Venedik Film Festivali, bu yıl dikkat çeken filmlerden birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “The Voice of Hind Rajab” (Hind Rajab’ın Sesi), yalnızca Gazze’de yaşanan trajik bir olayı sinemaya taşımasıyla değil, aynı zamanda arkasında duran güçlü isimlerle de gündemde.
Deadline’ın aktardığına göre film, Hollywood’un önde gelen isimleri Brad Pitt, Joaquin Phoenix, Rooney Mara, Alfonso Cuarón ve Jonathan Glazer gibi isimlerin desteğini aldı.
Uluslararası Destek ve Güçlü Kadro
Filmin yapım sürecinde Plan B Entertainment (Brad Pitt, Dede Gardner, Jeremy Kleiner) öncülüğünde Film4 ve Orta Doğu merkezli MBC Studios da yer alıyor. Yönetici yapımcılar arasında ise dikkat çeken isimler bulunuyor:
Gazetecilikten yapımcılığa geçen Jemima Khan,
Kanadalı iş insanı, Lionsgate kurucusu Frank Giustra,
Sosyete ve tasarım dünyasının tanınmış ismi Sabine Getty.
Ayrıca, Hollywood’un önemli temsilcilerinden Maha Dakhil’e yapımcıların özel teşekkür belgesi verdiği açıklandı.
Gazze’de Yaşanan Gerçek Bir Hikâye
Filmin yönetmenliğini, Tunuslu sinemacı Kaouther Ben Hania üstleniyor. Ben Hania, daha önce Cannes ve Oscar adaylığıyla adını duyurmuş bir isim.
The Voice of Hind Rajab, 2024 yılında Gazze’de yaşanan acı dolu bir olayı perdeye taşıyor. Henüz çocuk yaşta olan Hind Rajab, ailesiyle birlikte Gazze Şehri’nden kaçmaya çalışırken saldırıya uğradı. Altı aile üyesi hayatını kaybederken, Rajab kısa süreliğine hayatta kaldı ve Filistin Kızılayı’nı arayarak yardım istedi. Ancak, olay yerine ulaşan sağlık görevlileri de hayatını kaybetti. Araç, günler sonra Rajab ve yardım ekibinin cansız bedenleriyle bulundu.
Bu trajik olay, yalnızca Filistin’de değil, dünya genelinde de yankı uyandırdı. ABD’deki Columbia Üniversitesi’nde öğrenciler, bu kaybı unutturmamak için Hamilton Hall’un adını “Hind’s Hall” olarak değiştirmişti.
Festivallerde Yolculuğuna Devam Edecek
Film, Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptıktan sonra, bu sonbaharda Toronto, San Sebastian, Busan ve Londra film festivallerinde de izleyiciyle buluşacak.
Yönetmen Ben Hania, filmle ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Bu hikâyenin merkezinde, bir çocuğun yardım istemesine rağmen kimsenin gelmediği acı bir gerçek var. Bu yalnızca Gazze’ye dair değil, evrensel bir yara. Sinema, unutturmaya direnen bir hafıza aracıdır ve bu hikâyeyi gelecek kuşaklara aktarmak için en güçlü yoldur.”





















