Zeynep Casalini: 10 yılda 10 şarkı çıkardım ancak kitlelere ulaştıramadım

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta Zeynep Casalini ile korona günlerini ve Casalini’nin müzik yolculuğunu konuştuk.


Zeynep Casalini: 10 yılda 10 şarkı çıkardım ancak kitlelere ulaştıramadım

Röportaj: Yusuf Çifci

2004 yılında içerisinde pek çok hit şarkıyı barındıran Nihayet İsimli albümle karşımıza çıktı Zeynep Casalini. Özellikle sözleri Sezen Aksu’ya ait olan Duvar şarkısı listelerden uzun süre inmedi. Hatta öyle ki bu şarkı MTV World Chart Express programında Zeynep Casalini’ye birincilik getirdi. Casalini Bu süreçten sonra Dokunma Bana, Nilüfer, Unutursun, Yeter ki gibi yine hit şarkılarla müzikal yolculuğuna devam etti. Sanatçı en son 2019 yılında Bu Yaz ve Ben Böyle teklileriyle müzikseverlerin karşısına çıktı.

Zeynep Casalini müzik çalışmalarına bir ayağı Bodrum’da bir ayağı da İstanbul’da olmak üzere devam ediyor.

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta Zeynep Casalini ile korona günlerini ve Casalini’nin müzik yolculuğunu konuştuk.

Sondan başlamak istiyorum. Malum salgın dolayısıyla pek de iyi günler geçirmiyoruz. Hepimiz evdeyiz. Siz de evde vakit geçirenlerdensiniz. Nasıl gidiyor korona günleri?

Bodrum’da hayat çok daha kolay büyükşehirlerden. Rahat ve kolay alışveriş yapabiliyorum. Evimizin çevresi müsait olduğundan günlük yürüyüşler yapabiliyorum. Evde aile ile olmak güzel bir duygu. Elbette tedirginlik yaşıyoruz hepimiz. Dışarı ile teması olan tek kişi ben olduğum ve iyi korunmamdan ötürü riskin az olduğunu düşünüyorum. Kolonya ve alkol spreyleri ile her şeyi dezenfekte ediyorum. Geçen hafta müzikle ilgili bazı gelişmeler oldu ve çalışmalara bir şekilde başlanacağına dair umudumu hiç kaybetmiyorum.

Yaşadığımız süreçte insanlar ölüyor,  tabii ki çok kötü bir süreçten geçiyoruz.  Bunun yanında evde kalmanın, durup kendi içimize dönmenin hem gezegenimiz hem de kendimiz için iyi yönleri de var. Kimimiz aslında yemek yapabildiğini fark etti, kimimiz ailemizle daha çok vakit geçirir olduk.  Evde kalma sürecinin size bir katkısı oldu mu?

Bu sürecin kaçınılmaz olduğu birçok bilim insanı tarafından söyleniyordu;  ben de bunlara hassas bir kişi olarak yazılanları zaten takip ediyordum. Yaşamımda hiç rastlamadığım, şahit olmadığım ve yönetmekte zorlandığım korkunç bir süreç yaşıyoruz. Her ölüm son derece acı verici oluyor. Büyük bir belirsizlik var ve bu benim en büyük korkularımdan biridir. Yemek yapmak çok zevk aldığım ve hayatımda rutin olan bir şey , aynı hızla ve yeni denemelerle devam ediyor.

“BÜTÜNÜYLE MUTLU BİR ÇOCUKLUK GEÇİRDİM”

2006 yılında yayınladığınız “Dokunma Bana” şarkınızın klibi bazı Twitter kullanıcıları tarafından yaşadığımız korona günlerine benzetilmiş. Klipte tulum giyip maske takan insanlar ve karantinayı andıran bir mekân görüyoruz. Şarkınız adı da Dokunma Bana… Ne dersiniz bu konuda?

Gürcan (Keltek) hem arkadaşım hem de video yönetmenimdi, belli ki geleceği görmüş.

Anneniz Deniz Türkali, dedeniz Vedat Türkali, dayınız ise Barış Pirhasan. Bu isimler Türk sanatı için önemli isimler. Hatta geçtiğimiz günlerde Instagram hesabınızdan şu notu paylaştınız: "Bir zamanlar Bodrum’daydım. Anneannem Merih Pirhasan, dedem Vedat Türkali ve hep özlediğim annem Deniz Türkali hayatımın insanlarıydı. Ne güzel bir çocukluk geçirdim onlar sayesinde.

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

9 yaşına kadar anneannem ve dedemle çok güzel bir çocukluk geçirdim. O dönem kafamı tek kurcalayan annemi işleri sebebi ile az görüyor olmamdı. Biz Bodrum’da,  annem İstanbul’daydı. 9 yaşında annemin yanına taşındım, annemle olduğum için mutluydum ama çabucak büyümem gerekti. Çünkü annem ve Yılmaz abim (Atıf Yılmaz) çalışıyorlardı, kendi kendime yetmem gerekiyordu. Bütününde mutlu bir çocukluk geçirdim.

Peki, sanatçı bir aileden gelmek size neler kattı? Şüphesiz olumlu yönleri çok daha fazladır ama bunun bir de ağır bir sorumluluğu var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ailemdeki insanlar çok sağlam altyapıları olan “gerçek sanatçı“ olduklarından dolayı sanatın ne olduğu hakkındaki düşüncelerim erken gelişti. Bu aslında bir bakıma yaptığım işi çok fazla sorgulamama ve istenenleri değil istediğimi yapmama yol açtı. Bu da bana iyi bir isim getirdi ama bu ismin getirmesi maddi olanakları sağlamadı. Yine de gece yatağıma yattığım zaman gözlerimi huzursuz kapadığım olmadı.

“BODRUM’A YERLEŞTİ, MÜZİĞİ BIRAKTI ALGISI OLUŞTU”

Bodrum’da yaşıyorsunuz fakat müzik çalışmalarınız için aynı zamanda İstanbul’a da geliyorsunuz. Bodrum sizin için ne ifade ediyor? Çocukluk günlerine bir özlem mi yoksa İstanbul’dan bir kaçış mı?

Bodrum benim için ikisini de ifade ediyor. Benim için şehir hayatı çok erken yaşta anlamını yitirdi. Hiçbir zaman şehirde yaşamak istemedim. Hatta Bodrum bile bana şu an büyük ve fazla geliyor. Ama hayatımda en iyi tanıdığım yer Bodrum. Burasını kendi  “toprağım“ gibi hissediyorum.

Emel Müftüoğlu, Ajda Pekkan, Sezen Aksu gibi çok önemli isimlerle çalıştınız ve ardından 2004 yılında Nihayet isimli albümünüzle müzik yolculuğunuz başladı.  Bu süreçten sonra pek hit şarkı ile müzikseverler tarafından beğeniyle karşılandınız. Şarkılarınız dilden dile dolaştı… Sonra bir şey oldu ve Zeynep Casalini’nin sesini duyamaz olduk. Sahi ne oldu o arada?

TMC’den ayrılmam en büyük hataydı. Sonra müzik sektöründe çok büyük değişimler oldu. Dijital platformlar ön plana çıktı. Yanlış hatırlamıyorsam YouTube 2005‘te kuruldu örneğin. Her şeyde olduğu gibi müzik piyasasında da 2000’li yıllarda müthiş bir müzik tüketim deformasyonu başladı.  Ben Bodrum’a yerleştim , evlendim. Hamile kaldım. Hamileyken Badem‘le “Gittiğinden Beri”  (2010) adlı bir düet çıkardık. Doğumdan 3-4 ay sonra da “Yeter ki“ (2012) adlı single’ı çıkardım. Bundan sonraki her sene bir veya iki single ile müzik hayatına devam ettim. (Yanımda Kal, Yas Uykusu, Derviş, İmkansız Diyemem, Aşk Yayıcam, Ben Böyle, Köprüler, İlk Defa, Bu Yaz) Ben boş durmadım, 10 yılda 10 şarkı çıkarmışım ancak kitlelere maddi sebepler yüzünden ulaştırmayı başaramadım. O yüzden de Bodrum’a yerleşip müziği bıraktı algısı oluştu.

Pek çok şarkınız var ama içlerinden en dikkat çekeni Duvar. Duvar şarkısı Türk müziği için artık kültleşmiş şarkılar arasında sayılabilir. Duvar’ın başarısını neye bağlıyorsunuz?

Her döneme ve her kişiye dokunan , hem sözleri hem müziği ile hiçbir zaman eskimeyecek bir parça olması Duvar’ı bir kült yaptı.

2019 yılında sizi özleyenlerin karşısına “Bu Yaz” ve “Ben Böyle” teklileriyle çıktınız. Yakın zamanda yeni projeleriniz var mı? Mesela yeni bir albüm…

2020 ile beraber iki İstanbul konseri ile çok güzel bir başlangıç yapmıştık. Ne yazık ki korona sebebi ile konserlerimizi ertelemek zorunda kaldık. Şu korona günlerinde içimi ferahlatan şey karşıma yeni güzel şarkılar çıkması oldu. Bu karanlık tünelden çıktığımızda bu projeleri hayata geçirmeyi planlıyorum.

BİR SANATÇIYA SORDUM: 5 KISA SORU 5 KISA CEVAP

Sinemada izlediğiniz ilk film?

 İlk filmi hatırlamıyorum ama annemin beni götürdüğü ilk film Beyoğlu Sinepop Sineması’nda “Bana Onun Kellesini Getir “ filmiydi. Hala annemle çok güleriz.

En sevdiğiniz üç kadın şair?

Sezen Aksu, Gülten Akın, Didem Madak.

Sizi en etkileyen üç kitap?

Yer Deniz Üçlemesi, Bir Gün Tek Başına, Gülünün Solduğu Akşam.

İlk izlediğiniz tiyatro oyunu?

İyi Bir Yurttaş Aranıyor

En sevdiğiniz üç yerli yazar?

En başta Vedat Türkali olmak üzere, Oğuz Atay, Murathan Mungan.