TuzBiber ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de mizahın yalnızca bir eğlence unsuru değil, aynı zamanda stresle başa çıkma ve duygusal dengeyi sağlama aracı olarak görüldüğünü ortaya koydu. Ocak ayında yapılan çalışmaya göre dijital platformlarda mizah tüketimi artarken, canlı stand-up gösterileri daha çok sosyalleşme ihtiyacına karşılık veriyor.
Ekonomik dönemlerde “ruj etkisi” yerini mizaha bırakıyor
Araştırma sonuçlarına göre ekonomik kriz dönemlerinde insanların küçük lükslerle moral bulmasını ifade eden “ruj etkisi”, Türkiye’de stand-up ve mizah tüketimi ile ilişkilendiriliyor. Veriler, mizahın toplumda duygusal bir dengeleyici rol üstlendiğini gösteriyor.
Türkiye genelinde her 10 kişiden yaklaşık 6’sının “iyileştirici mizah” anlayışına sahip olduğu belirtilirken, bu oran TuzBiber izleyicileri arasında yüzde 70’e ulaşıyor.
Stand-up gösterilerine katılım motivasyonları incelendiğinde katılımcıların:
Yüzde 44’ü yalnızca gülmek ve eğlenmek için,
Yüzde 32’si günlük stres ve gündemden uzaklaşmak için,
Yüzde 17’si ise sosyalleşme ihtiyacı nedeniyle bilet alabileceğini ifade ediyor.
Mizah içerikleri en çok dijital platformlarda tüketiliyor
Araştırma, komedi içeriklerinin büyük ölçüde dijital platformlar üzerinden tüketildiğini ortaya koyuyor. Son bir ay içinde stand-up veya komedi içeriğiyle karşılaşanların:
Yüzde 54’ü içerikleri YouTube’da gördüğünü,
Yüzde 46’sı Instagram Reels ve TikTok’ta karşılaştığını,
Yüzde 28’i ise Netflix ve benzeri dijital platformlarda izlediğini belirtiyor.
Buna karşın, yoğun dijital tüketime rağmen son bir yıl içinde canlı stand-up gösterisine gitmeyenlerin oranı yüzde 80 seviyesinde bulunuyor. Araştırma, bu durumun canlı sahne performansları için potansiyel bir izleyici kitlesine işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Canlı gösterilere katılımda sosyalleşme öne çıkıyor
Katılımcılara yöneltilen “Evde izlemek varken canlı gösteriye gitmenizin en önemli nedeni ne olurdu?” sorusuna verilen yanıtlar, sahne deneyiminin sosyal yönüne dikkat çekiyor:
Yüzde 45: Evden çıkmak ve sosyalleşmek
Yüzde 25: Kalabalıkla birlikte gülmenin yarattığı atmosferi yaşamak
Yüzde 25: Daha cesur ve sansürsüz içeriklere ulaşmak
Stand-up izleyici profili
Araştırma verileri, canlı stand-up gösterilerinin izleyici kitlesinin belirli sosyo-ekonomik özellikler taşıdığını gösteriyor. Buna göre düzenli gösteri izleyicileri daha genç, eğitim seviyesi yüksek ve gelir düzeyi görece daha yüksek bireylerden oluşuyor.
Üniversite mezunlarında canlı gösteriye katılım oranı yüzde 28, en yüksek gelir grubunda ise yüzde 24 olarak ölçülüyor.
Mizahın sınırları: “Şakası olmaz” denilen konular
Araştırma, toplumun mizah konusundaki hassasiyetlerini de ele alıyor. Katılımcılara göre bazı konuların mizahı yapılmaması gerektiği düşünülüyor. Buna göre öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:
Yüzde 58: Dini inançlar ve kutsal değerler
Yüzde 55: Engellilik, hastalık veya fiziksel özellikler
Yüzde 53: Çocuklar veya çocuklara yönelik istismar
Yüzde 52: Irk, etnik köken veya milliyet
Yüzde 43: Cinsiyet, cinsel yönelim veya toplumsal cinsiyet kimliği
Yüzde 40: Şiddet, travma veya acı deneyimler
Araştırma sonuçları, Türkiye’de mizahın hem duygusal rahatlama aracı olarak görüldüğünü hem de toplumun belirli konularda hassas sınırlar çizdiğini ortaya koyuyor.





















