Babuba Türküsünün Hikayesi

Trakya'nın o eğlenceli türkünün arkasında yatan hüzün dolu hikayesi.


Babuba Türküsünün Hikayesi

Yunanistan ile aramızdaki sınır bilindiği üzere Meriç nehri ile belirlenmiştir. Nehrin bir yakası Yunan toprağı diğer tarafı Türk toprağıdır. Edirne'de ki köylerden birinde Eyüp (bundan böyle hikaye sonunda kendisi için içimiz burulacağından bizim Eyüp olarak anılacaktır )adında bir genç köyün ağasının kızına aşık olur. Ancak bizim Eyüp fakir olduğu için bu ilişki ağaya ters gelmiş ve kızı karşı kıyıdaki köylerden birinin ağasının oğluna vermiştir (Karşı köyün de Türk köyü olduğu belirtmeyi borç biliyorum). Bizim Eyüp'te öylece kalakalmış, aşkından mecnuna dönmüş, saçı sakalına karışmış.

Türkümüzde bizim Eyüp'ün feryadıdır esasında.

Burada "BABUBA" Trakya'da sıklıkla kullanılan "be" kelimesinden çıkmıştır. Söylenmek istenen "BE BABA" dır aslında.

TÜRKÜ

Sevdiğim iki gözüm ellere yar oldu babuba

Kara tren aramıza kara duman ekti de

Göz göre göre yazık Eyüp’e

Buraları sevemedim gönül orada

Yanıyorum tuz biber yarada

Deli gönül eremedi eyvah murada

Ölüyorum tuz biber yarada

Gözlerimin karesi kırmızı nar oldu babuba

Meriç'in azgın suyu aramıza girdi de

Göz göre göre yazık eyub'a

Buraları sevemedim gönül orada

Yanıyorum tuz biber yarada

Deli gönül eremedi eyvah eurada

Ölüyorum tuz biber yarada