim olduğunu ve kendine karşı dürüst olmayı öğreniyor.

Yapımcı Kristin Burr, "Cruella’da sevdiğim şeylerin hepsi var: moda, köpekler ve intikam," diyor. Şöyle hatırlıyor: "Filmi 70'lerin Londra'sında çekmeye karar verdik. Çok heyecan vericiydi çünkü gerçek dünyaya getirdiğimiz, animasyona dayalı ilk canlı aksiyon karakterimizdi. (Masal diyarının aksine.) Sınırları zorlamak için çok büyük bir fırsattı. Londra o zamanlar moda ve anarşinin merkeziydi. Cruella'ya ne güzel bir benzerlik!"

Stone ile “La La Land”de de çalışan ve En İyi Film adayları “Şikago Yedilisinin Yargılanması" ve "Casuslar Köprüsü" filmlerinin de yapımcılığını üstlenen üç kez Oscar® adayı olmuş yapımcı Marc Platt, “Cruella, Disney'in muazzam kötülerinin içindeki en büyük kötülerden biridir” diyor.

Platt şöyle devam ediyor, “Emma beni arayıp bu filmi çekmeyi düşünüp düşünmeyeceğimi sorduğunda, hemen ilgilendim. Düşündüm ki, bu, aktrisin karakterle olağanüstü bir evliliği. Estella'dan Cruella'ya dönüşen bu karaktere eğlence, keskinlik, lezzet ve bunlarla birlikte çok fazla samimiyet getirecek, onu özel ve canlı bir şekilde tanımlayabilecek Emma Stone’dan başka bir aktris düşünemiyorum."

Gunn, “Cruella rolünde Emma Stone, iğrenç, bencil bir karakteri canlandırma konusunda harika bir yeteneğe sahip (“Sarayın Gözdesi”filminde olduğu gibi). Birkaç saniye içinde kötü bir karakterden içler acısı bir karaktere geçebiliyor. İzleyicilerin filmin sonunda zirveye çıkarmak isteyeceği bir oyuncu. Kusursuz bir komedi zamanlaması var ve yarattığı karakterleri gerçekten yaşıyor, her birini farklı ve akılda kalıcı kılıyor. Cruella ile sürükleyici ve zamansız bir şey yaratacağını biliyorduk."
 
"Emma Stone," diyor Burr, “kuşağının en iyi oyuncularından biri. Her şeyi yapabilir. Bitti. Sadece nefis bir şekilde kötü olmakla kalmayıp, aynı zamanda yürek parçalayıcı derecede sempatik olmayı da başarıyor. Ve siyah beyaz saçlarıyla harika görünüyor."

Stone, bir karakterin iki yönünü oynamanın zorluğundan özellikle memnundu; "Muhteşemdi. Cruella’nın içinde ne kadar Estella, Estella’nın içinde ne kadar Cruella var? Cruella'nın onun bir parçası mı yoksa gerçek karakteri mi olduğunu, ya da hayatını ve Cruella'yı şekillendiren şeyin yaşadığı trajik olaylardan biri olup olmadığını düşünmek ilginçti. Bence hikâyenin anlattığı şeyin bir kısmı, her insanın içinde hepsi var ve tüm bu farklı bölümlere erişebiliyoruz, ancak bazı şeyleri ortaya çıkarabilecek farklı olaylar başımıza geliyor. Sanırım onun başına gelen bir dizi olay ve bazılarını derinlerde saklaması söz konusu. Onlarla savaşmak yerine, kabul ediyor. "

"Cruella"nın yönetmenliğini, son filmi eleştirmenlerce beğenilen, Allison Janney'nin En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar® aldığı ve Margot Robbie’nin En İyi Kadın Oyuncu adaylığı aldığı ve En İyi Kurgu dalında da aday gösterilen “I, Tonya”nın yönetmeni Craig Gillespie üstlendi.
Burr, Gillespie'nin mükemmel bir seçim olduğuna inanıyor. "I, Tonya" ile kadın bir anti-kahramanın hikayesini nasıl anlatacağını bildiğini gösterdi. Onun kinetik, enerjik tarzı filme patlama katıyor ve havalı hissettiriyor. Craig'in ilk görüşmemizde itibaren bu film için bir vizyonu vardı."

Gillespie şöyle hatırlıyor: “Sean Bailey'den bir telefon aldım ve “Emma Stone'un Cruella'yı oynaması hakkında ne düşünüyorsun?” dedi. Ve sonra, 1970'lerin Londra'sında geçeceğini söyledi. Bu birleşim benim için karşı konulamazdı. Beni tavladı. Bu olasılık hemen ilgimi çekti ve çok sevindim. O olağanüstü bir oyuncu ve yelpazesi çok geniş. Yetenekleriyle böyle bir manzarada oynayabilmek çok heyecan vericiydi."

Gunn, "Craig,"Lars Sevince" ve "I, Tonya"da, hasarlı kişilerdeki insanlığı ortaya çıkarmanın bir yolunu bulabildiğini gösterdi. Normalin dışında şeyler yapan insanları anladığımız filmler yaratmak için büyük çaba sarf ediyor. Craig'in çok incelikli ve alışılmışın dışında bir mizah anlayışı var ve bu "Cruella"nın sıradışı dünyasına mükemmel bir şekilde uyuyor” diyor.

Platt ekliyor: “Craig’in, “I, Tonya”ya getirdiği şevk ve enerjiyi- müzik seçimleri, kameranın hareketi, harika performansları yönetme ve müzikle oynama yeteneği ve performansın tonuyla oynama yeteneği – bu filme de getirebileceğini hissettik.”

Stone, "Craig’in çok filmini izlemiştim ve onunla tanıştığım için gerçekten heyecanlandım. Sette keskin ve Avustralya tarzında çok komik. Enerjisi çok fazla ve her zaman bir sürü fikri var. Onunla çalışırken çok eğlendim. "

Gillespie hakkında Burr, "24 saat boyunca enerjisi hiç tükenmiyor. Her zaman kameranın hikâyeyi anlatmaya nasıl yardımcı olabileceğini düşünüyor. Her zaman karakterleri derinleştirmeye çalışıyor. Ve müziği çok seviyor! Çekim yaparken sahneleri bileştirir, müzik ekler ve ardından ekibe gösterirdi. Çok eğlenceliydi ve filmin enerjisini gerçekten ortaya çıkardı. Ayrıca heyecan verici bir şey yaptıklarını bildikleri için ekibin ilgisini de canlı tuttu!

Gillespie, “Mizah ve dram arasındaki bu dansı sevdim ve Emma'nın (Stone) hem komedi düzeyinde hem de dramın nerede gireceği konusunda çok iyi içgüdüleri var. Bunu daha iyi yapabilecek birini düşünemiyorum. Her ikisini de yapabilen, neslimizin Lucille Ball’u gibi. Bir yönetmen olarak onunla yapamayacağınız hiçbir şeyin olmaması inanılmaz bir keyif. Çekim boyunca keyif aldım" diyor.

Stone şöyle diyor: "Cruella'nın kökenlerini görmek çok eğlenceli ve bir kötüyü neyin kötü yaptığını keşfetmekten keyif aldık. İnsanlar hayatlarında meydana gelen olaylardan nasıl etkilenebilir veya bir şeyin ağırlığının altına nasıl çökmeyi seçebilirler ya da onun üzerine basıp nasıl yükselebilirler ve belki, bazen, onu en iyiye veya en ahlaki olana nasıl götürebilirler… Bunlara kafa yorduk ama bu tür bir eğlencede, Disney, çılgın bir şekilde, bunu aynı zamanda 70'lerin harika punk müziğiyle de doldurdu."

Platt, “İzleyiciler, 1970'lerin Londra'sı, olağanüstü ve yaratıcı moda çizgileri ve o zamanın enerjisi, eğlencesi ve müziğinin sınırları ile görsel bir şölen yaşayacak.”

“Ama bu filmin şaşırtıcı bir duygusal yanı da var” diyor. "Ne kadar eğlenceli ne kadar enerjik ne kadar komik olursa olsun, harika duygusal anlar var çünkü gerçekte kim olduğunu, kökeninin gerçekte ne olduğunu ve olması gereken kişi olmayı öğrenen bir karakterin evrimini izliyorsunuz. Böylece izleyiciler harika performanslar, harika bir hikâye ve aynı zamanda çok fazla duygusallık görecek."

1970'lerin sonundaki Punk hareketine takıntılı olan Gunn, Cruella karakterinin o zamanki gençlik kültürünün öfkesini temsil ettiğini ve bunun saygı duyulmayan bir kadın dahi olmanın ne kadar zor olduğunu göstermek için harika bir fırsat olduğunu düşünüyor. Genç Cruella'nın toplumun bağlarını kırmasını ve sınırlamaları zorlamasını görmenin güncelliğine inanıyor.

"Kızımın, yaşadığı zorluklarla özdeşleştireceği bir karakter yaratabilmek istedim" diyor.

CRUELLA’NIN EZELİ DÜŞMANI

Estella’nın hayatı, Londra’da bulunan Liberty mağazasında gece vardiyasındayken sarhoş olmasıyla yarattığı çılgın vitrininin moda kraliçesi Barones'i etkilemesiyle değişir. Zarif, yıpratıcı ve kötü olan Barones, her yönden Estella'nın tam tersidir. Estella uçlarda- gelecek – iken, Barones çok başarılı olsa da biraz eski moda- ama bunun farkında değil.

Gunn, "Barones olmasaydı, Cruella olmazdı. Barones'in tüm eylemleri, Cruella De Vil'in yaratılmasında rol oynuyor" diyor.

Estella'nın Cruella olmasından sorumlu karakteri canlandırması için, film yapımcıları iki kez Oscar® kazanmış, unutulmaz rollerle hafızalara kazınan Emma Thompson'ı seçtiler. “Howardların Malikanesi”, “Günden Kalanlar”, “Babam İçin”, “Aşk ve Yaşam” ve “Mr. Banks” onun büyük filmlerinden sadece birkaçı.

Burr, "Kariyerim boyunca Emma Thompson ile iş yapmaya çalıştım. Bir keresinde onunla bir yürüyüşte karşılaşacak kadar şanslıydım. Aklındaki "Cruella"yı yazmasını teklif ettim. Müsait değildi, ama 'Barones' karakterini geliştirirken onu düşünmeye devam ettim. Bu azmin işe yaradığının kanıtı. Tüm beklentilerimi aştı. Histerik, kaba ve fena halde çekici görünüyor" diyor.

Thompson, “Maalesef Cruella'nın nedeni Barones. Bu çok üzücü ama birinin neden o hale geldiğini görmek harika bir fikir. Barones, sıra dışı bir moda evinin arkasındaki figür ve bu yüzden Estella onu gördüğünde, şaşırıyor ve gözleri kamaşıyor, ancak kiminle uğraştığını anlaması çok da uzun sürmüyor. Barones, Estella’nın yetenekli olduğunu görüyor ve sonra onu alıp kullanıyor" diyor.
 
“Gerçek dünyada yaşayan ve normal giysiler giyen oynadığım diğer karakterlerden çok farklı. Öyle değil. O hiç olmadığım, dış görünüşün her şey olduğu sanan insanlardan biri- başka hiçbir şeyin önemi yok. Barones, cesedini bile bir çift eski botla ya da bir eşofman altıyla göremeyeceğiniz biri. Her şeyi ortaya koyuyor. Bu yüzden onu oynamak büyüleyici" diye ekliyor.

Gillespie, "Barones gerçekten de Cruella’nın acısının çoğunun sebebi. Ancak moda dünyası 1970'lerde erkeklerin dünyası ve bazı yönlerden bunu dengelemek için sert olması gerekiyor. O sert biri. Onu hem seviyorsunuz hem de ondan nefret ediyorsunuz. Ama bir seyirci olarak onu kesinlikle takdir ediyorsunuz. "

Gillespie, "Her zaman Emma Thompson'ın büyük bir hayranı oldum ve çok büyük bir kariyeri var" diyor. "Ama tuhaf bir şekilde bu onun daha önce görmediğim bir tarafı gibi. Böylesine mesafeli, kusursuz, katı, gergin ve sert bir karakter olan Barones'i canlandırdı ve onunla çok eğlendi. Ama cebinde aşina olmadığım başka bir yönünü görmek benim için bir zevkti. Bu karakterin canlandığını, büyüdüğünü ve sahne çaldığını görmek zevkti" diyor.

Gunn, “Emma Thompson, Barones'e zamansız bir zarafet ve sınıf duygusu getirdi. Ayrıca karakterinde ölçülü, sakin, "damarlarında buz dolaşıyor" duygusunu buldu. Coco Chanel ve Vladamir Putin'i bir araya getirirseniz o olacağını düşünüyorum. Her büyük kötü gibi, Emma da kendi hikayesinin kahramanı. Yaptığı tüm eylemlerde kendini tamamen haklı görüyor. Kötü olduğu bakış açısını asla kabul etmez ve Emma Thompson bazen onun yaptığı eylemleri neden yaptığını anlamamızı sağladı" diye anlatıyor.

Filmdeki hem dramın hem de mizahın çoğunu sağlayan şey, bu iki son derece bağımsız karakter arasındaki ilişki ve geliştirdikleri rekabet.

Gillespie, “Bu nedenle ikisi arasındaki sahneler tavan yaptı çünkü yaptıkları işte çok yetenekli iki kadın var ve kariyerlerine büyük bir tutkuları var. Bunu izlemek çok eğlenceliydi" diyor.

Thompson, "İki başrolümüz de çalışan kadınlar ve işlerinde birbirlerine düşmanlar. Bunu pek sık görmüyorsunuz" diyor.

Gillespie şöyle açıklıyor: “Onların 'enerjileri' çok farklı. Barones kendini tutuyor. Kendine çok güveniyor. Tüm hareketleri çok kasıtlı, kısa ve keskin. Neredeyse “az çoktur” tarzında. Oysa Cruella açıkça çok daha büyük bir karakter ve daha göze çarpan biri, bu yüzden ikisinin çatışmasını ortaya çıkıyor. Ama çoğu zaman Estella ve Barones birlikte ve Estella, filmin Lucille Ball'una benziyor – beceriksiz, tökezliyor, elinden gelenin en iyisini yapıyor, kendinden emin değil. Yani Estella Barones'le birlikteyken tamamen farklı bir enerji gösteriyor."

Stone ekliyor: "Estella ve Barones arasındaki dinamik değişimi görmek çok ilginç. Daha itaatkâr bir şekilde başlıyor ama daha sonra bir tehdit haline geliyor ve konumları eşitlendikçe bu kavisin gelişmesini izlemek eğlenceli oluyor. Emma ile bu tür şeyleri keşfetmek ve kendi doğasının küçük parçalarını Cruella'nın doğasına aşılamaya çalışmak çok eğlenceliydi."

Estella’nın Cruella’ya dönüşümü aşamalı. İlk başta, hayattaki davranışlarını ona öğretilen doğrulara göre ayarlamaya çalışıyor, ki bu aslında onun gerçek karakteriyle çelişiyor. Düşünce yapısı sınırlı değil ve kendisinden bir şeyleri sorgulamayıp, bir şeylere meydan okumamasını, sınırlar dahilinde davranmasını isteyen bir dünyada büyüyor. Yani bir süre içgüdülerine karşı çıkıyor ve gerçekten en çok acı çektiği yer burası.

Etkileri ne olursa olsun, gerçek kişiliğine- Cruella tarafına- geçtikten sonra, gerçekten gelişmeye başlıyor. Motivasyonu olan intikam, karanlık ve kötü. Ancak inanılmaz yeteneği onu kaderine doğru itiyor.

Gillespie şöyle açıklıyor: “Eylemlerinin ne kadar bilincinde olduğu sorusu her zaman ortada. Bu bir gösteri mi yoksa dönüştüğü kişi bu mu? Emma (Stone), gerçek benliğini bulana kadar bu taraflarla harika harika oynuyor. Cruella ile her açıdan yaptığı çok karmaşık bir dans var. ‘Cruella'yı oynadıktan’ sonra aslında gerçekten Cruella haline geldiği bir nokta var."

"CRUELLA"DAKİ YARDIMCI KARAKTERLER / OYUNCULAR

İki Emma’nın savaşını destekleyen şey aslında, çok yetenekli aktörler tarafından canlandırılan renkli karakterler.

Estella’nın annesi öldükten sonra Jasper ve Horace onun sonradan ailesi ve suç ortağı olur. Aile bağları, daha sonra Cruella'nın yönetimi devralması ve onları uzaklaştırmasıyla ilişkileri gerilir.

Burr, "Horace ve Jasper, Cruella’nın ailesi ve filmin merkezi. Jasper çok tatlı ve şefkatli. Estella/Cruella'yı gerçekten gören ve tanıyan tek karakter o. Horace nefis bir şapşal ve sevecen biri" diye anlatıyor.

Stone şöyle diyor: "Çok üzücü ve uzun vadede neden birbirlerine ihtiyaç duyduklarını anlıyorsunuz, çünkü, onlar gerçek bir üçlü. Jasper ve Horace olmasa Cruella'ya ne olurdu bilmiyorum. "

Yapımcılar, yetişkin Jasper ve Horace'ı canlandırması için sırasıyla Joel Fry ve Paul Walter Hauser'ı seçti. Fry, en çok Danny Boyle'un filmi “Yesterday” ve HBO'nun popüler dizisi “Game of Thrones”daki rolleriyle tanınırken Hauser, Clint Eastwood'un “Richard Jewell” filminde başroldeydi ve Gillespie'nin önceki filmi “I, Tonya”da Shaun olarak rol aldı."

Gillespie, "Jasper gerçekten filmin kalbi ve film boyunca Cruella yoldan çıktıkça ve yola sokan bir nevi mihenk taşı. Horace'a karşı dürüst biri. Ama her zaman her şeyi yükselten o dürüst adama ihtiyacınız olur. Joel'in tüm karakterlerle oynayabilmesi ve yine de karakterini ayakları yere basan ve içten hissettirmesini izlemek güzeldi" diye anlatıyor.

Platt, "Birlikte kimyaları çok harika" diyor.

Stone, “Joel, birlikte çalıştığım en yetenekli oyunculardan biri” diyor. “Ve I, Tonya'yı görünce Paul’a abayı yakmıştım”, diye devam ediyor. “Gördüğüm en komik performanslardan biri olduğunu düşünmüştüm. O harika bir oyuncu ve biz karakter içinde çekim yaparken ortaya çıkardığı şeyler çok komik."

Burr ekliyor: “Paul bizi kahkahalara boğdu. O hem bir sakarlık hem de bir espri ustası."

Gillespie şöyle diyor: "Paul ile daha önce birlikte çalışmış olsak da spontane yapısı nedeniyle ne elde edeceğimizi yine de tahmin edemememiz harikaydı. Bu herkesi tetikte tutuyor ve sahneleri canlı kılıyor. En beklenmedik yerlerde bu öngörülemezliği ve mizahı bulmak bir zevkti."

Hauser, “Horace ve Jasper, Edi ve Büdü’ye benziyor” diyor. Fry hakkında Hauser, “Joel, komik olmak için çaba harcaması gerekmeyen adamlardan biri. Bence bu bir İngiliz özelliği. İngiliz mizahı minimalist ve çok komik, bu yüzden Joel'la tanışıp ve onunla oynamaya başlayıp ve kimyanın nasıl olabileceğine dair bir fikir edindiğimde gerçekten mutlu oldum."

Fry, "Paul ile çalışmak çok kolay oldu. O iyi bir adam ve ona çok güveniyorum ve doğaçlama yapmakta çok başarılı. Korkusuz diyebileceğim biri" diyor.

Küçük Estella'nın tanıdığı tek anne olan Catherine, Estella'nın isyankâr eğilimine rağmen ona uyum sağlamayı ve düzgün davranmayı öğretir. Ölmeden ve Estella'yı küçük bir yetim olarak bırakmadan önce, Estella'nın değer verdiği bir kolyeyi ona bırakır. Yapımcılar Catherine'i canlandırmak için “Berlin, I Love You” ve Coen Kardeşler'in “Yüce Sezar!” filmlerinin yanı sıra "Into the Badlands" ve "The Village" adlı televizyon dizilerinde rol alan Emily Beecham'ı seçtiler.

Estella'nın eski okul arkadaşı olan ve Tattletale gazetesinde foto muhabirliği yapan Anita'yı canlandıran Kirby Howell-Baptiste, " Can Dostum" filminde ve "Why Women Kill,", "The Good Place", "Veronica Mars", "Barry" ve "Killing Eve" gibi uzun soluklu televizyon dizilerinin kadrosunda yer aldı.

Howell Baptiste, karakteri hakkında şunları söylüyor: “Anita ile ilk kez Baronesin balolarından birinde tanışıyoruz. O gelecek vaat eden bir muhabir. Çok hırslı ve zeki. Güzel olan, bütün kadınların çok zeki olması. Barones filmin kötüsü ve sonra karanlık bir tarafa sahip olan Estella geliyor ve sanırım Anita ikisini de anlayan ama ikisinden de farklı olan bir noktada konumlanıyor. "

Uşak John’u canlandıran Mark Strong, "1917", "Miss Sloane", "Kingsman: Gizli Servis", "Enigma", "Zero Dark Thirty" ve "Köstebek" filmleri ve “The Temple”, “The Dark Crystal: Age of Resistance” ve “Deep State” dizilerindeki rolleriyle tanınıyor. Esrarengiz ve ağzı sıkı olan John, Barones’in çevresinde son derece güvendiği bir kişi.

Strong, “Kim olduğundan ya da ne planladığından asla tam olarak emin olamıyorsunuz çünkü aslında oldukça sessiz bir karakter. Ama sonra onunla ilgili çok ilginç bir şey keşfediyorsunuz ve onu oynamak istememi sağlayan şey de işte buydu. "

Gillespie "Mark uşak için ilk tercihimdi" diyor. "Çok az şeyle çok şey ifade edebiliyor. Filmin ilk yarısında pek çok kez sadece bir bakışla, sadece küçük bir bakışla birçok kez bunu başarıyor. Bu bakışlarla o kadar çok şey verebiliyor ki, bu şansa sahip olmak büyük bir zevkti. Ve sonra, diğer sahnelerde, onunla ve Emma Thompson'la doğaçlama yaptık. Karşılıklı her sahnelerinde, bu dinamiği izlemek güzeldi. "

Film yapımcıları, küçük Estella için TV izleyicileri tarafından en çok “Game of Thrones”, “Krypton”, “Call the Midwife” ve “Doc Martin”deki rolleriyle tanınan Tipper Seifert-Cleveland'ı kadroya aldılar.

Gillespie şöyle hatırlıyor: “Tipper'ı bulduğumuzda, seçmelere geldi ve onun doğru kişi olduğunu anladım. Filmin başlangıcında çok kısa bir süre içinde karakteri oluşturma zorluğu için mükemmel olan kıvılcımı ve kendine güveni verebiliyordu. "

"Aylak Vampirler", " Siyah Giyen Adamlar: Global Tehdit ", " Dört Aslan", "Syriana" filmleriyle tanınan Kayvan Novak Barones'in avukatı Roger'ı canlandırıyor.

Londra'nın hit tiyatro müzikali "Everybody’s Talking About Jamie"de hevesli drag queen Jamie rolünü oynayan John McCrea, Estella’nın hayatına kritik bir anda giren Portobello Caddesi’ndeki ikinci el bir giyim mağazasının sahibi Artie’yi canlandırıyor.

Stone, “Artie, Estella'nın dükkânına girerek tanıştığı ve Cruella'yı yaratmanın çok önemli bir parçası haline gelen gerçekten muhteşem, akıllı, yaratıcı ve zeki bir insan. Ve onu oynayan John McCrea, hayranı olduğum harika bir oyuncu" diyor.

Gillespie ekliyor, “Bu role çok şey kattı ve onu taze ve orijinal hissettirdi. Rolü sahiplendi ve bunu görmek çok güzeldi."

"CRUELLA"NIN TARZINI YARATMAK

"Cruella" için bir araya getirilen yeteneklerle ilgili olarak Gillespie, "Kesinlikle mükemmel prodüksiyon liderlerini işe aldık. Herkese inisiyatif, at gözlüklerini çıkarma, dönem ve karakterler için doğru olanı yapma özgürlüğü verildi. "Haydi bu film için doğru olanı yapalım" dedik. Gerçekten benzersiz bir şey yapmalıydık.

Yapımcıların işe aldığı isimler arasında görüntü yönetmeni Nicolas Karakatsanis, Oscar® adayı Editör Tatiana Riegel ve Gillespie ile birlikte “I, Tonya”da çalışan müzik süpervizörü Susan Jacobs da vardı.

Sinematografi ile ilgili alışılmadık bir karar, Gillespie ve Karakatsanis'in iki farklı formatta çekim yapmaya karar vermesiydi. Estella/Cruella'nın dünyası için, 35mm kullandılar ve daha sert, daha 70'lerin hissi için biraz film greni eklediler ve Barones'in daha rafine, kontrollü dünyası için, çok daha resmi ve çizgileriyle daha katı olan 65mm kullandılar.

Gillespie, "65'in çok daha büyük bir çip olduğunu ve daha fazla bilgi verdiğini" söylüyor. “Biraz daha verimli hissettiriyor. Onlara farklı görünümler vermeye çalıştık."

"Cruella"nın çeşitli "görünümlerini" yaratmak için çok düşündük ve çok çaba harcadık. 1970'ler Londra'sı, toplumda ve moda sahnesinde düzen ve düzen dışındaki hareketler arasında bir kültür çatışmasının yaşandığı çok özel bir dönemdi. Filmde Barones’in Moda Evi ve onun tüm Ragents Park takıları tarafından temsil edilen Dior, Balenciaga, Givenchy ve daha sonra Mary Quant gibi efsanevi isimler, son derece ayrıcalıklı, aristokrat, dünya üstü bir modern görünümünden sorumluydu.

Ancak Notting Hill'deki gecekondulardan, alt sınıflardan gelen punk hareketi, Vivien Westwood ve sonrasında da Alexander McQueen gibi benzersiz, farklı tarzlara sahip, kendi kendini eğitmiş, yaratıcı hevesli tasarımcılar için bir onur nişanıydı ve Estella da bu isimlerden modellendi.

Bu iki dünya arasındaki çatışma, Cruella’nın hikayesinin iskeletini sağlıyor.

Kostümlerin "Cruella" için önemi elbette çok büyük. Yapımcılar, bu kült girişim için daha önce Emma Thompson'la hem "Howardların Malikanesi" hem de "Günden Kalanlar" filmlerinde çalışmış ve iki kez Oscar® kazanmış kostüm tasarımcısı Jenny Beavan'ı seçtiler.
Beavan, “Senaryoyu okudum ve bana eğlenceli ve enerjik geldi. Craig'le tanıştım ve üstüne çok düşündüm çünkü büyük bir şey olacağını anladım ve sonra hadi yapalım dedim." Prodüksiyonun geniş kapsamı Jenny’nin hayal gücünü ateşlemiş. "Zorlukları aşmayı çok seviyorum" diyor.

Gillespie, “Moda bu filmin her yerinde mevcuttu” diyor. "Bu filmde o kadar uzun bir siparişimiz vardı ki ona daha uygun birini düşünemedim. Ve kesinlikle başardı. Şaşırtıcıydı çünkü çok fazla vakti yoktu ve tasarlaması gereken kostüm çoktu. Ayrıca her kıyafet gerçekten bir şey ifade etmeliydi."

Platt, "Jenny'nin her iki karakter için de bir dil ve dilbilgisi yaratması gerekiyordu, sadece giydikleri değil, ikisinin de yarattığı gerçek moda kreasyonları benzersiz, büyüleyici ve son derece yaratıcı olmalıydı."

Bevan, muhteşem kostümleri tasarlamak, yaratmak ve tedarik etmek için uzman bir ekip oluşturdu.

“Ben süreci yönetiyordum ve filmde kostüm tasarımcıları olarak geçen Sarah Young, Sheara Abrahams ve Sally Turner ekipteydi. Hepsi farklı alanları sahiplendi. Aksi takdirde bunu başaramazdık. Ayrıca, bir şeyler bulmaya çalışan bir satın alma ekibimiz ve kesicilerimiz vardı. Çok büyük bir projeydi ama eğlenceliydi. "

Beavan şöyle ekliyor: “Bu şimdiye kadar yaptığım en büyük işti. Emma Stone için hazırladığım kostüm miktarı şimdiye kadar yaptığımdan daha fazla. Toplam 47 kostüm değişikliği yaptı ve Emma Thompson'da da toplam 33 kostüm vardı. Joel Fry ve Paul Walter Hauser'in bile 30’ar kostümü vardı."

Burr, “Jenny Beavan benim kahramanım” diyor. “Beni tanıyan herkes modayı sevdiğimi bilir ve beklentilerim çok yüksektir. Jenny, varlığının her zerresiyle bu devasa filmi bitirdi. Moda bu filmde büyük bir karakter ve Jenny, ekibi Sarah, Sheara ve Sally sayesinde harika oldu. İnsanlar filmi sadece kıyafetler için bile izlemeye gidecek! Ve hepsini gördüklerinden emin olmak için birden çok kez izlemeleri gerekebilir."

Filmde kostüm gerektiren üç büyük balo var: Estella'nın 12 yaşındayken tanık olduğu Barones'in Marie Antoinette balosu, Siyah-Beyaz Balosu (Cruella'nın Artie'nin ikinci el dükkanından aldığı kan kırmızısı bir elbiseyle ve bilgisayar çizimi olan yanan beyaz pelerinle görüldüğü yer) ve Estella'nın tüm konuklara siyah elbiseler ve siyah beyaz peruklar gönderdiği Hayır Galası.  Bunların yanı sıra Cruella'nın motor üstünde gelerek Barones'in sahne ışığını çaldığı omuzları lastikli siyah deri bir tulum, Barones'in arabasını yutan elbise, Barones'in 1967 elbise koleksiyonun bozularak yapılmış 12 metre kuyruklu çöp kamyonu elbisesi ve Dalmaçyalı esintili bir ceket gibi çeşitli Kırmızı Halı Elbiseleri de var.
 
(Not: Bu filmin yapımı sırasında hiçbir hayvana zarar verilmemiştir. Daha fazla ayrıntı için bkz. S. 17 Cruella’nın Köpekleri.)

Beavan, Estella’nın stili için Alman punk rock-New Wave şarkıcısı Nina Hagen’in bir fotoğrafından ilham aldığını söylüyor. Beavan, “Sanırım bağdaş kuruyordu ve üzerinde biraz büyük beden bir tüylü kazak ve çok sıradan yumuşak bir pantolon vardı. Estella'nın bir bit pazarı olduğu zamanlarda Londra'daki Brick Lane'deki ikinci el mağazalarına gittiğini hayal edebiliyorsunuz. "

Burr şöyle ekliyor: “Estella biraz punk stilinde olarak başlıyor, ancak ana estetiği, bazı giysileri geri dönüştürerek onları yeni giysilere çevirmesi. Keskin başlayıp ve çok şık ve sofistike hale geliyor. "

Beavan, "Cruella'nın siyah, beyaz, gri ve kırmızı ağırlıklı olması benim için önemliydi" diyor.

Stone şöyle hatırlıyor: “Cruella'nın bütün görünümünü ilk olarak bir arada görmek için, çok fazla fotoğraf çektiğimi itiraf etmeliyim. Çok narsist bir gündü. Yani Cruella için mükemmeldi. "

Öte yandan, Barones biraz eski kafalı. Kalın tafta, ipek, düşes sateni ve çokça türban kullanıyor. Ayrıca Cruella’nın eninde sonunda siyah-beyaz olacağı için çoğunlukla sıcak kahverengiler ve doreden oluşan bir renk paleti var.

Beavan, “Barones'i çok net bir şekilde hayal ettim. Çok heykelsi. Dior'dan ilham alıyor. "

Thompson, "Joan Crawford'dan Elizabeth Taylor'a bir nevi eski televizyon divalarına gönderme yapıyoruz" diye açıklıyor.

Stone, “Böyle bir filmin şansı, kostümlerin bir oyuncu olarak sizin için pek çok işi halletmesidir. Bunları giydiğinizde kendinizi Cruella de Vil gibi hissedersiniz. Jenny gerçekten özel bir şey yarattı" diye ekliyor.

Görünümü tamamlayanlar, Marie Antoinette Balosu için 152 peruk ve Barones'in Viking Gala Hayır Balosu için 88 peruk tasarlayan Oscar ® adayı Nadia Stacey'nin makyaj ve saç tasarımları oldu.

Burr, Stacey hakkında, “Nadia ilk tanıştığımız andan itibaren stilleri başarıyla ortaya koydu. Bir punk havasını hedeflediğimizi anladı ama aynı zamanda zarif, taşkın, benzersiz ve unutulmaz olmasını da istedi. İnsanlar yıllarca kostümlerine onun stilini kopyalayacak."

Stacey için en büyük zorluk, Cruella'nın Estella'dan yeterince farklı görünmesini sağlamaktı, böylece Barones onun aynı kişi olduğunu anlamayacaktı. Stacey şöyle diyor: “Cruella için stil çok önemliydi, bu zaten cepteydi. Ben asıl Estella için bir görünüm yaratmak istedim ve referansım çoğu zaman Debbie Harry'di. Abartısız ama havalı, hafif keskin bir yetmişli yıllar görünümü yarattım. Ve sonra, Cruella için, işe giriştik. Görünüşü onu her gördüğümüzde daha görkemli hale geldi. Modayı çok seven ve her zaman görünüşüyle oynayan biri olduğundan, saçı ve makyajıyla da bunu yapmalıymış gibi hissettim. Onları da her seferinde değiştirmeliydi."

Gillespie, “Nadia'nın çalışmaları beni sürekli şaşırttı. Siyah-beyaz saçlarıyla, Cruella'nın nasıl görüneceği konusunda beklentimizi aşmak için çok zorladı. Cruella’nın makyajının karakterine ve yaptığı şeylere göre daha sert olduğu ve bazen de biraz daha yumuşak, incelikli hale geldiği zamanlar vardı. O bunların hepsini güzelce başardı. "

Stacey, “Barones’in kusursuz olduğundan emin olmak istedik. Mükemmel olmalıydı. Her şey yerli yerinde olmalıydı. Onun stilinde her şey düşünüldü. Siluetinin hep aynı görünmesini istedik. Hep geriye yatırılmış bir şey, sıkı toplanmış saçlar, bir tür ciddiyet, sertlik vardı."

“Kadınlar bir stil seçiyor ve sonra ona bağlı kalıyorlar. Saç şekli ve görünüşü daha çok ellili yıllara aitti. Onda bir çeşit Audrey Hepburn hissi var."


 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ali Toros
    3 hafta önce
    "Emma Thompson" denilince heyecan***iyorum, tum filmleri arsivimde. Isin icinde Emma Thompson varsa, o is mutlaka iyidir. Gercek bir sinema ilahesi.