Türkiye’nin ilk oyun müzesi Düştepe Oyun Müzesi 5 yaşında

Türkiye’nin ilk oyun müzesi olarak Ataşehir Belediyesi tarafından 19 Mayıs 2015 tarihinde hizmete açılan Düştepe Oyun Müzesi 5 yılını doldurdu.


Türkiye’nin ilk oyun müzesi Düştepe Oyun Müzesi 5 yaşında

20’den fazla ülkeden ve yaklaşık 200 koleksiyonerden toplanan iki bine yakın oyunu bir araya getiren Düştepe Oyun Müzesi, çocukların hayallerine, yetişkinlerin de çocukluklarına ortak oluyor.

Barbaros Mahallesi’nde 60 bin metrekarelik Mimar Sinan Parkı içerisinde ahşap bir binada hizmet veren Oyun Müzesi’nin küratörlüğünü yazar ve şair Sunay Akın, tasarımını Ayhan Doğan üstlenmişti.

Müzede 150 yıllık satranç takımı, Viktorya Dönemi’nin küp oyunları, 100 yıllık ilk taş ev inşa oyunu, ilk uzay oyunlarına varıncaya kadar yüzlerce oyun bulunuyor. Oyun kültürünü geliştiren çizgiroman, edebiyat, sinema ve televizyon dünyasının kahramanlarının da yer aldığı müzede bulunan oyun ve oyuncakların tarihi 1800’lerin başına kadar uzanıyor.



Ataşehirlilerin ve tüm İstanbul’un hizmetine açılan müzede, bir yandan oyun kültürü hakkında bilgi verilip, bir yandan da masa üstü oyunlar oynanıyor. Müzenin önünde bulunan Düştepe Oyun Bahçesi'nde ise çocuklar için bowling, satranç, mini golf, labirent, masa tenisi ve ahşap salıncaklar yer alıyor.

Ayrıca Ataşehir Belediyesi’nin geçen yıl başlattığı ve isteyen okullara derslerini Düştepe Oyun Müzesi’nde işleyebilme fırsatı da sunulan uygulamayla, öğrenciler derslerini müze içerisinde daha keyifle yapabiliyor.

Düştepe Oyun Müzesi’ni kurulduğu günden bu yana yaklaşık 50 binden fazla kişi ziyaret etti. Müzede gerçekleştirilen atölyelerden kukla gösterilerine, masal anlatımından oyun turnuvalarına kadar 120 etkinliğe ise 5 bin çocuk katıldı.



Koronavirüs salgını nedeniyle faaliyetine ara verilen müze, salgın sonrası yeniden hizmete açılacak.

Oyun Müzesi’nin küratörlüğünü yapan Sunay Akın, Ataşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan söyleşide şunları söyledi: “1990’ların başında Almanya’da Nürnberg Oyuncak Müzesi’ni gezdikten sonra, yaklaşık 30 yıl önce, müzecilikte artık çocuk tarihiyle ilgili pek çok çalışma ve araştırma yapıldığına dikkat ettim. Dünyada oyun müzeleri, masal müzeleri ve oyuncak müzeleri kurulmakta fakat Türkiye bunun farkında değildi. Oyuncak müzesini kurduktan sonra bir de oyun müzesi ve masal müzesi kurma hayalim vardı. Oyun müzesinin tarihi aslında masalların, çizgi romanların, oyuncakların tarihidir. Müzede bulunan 150 yıllık oyunlar bize o günler hakkında bilgiler veriyor. Bu müzede yer alan oyunlar, günümüzde bilinen bazı oyunların da atasıdır. Bu müzede çocuk oyunları tarihinin ilk örnekleri yer alıyor. Çok değerli bu oyunların bir örneği daha yok, orijinal benzerlerini bulamayacağınız için bu müzeden bir tane daha kuramazsınız. Ben emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum”.