“Bir Usta Bin Usta” projesi, kaybolmaya yüz tutan meslekleri...
Reklam

“Bir Usta Bin Usta” projesi, kaybolmaya yüz tutan meslekleri canlandırıyor

“Bir Usta Bin Usta” projesi, sekizinci yılında da kaybolmaya yüz tutan meslekleri canlandırmaya ve yeni usta adayları yetiştirmeye devam edecek.

25 Kasım 2016 - 09:42 - Güncelleme: 25 Kasım 2016 - 09:48

Anadolu Sigorta’nın 2010 yılında hayata geçirdiği “Bir Usta Bin Usta” projesi, sekizinci yılında da kaybolmaya yüz tutan meslekleri canlandırmaya ve yeni usta adayları yetiştirmeye devam edecek. Proje kapsamında 2017’de Balıkesir’de ‘El Yapımı Sabun Üretimi, Denizli’de ‘Buldan Bezi Dokumacılığı’, İstanbul’da ‘Şile Bezi Yapımı’, Karaman Taşkale’de ‘Zili Dokumacılığı’ ve Sinop’ta ‘Model Gemi Yapımı’ kursları yapılacak.

Ulusal ve uluslararası alanda birçok ödüle layık görülen Bir Usta Bin Usta Projesi kapsamında 7 yılda 35 mesleki eğitim düzenlendi ve 658 usta adayına eğitimler verildi. Kursiyerler, MEB onaylı usta öğretici niteliğindeki kurs bitirme sertifikalarını alarak mezun oldu. Böylece kurslar aracılığıyla bir yandan yerel mesleklerin kaybolması engellenirken diğer yandan gençlere de yeni iş olanakları yaratılmış oldu.

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’nün teknik danışmanlığında yürütülen proje kapsamında her yıl 5 ilde, 3 ila 6 ay arasında değişen eğitim programlarıyla 5 mesleki kurs düzenleniyor. Proje ile 10 yıl boyunca 50 mesleğin ve toplam 1.000 usta adayının desteklenmesi hedefleniyor.

2017 Meslekleri Hakkında

Balıkesir – El Yapımı Sabun Üretimi

Zeytinyağı sabunu soğuk ve sıcak şekilde olmak üzere iki tip yapılmaktadır. Soğuk sabunda, sabunlaşma karıştırılarak yapılır ve zeytinyağı doğal halini korur. Sıcak sabunda sıcaklıkla reaksiyon başlatılır. Sıcak sabun, soğuk sabuna göre daha dayanıklıdır.

Bu yöntemin ev yapımı diğer sabunlara göre daha sağlıklı olduğu bilinmektedir. Sabun ustaları kostikle zeytinyağını bir arada yaparken sabunlaşmayı kendi kendine sağlamaktadır; ancak sanayi tipi üretimde farklı kimyasallarla sabunlaşma desteklenmektedir. Eski usul zeytinyağı sabunu ile yeni tip sabunları yağ açısından karşılaştırıldığında zeytinyağı sabunu %100 zeytinyağından elde edilmektedir.

Denizli – Buldan Bezi Dokumacılığı

Buldan Bezi, Bükülü Bez, Ak Alemli Bez gibi adları olan Bürümcük Dokumadır. Denizli ilinin Buldan ilçesine özgü geleneksel bir dokuma türüdür. Bezayağı dokuma örgüsünde olup temel dokumanın basit ve sağlam olanıdır. Hem atkı hem de çözgüde çok bükümlü iplikler kullanılır. Buldan Bezi kendine özgü buruşuk yapısını düz dokumanın sabunlu sıcak suda yıkanmasından sonra kazanır. İpliklerin büküm oranına göre eni daraldığı ve buruşuk dokusu ile vücut ile kıyafet arasında hava boşluğu oluşturduğundan ve vücuda yapışmadığından ısı yalıtımı işlevi görür. Bu nedenle bürümcük dokumaları genellikle iç giyimde kullanılmıştır.

Buldan bezi dokumacılığı yün, ipek, keten, pamuk gibi pek çok malzeme ile uygulanabilir. Yöreye özgü buruşuk yüzey görünümlü geleneksel dokuması bükümlü, pürtüklü krep örgülerine benzer. İpek ve pamuk çizgili bükülünün adı Hoşgör’dür.

Buldan dokumalarının bir diğer özelliği de, dokumanın üzerine, geleneksel motiflerle, renkli ipek ipliklerle kaplama, zincir ve suzeni tarzı işleme saçakların yapılmasıdır. Genellikle çubuklu desenli Buldan dokumaları ve bunlara işleme yapılarak üretilen ürünler, geleneksel buldan dokuması olarak bilinmektedir.

Antik dönemlerde, Denizli ve Buldan bölgesinin yün dokumaları çok ünlü ve yaygındı. Daha sonraları pamuk ve ipek kullanılmaya başlandığı tarihsel kaynaklarda geçmektedir. Buldan bezinin M.Ö. 2000’li yıllardan bu yana bölgede var olan ve gelişen dokumacılık kültürünün bir sonucu olduğu söylenebilir.

İstanbul – Şile Bezi Yapımı

Rahat, hafif, doğal bir giysi olma özelliğiyle geniş kullanım alanı olan Şile Yöresi’ne özgü Şile bezi, özgün bir pamuklu bürümcük dokumadır. Şile bezi hem atkı hem çözgü yönünden bükümlü kıvrak iplik kullanılmasından dolayı dokuma benzer yöresel kumaşlardan farklı bir yer edinmiştir.

Şile’de dokuma işleminin el yapımı eski ahşap el tezgahlarında ve son dönemlerde modern dokuma tezgahlarında gerçekleştirildiği görülmektedir.

Şile bezi, üzerinde baskı ve el işlemeleriyle süslenerek değişik amaçlarda kullanıma sunulmaktadır. El nakışları süslemeleri, floş iplik yöreye has özellik taşıyan motiflerle süslenmektedir. Bu motifler halk arasında değişik isimlerle anılmaktadır. Örneğin çatlak kahve, samatya, kartopu, gazi sofrası, yasemin, hanım yanağı…

İşlemeler, kasnağa gerilen bez üzerine floş iplikle yukarıdaki isimlerden oluşan motiflerle yapılmaktadır.

Masa, sehpa örtüsü, erkek ve bayan gömlekleri, elbise, gecelik, sabahlık, mutfak ve yatak örtüleri şeklinde kullanılmaktadır.

Karaman Taşkale – Zili Dokumacılığı

Karaman koyunundan elde edilen yün, Taşkale kasabasında köklü ve yaygın olan Kızıllar halısının üretiminde hammadde olarak değer bulur. Kasabada faal olan 20 halı tezgâhı bulunmaktadır. Ancak geleneksel sarı ve kırmızı renklerin hâkim olduğu ve dünyada tek ters ilmekle dokunan Taşkale halısı unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizdendir.

Taşkale’de “Kızıllar Halısı” adıyla 40’ın üzerinde geleneksel motif kullanılmaktadır. Halı dışında, halı yastık, terk heybesi, halı çanta, seccade gibi hediyelik ve turistik amaçlı dokumalarda yapılan 650 dolayında halı tezgâhı bulunmakta iken bugün bu sayı 20 civarına kadar inmiştir. Taşkale halısında sarı ve kırmızı renkler hâkimdir. Halılarda genellikle kök boya kullanılmaktadır. Taşkale halılarında; enbelli, mihraplı, kiliseli, tepsi göbekli, çavuş göbekli, post motifli, gölük sulu, tek göbekli, at gönyeği, kuşlu, çöp sulu, dalak göbekli, küsen göbekli, mangal göbekli gibi motifler kullanılmaktadır.

Sinop – Model Gemi Yapımı

Bu el sanatının Sinop’ta ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli anlatımlar bulunmaktadır:

Bazı anlatımlara göre Sinop’ta ilk gemi modellerini yapanlar 1940’lı yıllarda Sinop Cezaevi’nde yatan iki mahkûmdur. Bu mahkûmlar cezaevinden tahliye olduktan sonra da Sinop’ta kalarak bu sanatlarını devam ettirmişlerdir. Farklı bir anlatıma göre ise tekne modelciliği aslında bir tersane geleneğidir. Tersanede gemi yapımında çalışan ustaların boş zamanlarını değerlendirmek için yaptıkları yelkenliler zaman içerisinde Sinop Cezaevi’nde özgürlük simgesi olarak benimsenmiş ve yelkenli gemi yapmak mahkûmların en önemli uğraşlarından birisi olmuştur. Cezaevinden çıkarak model gemi yapmaya devam eden mahkûmların zaman içerisinde çıraklar yetiştirmeye başlamasıyla da sanat hızla yayılmaya başlamıştır.

Üretilen ilk ürünler Sinop Limanı’na gelen yolcu vapurlarındaki ziyaretçilere hediyelik eşya olarak sunulmuştur. Bu vapurlarda seyahat eden yolcuların bu ürünleri alması ve farklı illere götürmesi neticesinde Sinop kotraları (ilk dönemde verilen genel ad budur) giderek tanınmaya başlamış ve zamanla Sinop’un bir simgesi haline gelmiştir. Günümüzde Sinop'a gelen yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettikleri yerler, çeşitli gemi modellerinin sergilendiği atölye ve dükkânlardır.

Başlangıçta daha çok tek tip yelkenli üretiminin yapıldığı ve genel olarak “Kotracılık” olarak adlandırılan bu el sanatının, zaman içerisinde ustaların bilgi ve becerilerinin artması ile birlikte projeli olarak çalışılan tekne modellerinin yapımına doğru evrildiğini söyleyebiliriz.

Bu modellerin yapımı sırasında ölçeklendirme, elde kesme, elde delik delme, şekillendirme, dekupe oyma, zımparalama, kaplama, boyama, vernikleme, örme, yakma gibi birçok işlem uygulanmaktadır. Gemi yapımında en çok kullanılan ağaçlar ceviz, gürgen, kayın, kavak, dişbudak, akçaağaçtır. Donanımlarda ise daha çok misina ve naylon ip kullanılmaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türkiye'deki müze sayısı iki kat arttı
Türkiye'deki müze sayısı iki kat arttı
Joker filmi sinema tarihine geçti
Joker filmi sinema tarihine geçti