Sanatorium, 8 Nisan – 16 Mayıs 2026 tarihleri arasında Agnes Waruguru’nun Türkiye’deki ilk kişisel sergisi *“Yağmur Yağacak Gibi”*ye ev sahipliği yapıyor. Sanatçının işleri, Venedik Bienali 60. Uluslararası Sanat Sergisi *“Foreigners Everywhere”*e katılımıyla uluslararası sahnede öne çıkmasının ardından, bu sergide ilk kez mekâna özgü bir ses yerleştirmesiyle sunuluyor.
Serginin İçeriği ve Teması
Sergide, kumaş ve kağıt üzerine üretilmiş çalışmalar, yağmurun, hafızanın ve geçmiş deneyimlerin duygusal manzaralarını araştıran bir ses yerleştirmesiyle bir araya geliyor. Suyu birleştirici bir unsur olarak ele alan Waruguru, motifleri aracılığıyla Nairobi ile İstanbul arasında şiirsel ve soyut bir bağ kuruyor. Yağmur, hem yaşam veren hem de arındıran bir güç olarak öne çıkarken, izleyici doğa ritimleri, hafıza ve geçmiş deneyimlerin iç içe geçtiği bir duygusal manzaranın içine davet ediliyor.

Sanatçının Pratiği ve Yöntemi
Waruguru’nun sanatı, kimlik, toplumsal cinsiyet ve ilişkisel ekosistemler ekseninde şekilleniyor; kişisel olanla kolektif olanı mecazi ve alegorik anlatım biçimleriyle buluşturuyor. Organik ile endüstriyel, görünür ile görünmez ve doğa ile insan yaşamının zamansal döngüleri arasındaki bağlantıları araştıran işler, kumaş, dokuma ve kağıt üzerine karışık tekniklerle üretiliyor. Geleneksel malzemeler, hafıza, ritüel ve kolektif bilginin taşıyıcılarına dönüşürken, ev içi ve ailevi pratikler sembolik bir dünyaya açılıyor.
Agnes Waruguru’nun Uluslararası Görünürlüğü
Agnes Waruguru, resim, çizim, heykel ve yerleştirmeyi bir araya getiren post-medya yaklaşımıyla işlerini mekân ve sesle diyalog içinde kurguluyor. Sanatçı, 2024 yılında Venedik Bienali 60. Uluslararası Sanat Sergisi *“Foreigners Everywhere”*de yer aldı ve 2021–2023 döneminde Rijksakademie’ye katılarak uluslararası sanat sahnesindeki görünürlüğünü pekiştirdi.




















