Yazar Ayfer Tunç, yeni romanı Annemin Uyurgezer Gecelerinin yayımlanmasının ardından Milliyet Sanat’ın Aralık 2025 sayısı için Asu Maro ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Tunç, Türkiye’de edebiyatta kadınların giderek güçlenen varlığına dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Tunç, edebiyat alanında kadınların görünürlüğünün artmasıyla ilgili olarak “Bu yükselişin ardında kültürel itibar kaybı var” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“12 Eylül’le başlayan kültürsüzleştirme süreci entelektüelleri değersizleştirdi. Edebiyat da hayatın kenarına itildi. Bu boşalan alanı kadınlar doldurdu.”
Yazar, bu dönüşümün aynı zamanda nitelikli bir ilerleyiş getirdiğini belirterek “Kadınların edebiyatı pek çok erkeğin edebiyatından daha iyi” değerlendirmesinde bulundu.
“Kadınların yükü kuşaktan kuşağa aktarılıyor”
Tunç ile Maro’nun roman üzerinden yürüttüğü söyleşi, Türkiye’de kadınların ortak deneyimlerine odaklanıyor. Tunç, kadınların sosyal sınıflardan bağımsız şekilde benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını söyleyerek:
“Kadının ötekileştirilmesi tüm sınıflarda görülüyor. Kadınların geçmişten taşıdığı yükler ilişkilerinde bir defoya dönüşebiliyor. Bazı kadınlar bu yüzden sürekli yanlış ilişkilere gidiyor,” ifadelerini kullandı.
“Hayatın kendisi hüzünlü; mutlu son beklentisi gerçekçi değil”
Romanın finalindeki duygusal tonun bilinçli bir tercih olduğunu belirten Tunç, yaşamın doğasına dair çarpıcı bir yorum yaptı:
“Hayat hüzünlü bir şey. Finali de hüzünlü. Mutlu son yok hayatımızda,” dedi.
Yazar, “mutlu son” kavramını sorgulayarak, “En mutlu anımızda ölmek belki bir mutlu sondur ama o da geride kalanlar için acı verici olur,” sözleriyle düşüncesini tamamladı.
“Kendimi tekrar etmek istemem; her seferinde yeni bir şey deniyorum”
Tunç, yazarlık pratiğine dair de konuştu ve yaratıcı sürecinde yeniliğe verdiği önemi vurguladı. “Bir yazarın kafasının kemikleşmesi büyük tehlike” diyen Tunç, gençlerle temas halinde olmanın kendisini diri tuttuğunu belirtti.
Yazarlığındaki değişim arayışını ise şu sözlerle özetledi:
“Kendimi tekrar etmekten hoşlanmam. Her yazdığımın daha iyi olacağı iddiasında değilim ama her defasında yeni bir şey denemek isterim.”



















