Daha önce Kör Nokta, Şeref Sözü, Kiraz Mevsimi, Kaçış ve Canevim gibi yapımlarda izleyici karşısına çıkan oyuncu Aras Aydın, bu kez uluslararası bir projeyle gündeme geldi. Aydın, Amazon Prime dizisi Nine Perfect Strangers (Türkçesiyle Dokuz Kusursuz Yabancı) kadrosuna dahil olmuştu. Başrolünde Nicole Kidman’ın yer aldığı yapımın set süreciyle ilgili deneyimlerini, İbrahim Selim’in YouTube programında anlattı.
“Yalnızlık, korku ve ardından gelen alışma süreci”
Programda, dizinin çekim süreci sorulduğunda Aras Aydın, farklı bir kültürde, yabancı bir oyuncu olarak sette bulunmanın kendisinde oluşturduğu duyguları şu sözlerle aktardı:
“İlk hissettiğim duygu yalnızlıktı. Ardından korku geldi. Kaygı ile bu korku zamanla yumuşadı ve ekip ile aramızda bir bağ oluştu. Düşünsene, tek başınasın ve etrafında bambaşka bir kültürden insanlar var. Türk biri olarak İngilizce’yle sınırlı bir şekilde kendini anlatıyorsun. İlk günlerde çekindim ama ekip o kadar sahipleniciydi ki… Çok huzurlu bir set ortamı vardı.”
Aydın, eşinden ve evdeki üç kedisinden uzak kalmanın ilk etapta zorlayıcı olduğunu da belirtti:
“İlk bir ay eşim Melis (Birkan) ve kedilerimizi çok özledim. Ama zamanla alıştım. Melis sağ olsun, hiç yalnız bırakmadı.”
“İngilizcem mükemmel olsaydı rolü alamazdım”
Aras Aydın, rol aldığı karakterin İngilizceyi akıcı konuşmayan biri olduğunu vurgulayarak bu durumun seçilme sürecine etkisini şu ifadelerle açıkladı:
“Eğer mükemmel bir İngilizcem olsaydı, belki de bu rolü bana vermezlerdi. Çünkü karakter zaten İngilizceyi doğru düzgün konuşamayan biri.”
Dizideki ilk sahnesinde çok gergin olmadığını, bireysel bir sahne olmamasının bu konuda rahatlatıcı olduğunu da belirtti.
Nicole Kidman ile sahne paylaşmak: “Boğazım düğümlendi”
Nicole Kidman ile yaşadığı bir anıdan da bahseden Aydın, sahne sonrası usta oyuncunun kendisine yönelttiği sözleri şu şekilde aktardı:
“Nicole, sahnemizin ardından bana dönüp ‘Aras, kelebekleri sever misin? Bugün bu odada gördüğüm bütün kelebeklere beni inandırdın’ dedi. Sonra da ‘Seni tebrik etmek istiyorum’ diyerek beni yanına çağırdı. O an boğazım düğümlendi, duygularımı kelimelere dökmeye çalıştım. Ardından bana sarıldı.”





















