Ali İzzet Keçeci yazdı
Uygarlık Tarihi kitabı, Server Tanilli’nin 1972-1975 yılları arasında yazmış olduğu bir kitaptır. Kitabın önsözünde yazdığı üzere, Tanilli bu kitabı yazarken amacının; “Liseyi bitirip üniversite ya da yüksekokul okumaya başlamış olan kişilerin uygarlık bağlamında; tarih, sosyoloji, felsefe ve sanat açıklarını kapatmak ve bu konularda asgari bilgi sahibi yapmak” istediğini söylemiştir.
Uygarlık Tarihi kitabının ilk bölümü olan “Uygarlığın Doğuşu-İlkçağ Uygarlığı” bölümü üzerinde önemli durulması gereken bir bölümdür. Kitabın giriş bölümünde uygarlığın tanımı ve kökeni anlatılmakta ve farklı yorumlar açısından değerlendirilmektedir.
Uygarlığı oluşturan etkenler, şehirleşme-medenileşme kavramları ile uygarlık kavramının doğrudan ilişkisi. Diğer bir yoruma göre uygar olmamanın; ilerinin gerisinde kalan, medeninin uzağında olan gibi kavramlarla nitelendirildiği açıklamaya getirilen yorumlardır.
Uygarlık tartışmalarında, 18. yüzyılda ortaya çıkan “Civilisation” kavramının medeniyet ve uygarlık kavramlarından farklı olup olmadığı, Rönesans sonrası ortaya çıkan daha doğrusu kullanılmaya başlayan bu kavramın farkının neler olduğu tartışma konularından olmuştur.
Batı Uygarlığı başlığı ile başlayan “İlkçağ Uygarlığı” bölümü, batı uygarlığının ilkçağdaki kökenlerini anlatmaktadır. Antik Yunan medeniyeti ile başlayan, Roma uygarlığı ile devam eden ve Hristiyanlık dininin doğuşu ve medeniyete etkileri ile son bulan İlkçağ Uygarlığı bölümü, Feodalite ve Ortaçağ Uygarlığı bölümüne kadar devam etmektedir.
Antik Yunan medeniyetinin, uygarlık tarihine en önemli etkileri nelerdir? Tartışması ve soruları bu bölümün en önemli tartışma konusudur. Öyle ki; Tanilli, bu soruların cevabını hiç geciktirmeden verir. “Demokrasi, Felsefe, Bilim, Edebiyat ve Sanat alanlarında uygarlığın ve batı uygarlığının kökenleri antik Yunana çok şey borçludur” der.
Atina demokrasisi, “Tales” ile Felsefenin doğuşu, “Sofokles” ve benzeri edebiyat üstatları, “Arşimet” ve akla gelebilecek daha nice bilim üstatları sayesinde antik yunan uygarlık tarihinin başlangıç noktası olan ilkçağ uygarlığına damgasını vurmuştur.
Antik yunan medeniyetinin bir diğer önemli özelliği de Roma medeniyetine etkileri ve Roma medeniyeti sayesinde yunan medeniyetinin o dönem bilinen tüm dünyaya yayılmış olmasıdır.
Tanilli, kitabının bu bölümünde antik yunan uygarlığının önce Roma medeniyeti sonrada Rönesans kanalıyla dünya tarihine yön verdiğinde söz eder.
Roma medeniyet bölümünde ise, bu medeniyetin uygarlık tarihine antik yunan kadar etkisi bulunmadığı özellikle bilim, sanat, demokrasi konularında çok parlak olmadığını ancak başta hukuk (roma hukuku), bürokrasi ve devlet yönetimi konularında çok ciddi etkilerinin olduğundan söz eder.
Öyle ki; büyük imparatorlukların idaresi ve uçsuz bucaksız topraklara sahip bir liderin nasıl her yerde aynı etkiyi gösterebileceğini Roma İmparatorluğu göstermiştir.
Kanunları ile tüm dünya hukuk sisteminde bir sistematiği getirmiş olan Roma Uygarlığının en büyük katkılarından biri olarak kabul gören Roma Hukukunun bugün tüm batı medeniyetinin temel hukuk kaynağı olduğu da yine yazarın en önemli tespit ve vurgularındandır.
İlkçağ uygarlığı bölümünün son bölümünde yer alan Hristiyanlık dini ile gelişen evrede ise; “Roma topraklarında üstelik ilk İmrapator Augustus zamanında doğan ve yaşayan İsa peygamberin siyaseti, getirdiği yeni düzen ve kavramların uygarlığa etkileri” tartışma konularındandır.
Paganist Roma imparatorluğunun Yahudi nüfusun yoğun olduğu ve kutsal beldeleri olarak kabul gören Kudüs topraklarında doğan Hristiyanlık dininin, dönemin Yahudilik anlayışında yer alan millet dini ve milli tanrı kavramlarını dışlaması ve onun yerine evrensel din ve tüm insanlığın babası olan tanrı kavramlarını getirmesini uygarlık tarihinin dönüm noktalarından kabul etmektedir.
İlkçağı bitiren olay nasıl ki 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun yıkılması ise Roma İmparatorluğunun önce ikiye ayrılması akabinde de Batı Roma İmparatorluğunun yıkılmasında bu yeni dininin etkileri tartışılmıştır.
İlkçağın iktisadi modeli ve üretim araçları bu çağın ve uygarlık tarihinin doğuşunun en temel konularındandır.
Server Tanilli, bu ve benzeri tartışmaları, kitabın ilgili bölümlerinin sonunda belli sorular sorarak ve daha net anlaşılmasını istediği konularda farklı kaynakları referans göstererek de, pek çok yazardan farkını ortaya koymuş ve gerçekten insanlara uygarlık tarihini öğretmek istediğini iyice hissettirmiştir.




















