Kapadokya’nın doğal ve kültürel coğrafyasında düzenlenecek olan Kapadokya Bienali, ilk yılında “DOĞUM” temasıyla izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. 7 Mayıs – 3 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek bienal, afetler, savaşlar ve ekonomik krizler gibi küresel sorunlar karşısında insanın yeniden başlama iradesini sanat üzerinden tartışmaya açmayı amaçlıyor.
Bienal, sanatçıları yalnızca tanıklık etmeye değil; sanatın iyileştirici, birleştirici ve harekete geçirici yönlerini kullanarak toplumsal sorunlara dair düşünme ve çözüm üretme süreçlerine dâhil olmaya davet ediyor.
Beş Lokasyon, Beş Ay
Kapadokya Bienali; Göreme, Ürgüp, Avanos, Uçhisar ve Ortahisar olmak üzere beş farklı lokasyonda, beş ay boyunca izlenebilecek. Bienalin direktörlüğünü Enes Kaya üstlenirken; organizasyon Sinemasal Kültür Sanat Derneği ile New Saga Fikir Sanat A.Ş. iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
2013 yılından bu yana Anadolu’nun farklı bölgelerinde çocuklar ve gençlerle sanat odaklı çalışmalar yürüten Sinemasal, bienal aracılığıyla sanatın toplumsal fayda üreten bir araç olarak ele alınmasını hedefliyor. Bu yaklaşımda sanat, yalnızca estetik bir ifade biçimi değil; aynı zamanda düşünme, üretme ve çözüm geliştirme pratiği olarak konumlanıyor.
“Peki Ya Şimdi?” Sorusu Merkezde
Bienalin kavramsal çerçevesinin merkezinde “peki ya şimdi?” sorusu yer alıyor. Bu soru, her sanat eserini bir çözüm önerisi, her öneriyi ise bir yeniden doğuş ihtimali olarak ele alıyor. “DOĞUM” teması; barınma, gıda, eğitim ve sağlık gibi temel yaşamsal ihtiyaçlara erişim konusunu odağına alarak sanatın soyut alanından gündelik hayatın içine taşınmasını amaçlıyor.
Disiplinlerarası Program
Kapadokya Bienali kapsamında; heykel, resim, müzik, performans, sinema, video, fotoğraf ve enstalasyon gibi farklı disiplinler bir araya geliyor. Programda ayrıca yerel halkın katılımını önceleyen el sanatları atölyeleri, çocuklar ve gençler için eğitim çalışmaları, rehberli turlar, konserler ve film gösterimleri yer alacak.
Kapadokya Bienali, sergi odaklı bir etkinliğin ötesinde; dayanışma, farkındalık ve yeniden düşünme alanı oluşturmayı hedefliyor. Sanatın yaşamla doğrudan temas kurduğu bu süreçte, izleyicinin karşısına aynı soru yeniden çıkıyor: peki ya şimdi?





















